Avusturya’nın Viyana Eyalet Parlamentosu Üyesi Heidi Sequenz, bölgedeki durumu ve kadın kurumlarının çalışmalarını yerinden gözlemlemek amacıyla Rojava’yı ziyaret etti.
Bu, Sequenz’in bölgeye gerçekleştirdiği ikinci ziyaret oldu. 5 gün boyunca incelemelerde bulunan Avusturyalı parlamenter, halkın yaşadığı zorlukları ve taleplerini yakından dinledi.
Heidi Sequenz, en büyük endişesinin yerinden edilen sivillerin durumu olduğunu belirterek, Kamışlo’da 120 okulun kapatılarak sığınmacı merkezlerine dönüştürüldüğüne dikkat çekti. Pek çok ailenin beşinci veya altıncı kez kamplardan kaçmak zorunda kaldığını ve sadece üzerlerindeki kıyafetlerle hayata tutunmaya çalıştıklarını ifade etti.
Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ile Şam yönetimi arasındaki anlaşmaya da değinen Sequenz, bunun kan dökülmesini engellemek adına alınmış akılcı bir karar olduğunu söyledi. Ancak anlaşmanın sadece kağıt üzerinde kalmaması ve hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Sequenz, ayrıca Kobani için acil bir insani koridor açılması çağrısında bulundu.
Ziyaretinin ardından Erbil’e dönen Sequenz, Rûdaw muhabiri Peyam Serbest’e röportaj verdi.
Rûdaw: Rojava’ya gitmeye nasıl karar verdiniz? Oradaki durumu nasıl gördünüz ve bu kaçıncı ziyaretinizdi?
Heidi Sequenz: Aslında bu Rojava’ya ikinci gidişimdi. Geçtiğimiz nisan ayında kadın örgütlerini ziyaret etmek için oradaydım. Oradaki projeden o kadar etkilendim ki, Avusturya’da bu büyük projeyi insanlara anlatmak için faaliyetlere başladık. Para toplayıp kadın örgütlerine gönderdik. Şimdi Halep’ten Rojava’ya kadar uzanan olaylar nedeniyle durum çok kötüleşince, neler olup bittiğini kendi gözlerimle görmek için dönmeye karar verdim.
Rûdaw: Orada kaç gün kaldınız?
Heidi Sequenz: 5 gün kaldım.
Rûdaw: Ziyaretiniz sırasında gözlemleriniz neler oldu? Sizce bu zorlu süreçte oradaki halka destek olmak için neler yapılmalı?
Heidi Sequenz: Kuşkusuz en büyük endişem yerinden edilen insanların durumuydu. Çoğu beşinci veya altıncı kez bir kamptan diğerine kaçmak zorunda kalmış. Şu an okullarda kalıyorlar. Kamışlo’da 120 okul var ve hepsi kapatılmış durumda; üzerlerindeki elbiselerden başka hiçbir şeyi olmayan insanlarla dolup taşmış. Birçok aileyle konuştum. Çocukları hiç okul görmemiş, sadece bir kamptan diğerine taşınmışlar. Herkes şunu söylüyor: "Evimize dönmek istiyoruz. Onurlu bir yaşam istiyoruz ve artık sığınmacı olmak istemiyoruz."
Rûdaw: Avrupa, Rojava halkının haklarını korumak ve onlara destek olmak için ne yapabilir?
Heidi Sequenz: Her şeyden önce, Şam rejiminin bütçesini fonlamayı durdurmaları gerektiğine inanıyorum. Bildiğiniz gibi ABD, Türkiye ve bazı Avrupa güçleri "Colani"yi şu an bulunduğu konuma getirdi, dolayısıyla onun yaptıklarından sorumlular. Bence yaptırımların kaldırılması, insan hakları ihlallerine bağlanmalı. Mart ayında Alevilere yönelik katliamla başlayan, sonra Dürzilere ve şimdi de Kürtlere karşı devam eden ihlallerden bahsediyorum. Demek istediğim, eğer Avrupa yaptırımları kaldıracaksa, bu Suriye’de insan haklarına saygı duyulması şartına bağlanmalı.
Rûdaw: DSG ile Şam yönetimi arasında bir anlaşma olduğunu biliyoruz. Siz bu anlaşmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Heidi Sequenz: Öncelikle bir anlaşma sağlandığı için çok mutluyum, aksi takdirde büyük bir katliam yaşanabilirdi. Şu anki durum 2014’ten farklı çünkü Rojava tamamen kuşatılmış durumda. Tek gidiş-dönüş yolu Semalka üzerinden. Bu yüzden bu akılcı bir karardı ancak uygulanması gerekiyor. Sadece kağıt üzerinde kalırsa bir faydası olmaz. Öncelikle Kobani ve diğer bölgelerdeki halk için bir insani koridor oluşturulmalı, çünkü durum çok ağır.
Rûdaw: Orada gördüklerinizden dolayı psikolojik olarak çok yorgun olduğunuzu hissediyorum, öyle mi?
Heidi Sequenz: Gerçekten de dün Erbil’e döndüğümde psikolojik olarak tamamen çökmüş durumdaydım. Tek düşünebildiğim kamplardaki çocuklardı. Bu çocuklar sığınmacı olmak dışında hiç sınıf görmemişler. Eğer bir şeyler değişmezse, bu kayıp bir nesil olacak. Kürdistan Bölgesi Hükümeti burada büyük yardımlar sunuyor ancak bu böyle devam edemez, çünkü Kamışlo halkı için okulların yeniden açılması gerekiyor. İnsanlar evlerine dönmek istiyor.
Rûdaw: Avusturya’ya döndüğünüzde üzerinde çalışacağınız projeleriniz var mı?
Heidi Sequenz: İlk etkinliğim 20 Şubat’ta Kürt sanatçılarla olacak. Büyük bir yardım etkinliği düzenleyip Rojava’ya gönderilmek üzere bağış toplayacağız. İkinci etkinlik ise Nisan ayında olacak. Viyana’da 900 kişilik büyük bir tiyatro salonunu doldurmayı hedefliyoruz. Almanya’da yaşayan Düzen Tekkal da gelip bize destek olacak.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın