KDP'li Fazıl Mirani'den Trump'ın silah iddialarına yanıt: Kime verdiyse açıklamalı

06-05-2026
Rûdaw
Etiketler KDP Fazıl Mirani ABD KYB Irak Bağdat
A+ A-

Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Siyasi Büro Yönetim Kurulu Başkanı Fazıl Mirani, Kürdistan Bölgesi'nin siyasi geleceği ve Erbil ile Bağdat arasındaki ilişkilere dair bir dizi hassas ve kritik konuya açıklık getirdi.

Rûdaw TV’de Hevidar Ahmed’in sorularını yanıtlayan Fazıl Mirani, KDP ekibinin Bağdat'tan Erbil'e dönüş nedenine ışık tutarak, bu adımın nihai bir boykot olmadığını, sadece "istişare" amaçlı olduğunu vurguladı. Aynı zamanda KDP'nin yeni bir siyasi sürece katılım şartlarını da ortaya koydu.

Konuşmasında Mirani, KDP'nin sadece maaş ve bütçe mücadelesi vermediğini, asıl büyük hedefin Kürdistan Bölgesi'nin statüsünü ve binlerce şehidin kanıyla elde edilen anayasal hakları korumak olduğuna dikkat çekti.

Açıkça KDP'nin denklemlerdeki ağırlığından bahseden Mirani, KDP ile muhatap olmanın sadece sandalye sayısına değil, halk nezdindeki ağırlığına dayanması gerektiğini söyledi. Ayrıca Kürdistan Bölgesi'nin iç durumu ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ile olan ilişkiler hakkında herkesin ortak bir kadere sahip olduğunu vurguladı.

Mirani, siyasette hiçbir şahsi beklentisi olmadığını belirterek en büyük arzusunun sağlığında "Kürdistan pasaportu" ile seyahat edebilmek olduğunu dile getirdi.

Gündemdeki konuların yanı sıra eski ABD Başkanı Donald Trump'ın "Kürtlere silah verdik" şeklindeki iddialarına da yanıt veren Mirani, KDP'nin veya ‘Irak Kürtlerinin’ bu silahları almadığını net bir dille ifade etti.

Söz konusu silahların Rojhılat’taki Kürt muhalefeti için gönderilmiş olabileceğine işaret eden Mirani, konunun muhatabının ABD olduğunu belirterek, Trump'ın bu silahları kime ve hangi gruba verdiğini isim vererek açıklaması gerektiğini kaydetti.

Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Siyasi Büro Yönetim Kurulu Başkanı Fazıl Mirani Rûdaw’ın sorularını yanıtladı:

Rûdaw: Sizinle bu röportajı gerçekleştirmekten büyük mutluluk duydum, zira pek çok kişi KDP'nin tutumunun ne olacağını merakla bekliyor.

Fazıl Mirani: Hoş geldin Hêvîdar bey, çok sevgiler. Sormanci (Sorani ile Kurmanci karışımı) konuştun, ben de seninle Sormanci mi konuşayım?

Rûdaw: Sizin Kürtçeniz özeldir. Şimdi herkes KDP'nin tutumunun ne olduğunu bilmek istiyor. Son zamanlarda KDP için "boykot etti" dediler, "boykot etmedi istişare içindi" dediler. Bağdat'taki tüm ekibini Kürdistan Bölgesi'ne geri çekti. Boykot tadındaydı, hedefinizi güvence altına aldınız mı?

Fazıl Mirani: Zeki öğrenci soruyu yarısında anlar, sınavda sorunun tamamını okumasına gerek yoktur. Kak Hêvîdar, bana göre genel olarak Kürdistan halkı ve özelde KDP'liler şunu bilmelidir; KDP sadece maaş ve koltuk kavgası vermiyor, bu kavganın araçlarından biridir. Ancak daha büyük bir mesele var; ulusal meseledir ve uğruna binlerce şehit ve Enfal verdiğimiz bu bölgenin (Kürdistan Bölgesi'nin) statüsü ve federalizm meselesidir. Çünkü bugün yapılanlar, KDP istesin veya istemesin, temelde tarihi olarak ulusal meseleye bağlıdır. Biz başkaları üzerinden müzayede yapmıyoruz, çünkü bunu kabul etmişler veya ulusal meseleden vazgeçmişler. Biz propaganda yapmıyoruz, ancak kendi üzerimizde hakkımız var. Biz elimizden geldiğince pratik olarak işimizi yapıyoruz. Bir yandan temel meselelerde ısrarcı olacağız, ancak aynı zamanda halkımızın çıkarlarını, geçimini ve her şeyden önce kendi halkımızın güvenliğini de göz önünde bulunduruyoruz. Bu yüzden Rûdaw'a da bir sitemim vardı; bizim Siyasi Büro açıklamamız vardı, çok sade bir Kürtçe ile Kak Mahmud yazmıştı, "Bağdat'taki arkadaşlarımızı istişare için çağırıyoruz" dedik. Siz "tutum belirlemek için" dediniz. Benim Kürtçemle, istişare ile tutum belirlemek arasında büyük bir fark vardır. İstişare tutum belirlemek için olabilir, ancak her istişare "her komünist sosyalisttir ama her sosyalist komünist değildir" demek gibi değildir. Her tutum belirleme istişare gerektirir, ancak her istişareden bir tutum belirleme çıkmaz.

Rûdaw: Durum şöyleydi, yani bu cumhurbaşkanlığı seçimi meselesinden sonra ekibinizin Bağdat’tan dönüşü boykot olarak algılandı. Şimdi KDP ekibini çağırıp geldiğinde ve istişarenizi yaptığınızda, KDP'nin ekibini geri çağırma amacı hasıl oldu mu?

Fazıl Mirani: Sonuçların bir gün veya bir gecede belli olmayacağını öngörüyorum. Çünkü yeni birleşik Irak'taki bu federalizm, Kürtlerin mücadelesiyle bir gün ve bir gecede kurulmadı. Bakarsanız, Kürdistan devrimini göz önünde bulundurursanız, buraya gelene kadar aşamalardan geçmiştir. Kazanım elde etmek kolay olabilir, ancak kazanımı korumak ve geliştirmek daha zor bir iştir ve kolay değildir. Biz bir şekilde ulusal haklarımızı ve Kürdistani haklarımızı elde ettik ve anayasada güvence altına alındı. Ancak bu bir aşamadır. Diğer aşama, bunu üzerindeki komplolardan nasıl koruyacağımız ve koruduktan sonra nasıl geliştireceğimizdir. Bu yüzden ekibimizi istişare için getirdiğimizde, istişare ettik. Ondan sonra, yeni hükümete başkanlık etmekle görevlendirilen Sayın Ali Zeydi, Sayın Başkan'a geldi, Sayın Kürdistan Bölgesi Başkanı'na geldi, Sayın Başbakan'a geldi, KDP Siyasi Bürosu'na geldi ve diğer partiler gibi istişare için gelmişti. Akla bir soru geliyor: Biz uzaktan durarak anlaşmazlık konusu olan meseleleri savunabilir miyiz, yoksa içinde yer almalı mıyız? Örneğin, kendi adıma konuşursam, parti dışında veya parti içinde Kürt kamuoyunun sık sık heyecanlanmasını doğru bir iş olarak görmüyorum: "Boykot edelim, geri çekilelim." Ancak dünyanın her yerinde parlamento muhalefeti nerede olur? Parlamentonun bizzat içinde olur. Parlamento dışındaki parlamento muhalefetinin elinden hiçbir şey gelmez. Bu yüzden İngiltere'ye bakalım, Amerikan Kongresi'ne bakalım, Amerikan Senatosu'na bakalım, Avrupa Birliği Parlamentosu'na bakalım, muhalefet nerede? Bunlar Avrupa birliğidir, ancak Avrupa ülkelerinde her zaman sol vardır, sağ vardır, merkez vardır. Seçim bloğu ve parlamento bloğu, ister iktidarda olsun ister muhalefette olsun, bizzat parlamento salonunun içinde kalır.

Biz KDP olarak, biz Kürtler, dün hep birlikte Kürdistani İttifak'ımız vardı. Bugün bazıları biz KDP'nin yalnız olduğunu söylüyor. Biliyor musun? Biz tek başımıza bu kavgayı vermekten gurur duyuyoruz, ancak arzuyla veya tepkiyle değil, mantıkla. Mantık şudur; KDP'nin parlamento bloğu ve onunla birlikte olan her kimse, Kürt meseleleri, Kürt haklarının ve federalizmimizin savunulması için parlamentonun içinde yerini almalı ve orada Irak'ın davasını savunmalıdır, çünkü o Irak parlamentosudur. Peki, bizim Kürtlerimiz Basra'da, Amara'da, Necef'te, Kerbela'da, Musul'da, nerede olursa olsun var olan bir meseleyi savunsunlar, çünkü bunlar Irak parlamentosu üyeleridir. Evet Kürttürler, ancak bunu da savunsunlar, o zaman bir kitlenin sempatisini kazanırlar.

Rûdaw: İstişare neyle sonuçlandı? Bağdat'a dönecekler mi?

Fazıl Mirani: Bence istişarelerden şu sonuç çıkmıştır: Yeni bir hükümet kuruluyor, bu hükümetin bir hükümet programı var, sonuçta eski hükümet değil, eski hükümetin başbakanı değil. Eğer eskisi olacaksa neden değiştiriyorlar? Neden tekrar seçim yaptılar? Eğer katılmak istiyorsan, her şeyden önce o hükümetin programının hazırlanmasına katılmalısın. Senin için ne var, senin üzerinde ne var? Görevin nedir, hakkın nedir? Bir Iraklı olarak ve Kürt bloğu olarak da görevin, hakkın da aynı şeydir. Bu yüzden bu hükümetin programının hazırlanmasına katılmalı ve önceki yönetimin bize karşı olan eksiklikleri hükümet programında tartışılmalı ve çözülmelidir.

Rûdaw: Gelecek hafta KDP Bağdat'a dönüyor mu? Kastım parlamento ekibi ve bakanlar?

Fazıl Mirani: Bundan önce siyasi bir müzakere yapılması kuvvetle muhtemeldir. Çünkü parlamento ve hükümet meselesi yasama veya yürütme prosedürüdür. Bu hükümetin ömrü kaldığı sürece kardeşlerimiz Bakanlar Kurulu üyesidir, parlamento üyesidir. Ancak teknik sorunlarımızı Kürdistan Bölgesi Hükümeti ekibi çözer, yasama sorunlarımızı parlamento bloğumuz çözer. Fakat teknik ve yasama sorunlarının kaynağı olan siyasi sorunlar nereden kaynaklanıyor? Siyasi güçlerden alıyor. Bu nedenle, Koordinasyon Çerçevesi ile ve bu hükümet ve parlamentonun arkasındaki taraflarla bir siyasi komitenin bunu incelemesi gerekir: Geçmişte ne şikayetimiz vardı? Ne yapılabilir? Bunların o şikayetler üzerinde bir anlaşmaya varması ve ortadan kaldırması gerekir.

Rûdaw: O komite sadece KDP'den mi olacak yoksa diğer Kürdistani partilerden de mi?

Fazıl Mirani: Şu anda sorunu olan KDP'dir, çünkü KDP'nin sorunu halkın ve bu Kürdistan Bölgesi'nin sorunuyla iç içe geçmiştir. Gördük ki diğer meselelerde de KDP hep yalnızdı. Bu konsey de daha çok KDP ile ilgilidir. Çünkü tüm güçler bu siyasi konsey ile gidecek ve başbakanlıkla görevlendirilen kişiyle toplantılarını yaptılar, ancak KDP konseyinden halkın beklentisi daha fazladır. Bana göre, yine bu abartı değil ama KDP'nin ağırlığı... Ben Bağdat'ta onlara da söyledim, dedim ki: "Arkadaşlar, siz bir hataya düşmeyin, o da KDP ile '30 sandalyemiz var' diye muhatap olmayın." Biz son seçimde Kürdistan Bölgesi oylarının 50+1'ini aldık. O halde siz sadece bir parlamento bloğu veya siyasi partiyle değil, Kürdistan halkının 50+1'iyle muhatap olmalısınız.

Rûdaw: Şu netleşsin, o komite KDP heyeti Bağdat'a dönüp toplantısını yapmadan önce mi gidecek, yoksa daha önce komitenin Koordinasyon Çerçevesi ile mi toplanması gerekecek?

Fazıl Mirani: Benim öngörüme göre, siyasi sorunlar diğer sorunlardan önce gelir, çünkü diğer sorunların kaynağı siyasetten gelmiştir.

Rûdaw: Ne zaman başlıyor? Bu hafta mı? Bu günlerde mi? Önümüzdeki saatlerde mi?

Fazıl Mirani: Başbakanın önünde az bir zamanı var. Duyduğuma göre onlar da hacca gitmeyi planlıyor. Demek ki, başbakanın asgari süresi dolmadan önce biz, bu komite, onlarla oturmalı ve gelecek hükümetin programına da katılmalıyız.

Rûdaw: Görevlendirilen Başbakan Sayın Ali Zeydi'nin KDP'den ne talebi oldu?

Fazıl Mirani: Sayın Başkan'dan ve KDP yönetiminden hükümete katılmalarını ve yardım etmelerini büyük bir umutla istedi. Açıkça da "Önümdeki engeller çok, benim herkese, özellikle de Kürdistan Demokrat Partisi'ne ve Başkan Barzani'ye ihtiyacım var" dedi. "KDP'siz bir hükümet, eksik bir hükümet olur" dedi, yani bir tarafı eksiktir veya içinde büyük bir noksanlık vardır. Biz de Irak'ın yeni kurulacak bu hükümetinin – ki kendisine başarılar diliyoruz – önündeki engellerin az olmadığını biliyoruz: Amerika'nın sorunları ve talepleri, Rusya-Ukrayna savaşı, Amerika ve İran sorunu, Irak içindeki silahlı grupların durumu, ekonomik durum, petrol ihracatı meselesi, sonra bizzat Bağdat'ın sorunları, Şii ve Sünnisiyle siyasi bileşenleri kastediyorum, sonra diğer azınlıklar ve federal hükümet ile Kürdistan Bölgesi hükümeti arasındaki uzun vadeli sorunlar.

Rûdaw: Bu hafta Bağdat'ta olacak mısınız?

Fazıl Mirani: Biz Bağdat'ta olabiliriz, onlar da burada olabilir.

Rûdaw: Koordinasyon Çerçevesi telefon açıp "KDP, biz birlikteydik, Irak'ı birlikte kurduk, muhalefette birlikteydik, hayırdır Erbil'e gittiniz? Geri dönün." diye talep etti mi?

Fazıl Mirani: Bence KDP'nin ve Başkan Barzani'nin ağırlığı tam da çok telefon almalarından geliyor. Bu kibir ve kendini büyük görmekten değil, ancak bu tarihi ve coğrafyayı ifade ediyor.

Rûdaw: Ettiler mi?

Fazıl Mirani: Ettiler ve edecekler de.

Rûdaw: KDP 2003'ten sonra başbakanı belirliyor, görevden alıyor, "bu olmaz diğeri olmalı" diyordu. Bu kez başbakanı belirlediklerinde, Sayın Ali Zeydi'nin hükümeti kurmakla görevlendirilmesini size danıştılar mı?

Fazıl Mirani: Bizim Irak'ta bir geleneğimiz var; başbakanı Şii çoğunluk belirler, parlamento başkanlığı için Sünniler, cumhurbaşkanlığı için Kürtler gibi. Her ne kadar bu üzerinde anlaşılmış bir şey olmasa da, kendileri buna uyuyorlar. Uzun tartışmalardan sonra bu arkadaş üzerinde anlaştılar. Parlamentoda hükümetine oy verilecek, o zaman bu partilerin ve oradaki diğer partilerin desteği gerekecek.

Rûdaw: Siz destekliyor musunuz?

Fazıl Mirani: Eğer katılırsak ve hükümet programını benimsersek, kesinlikle destekleriz.

Rûdaw: Bu "eğer", bir şüphe mi yoksa...?

Fazıl Mirani: Hayır, insan mutlak konuşamaz. İnsan mutlak konuşmaz. Bizim üzerinde anlaşacağımız yeni bir hükümetin kurulmasında çıkarımız var ve bu yeni hükümetin, onu destekleyecek Irak'ın siyasi taraflarına ve bileşenlerine ihtiyacı var.

Rûdaw: Ben programım dolayısıyla sık sık Bağdat'a gidiyorum, Şii halkı görüyorum, Sünnileri görüyorum, yani siyasi karar alma mekanizmasında rolü olanları. Diyorlar ki: "KDP Bağdat'ta hazır değil, tüm dünya için önemli olan bu Bağdat, KDP için değil mi? KDP Erbil'de oturmuş ve Bağdat'ın şöyle şöyle yapması gerektiğini söylüyor." Gerçekten bir boşluk oluştuğunu hissediyorum.

Fazıl Mirani: Birkaç yıl önce bunu söylemiyorlardı ama siyaset böyledir. Siyasette bir partinin birbirleriyle olumsuz bir ilişkisi veya olumsuz bir tutumu olduğunda... Maalesef Şiiler arasında da yeni bir nesil ortaya çıktı, bizim muhalefet dönemimizdeki birlikte çalışma nesli değiller. Onlar bu propagandayı yapıyorlar ama biz de onlara diyoruz ki: "Peki, sizin bu nesliniz... Bizim de bir Enfal neslimiz var, geriye kalan Feyli neslimiz var, yerinden edilmişler neslimiz var. Bizde bazı evler var ki, içinde kimse kalmamış. Onların da özünde ne Irak sevgisi var ne de sizin isminizi seviyorlar." Birlikte olma yolumuzdan faydalanmamak için bu nesilleri kullanamayız. Geçmişte bizi bu coğrafyaya getiren o tarih, bu coğrafyayı ne bizim yeni neslimiz kurdu ne de sizin yeni nesliniz. Bu gerçekten derin bir sorundur ve ortak çıkarlar çerçevesinde çözülmesi gerekir.

Rûdaw: Bu kez ağırlığınızla mı Bağdat'a döneceksiniz? Bu boşluğu dolduracak mısınız?

Fazıl Mirani: Biz her zaman ağırlığımızla oradaydık, ancak oradaki ağırlığı belirleme zemini değişti. Çünkü eskiden Kürtler birdi, hepimizin Bağdat'taki ağırlığı belliydi ve hepsi bu ağırlığı hissediyordu. Maalesef diyorum, şimdi Kürtlerin ağırlığı bölündü, toplam ağırlık daha hafif. Bu yüzden o ağırlığı hissetmeyebilirler. Aksine, birinin sırtına bir çuval pirinç yüklersen ağırlığını hisseder, ancak iki üç küçük çuvalı her birini ayrı ayrı sırtına yüklersen o ağırlığı hissetmez. Bu, biz Kürtlerin ve tüm Kürdistani partilerin göz ardı edemeyeceği bir gerçektir. Bu kendi halkımıza karşı bir mazeret değildir, ancak insan bir aşamadan diğer bir aşamaya geçtiğinde, geriye dönüp bakmalı, ne gibi eksiklikler ve hatalar olduğuna bakmalı ve önceki hatanın çözümü ancak onu tekrarlamamakla olur.

Rûdaw: Bağdat'ta Koordinasyon Çerçevesi'ni gördüm, dediler ki: "KDP'nin esnekliğe ihtiyacı var, Bağdat'ta kendisini daha esnek hale getirmeli."

Fazıl Mirani: Onlar bizim onlar gibi düşünmemizi istiyorlar, biz de onların bizi anlamasını istiyoruz. Ben ve Kak Hoşyar bir partinin bir arkadaşının yanına gittik, dışarı çıktı ve geldiğinde biz ayağa kalktık, rica etti ve "Lütfen bizi buna alıştırmayın" dedi. Ben de "Kardeşim, siz de bizi terk etmeyin" dedim. Bu yüzden, herkesin kendi karakteri ve görüşü var. Bence, onlar bizim kendi ulusal ve bölgesel meselelerimizdeki ısrarımızı sertlik olarak görüyorlar, kendi temel meselelerimizden taviz vermemizi ise esneklik olarak görüyorlar. Biz o esnekliğe kucak açmayız.

Rûdaw: Yani Bağdat değişti, KDP değişmedi diyorlar.

Fazıl Mirani: KDP aslen değişmez.

Rûdaw: Kendisini o yeni Bağdat ile uyumlu hale getirmiyor.

Fazıl Mirani: Kendi içinde bir temel vardır, insanın kendisini yeni gelişmelere uyarlaması gerektiğini söyler.

Rûdaw: Eğer kendinizi uyarlarsanız bunu taviz olarak mı görüyorsunuz?

Fazıl Mirani: Ama şöyle bir şey var, gelişmeler nasıl? Şimdi sen ve ben buradayız, yağmur yağıyor, dışarı çıkarsak bir şemsiye alırız. Ama bir adam elinde bir hortumla su tutup üzerimize su sıkarsa, biz o suyun önüne çıkmayız. Bu kendini uyarlamak değildir.

Rûdaw: Yani KDP için kendini uyarlamak zor mu?

Fazıl Mirani: Hayır, zor değil. Ancak içinde çıkarı olan gerçekçi bir uyarlama, insanın kendisini nasıl uyarlayacağını kendisinin seçmesidir. Fakat bir adamın gelip bir şey oluşturup "Gel kendini buna uyarla" demesi değil. Bu kendi iradesini dayatmaktır, bu kendini uyarlamak değildir, bu diz çöktürmektir.

Rûdaw: Fakat siz hep zarar ediyorsunuz. KDP rakamlarla konuşan o yeni Bağdat'ta, yeni ittifaklarla... KYB ile konuştum, "Bizim Bağdat'taki ittifaklarımız Irak'ın yeni kararlarının alınmasında çok güçlü ve etkilidir. Siz KDP olarak orada yoksunuz" dedi.

Fazıl Mirani: Benim öngörüme göre, onların ittifakı bir yönde, bizim ittifakımız başka bir yönde. Buna rağmen ortak bir kaderimiz var. Eğer şu anda onların ve başkalarının görüşüne göre ortak bir şeyimiz yoksa da, ortak bir geleceğimiz var. Çünkü hepimiz aynı gemideyiz. Eğer gemide delik açarlarsa sadece onların kurtulacağını sanmıyorum. Hayır, ya hep birlikte kurtuluruz ya da hep birlikte yok oluruz. Bu bir yönü. Diğer yönü, "Küllü hızbin bima ledeyhim ferihun" (Her parti kendi elindekiyle mutludur). O kendi ittifaklarıyla mutlu, biz de kendi tutumlarımızla mutluyuz.

Rûdaw: Gidip onların ittifaklarıyla da oturup "Biz de varız" demiyor musunuz?

Fazıl Mirani: Biz aldığımız oylarla gurur duyuyoruz, onlar da müttefiklerinin aldığı oylarla gurur duyuyorlar, Kürtlerin dediği gibi "İşte arşın, işte makas." Bu kibirden değil, ancak halkımızın çıkarlarını ne kadar gözettiğimiz ortaya çıkıyor. Biz taviz veremeyiz. Ölümsüz Barzani eğer Irak'ın tekliflerine razı olsaydı, Bağdat'ta kalırdı, bakan olurdu, başbakan yardımcısı olurdu, evi de olurdu, tüm hayatı olurdu, maaşı da olurdu. Ama razı olmadı, sonunda bu mücadele bugün var olanı var etti. Onun görmediği şey, bugün o zamanki düşüncesidir.

Rûdaw: Bazıları "Biz makamı aldık, kazandık ve KDP eli boş Erbil'de oturuyor" diyor.

Fazıl Mirani: Bizim için en büyük makam, ulusal haklarımızın kalıcılığı ve halkımızın kendi ulusal statüsü içinde huzur içinde olmasıdır. Makam bugün elindedir, yarın elinde olmaz. Kaç cumhurbaşkanlığı aldık? Hani şimdi kaldılar mı? Makam iyidir, ama bizim temel mücadelemiz makam için değildir. Taha Muhyeddin de cumhurbaşkanı yardımcısıydı, değil mi?

Rûdaw: Bu o arkadaşların sözü.

Fazıl Mirani: Kartondan özerklik döneminde Erbil'de Yasama Meclisi başkanımız vardı. Eğer makam senin ulusal hakların temeline dayanmıyor ve milletinin rızasıyla değilse, o makam kar ve buzdan bir temel üzerine kurulmuş olur, kar eridiğinde o da kalmaz.

Rûdaw: Bu, Koordinasyon Çerçevesi'nin sözü, sizin hala sert olduğunuzu ve esnekliğiniz olmadığını söylüyorlar...

Fazıl Mirani: Bilin ki biz bir partiyiz, bu partinin yaşı 80'dir, hiçbir zaman geriye gitmemiştir, eksilmemiştir de.

Rûdaw: 80 yaş yaşlılık değil mi?

Fazıl Mirani: Biz tecrübe ile yaşlıyız. KDP ulusal bir okuldur. Bugün makamdan bahseden bu partiler, doğru düşünme biçimlerinin kaynağını KDP'den almışlardır.

Rûdaw: Kurulacak olan bu yeni Irak hükümetinde KDP'nin payı başbakan yardımcılığı, dışişleri bakanlığı ve bakanlıklar ile...

Fazıl Mirani: Hükümetin hatları, dört başbakan yardımcısı olacağını söylüyorlar. Süleymaniye'de Sayın Ali Zeydi bir açıklamasında böyle söyledi. O dördünden şüphesiz biri Kürt olacak, biri Sünni olacak, biri Şii olacak. Bu bir mesele. Diğer mesele ise, hangi temelde ilerleyeceklerini bilmiyorum, rakam mıdır, puan mıdır, sandalye sayısı mıdır... Bizim Bağdat'a görüşmeye gidecek ekibimiz, daha çok uzmanlığa sahip olacaktır.

Rûdaw: Eğer KDP sizden talep ederse Bağdat'a gider misiniz?

Fazıl Mirani: Emir olursa başka, talep olursa hayır.

Rûdaw: KDP emir verir.

Fazıl Mirani: Hayır, KDP durumu ve arkadaşlarının görüşünü de dikkate alır, ancak şahsen ben değil. Allah şahittir ki bu propaganda için değil, çünkü hiçbir şeyden hiçbir beklentim yok. Ne makam mevki istiyorum, ne dünya malı istiyorum, hiçbir şey istemiyorum. Ancak tek umudum, hala sağken Kürdistani bir pasaportla bir yere gitmek.

Rûdaw: Kak Fazıl, KYB'nin sizden çok şikayeti var. "Hayırdır bizim o cumhurbaşkanımıza bir selam dahi vermiyorlar" diyorlar.

Fazıl Mirani: Biz KDP ile KYB'nin arası tamamen bitti demedik. Yönetimden bir arkadaş "Bizimle KDP arasında hiçbir şey kalmadı" dedi.

Rûdaw: Kaldı mı?

Fazıl Mirani: O kalmadı demiş.

Rûdaw: Cumhurbaşkanına selam verecek misiniz, yoksa hala vakti mi var?

Fazıl Mirani: Eğer Erbil'e gelirse hoş geldin deriz. Kimse misafirini evinden kovmaz.

Rûdaw: Çok politik konuşuyorsunuz Kak Fazıl.

Fazıl Mirani: Hiçbir şey öğrenmedim, keşke siyaseti de öğrenseydim.

Rûdaw: Kürdistan Bölgesi Hükümeti'ne dönelim. KYB bir ittifak kurdu, KDP'ye kıyasla "Bizim elimizde böyle 38 sandalye var, KDP 39 sandalyedir" diyor.

Fazıl Mirani: 39 mu çok 38 mi?

Rûdaw: Şimdi 38. Size yaklaştılar.

Fazıl Mirani: Almanya Başbakanı Gerhard Schröder'e sordular, "Şansınız çok, 50+1" dediler. Dedi ki: "Çoğunluk yine de çoğunluktur."

Rûdaw: Peki ya başka bir ittifak daha kurup 40 ve 41 olurlarsa?

Fazıl Mirani: Her olay için söylenecek bir söz vardır. Hepimiz demokrat olduğumuzu söylemiyor muyuz? O zaman neden seçim yapıyoruz?

Rûdaw: Kak Fazıl, duydum ki Yeni Nesil'in bu 15 sandalyesinin hepsinin onların olmadığını söylüyorlar. Siz de böyle mi duydunuz?

Fazıl Mirani: Sadece her bilinen söylenmez, söylenen her şey de doğru değildir.

Rûdaw: Peki KDP'nin ittifakı ve sandalye sayıları, kendi 39 sandalyesi dışında kaç sandalyesi daha var, bizim için sayabilir misiniz?

Fazıl Mirani: Ne kadarımız varsa o kadarımız var.

Rûdaw: Bir ittifak, bir sayı artmadı mı?

Fazıl Mirani: İttifak hükümet kurulacağı zaman olur.

Rûdaw: KDP'nin 39 sandalyesi, bana yardım edin 3 oluşum sandalyesi KDP'nin dostudur ve KDP onları korumaktadır etti 42, Kak Hama da sizin çok dostunuzdur, etti 43.

Fazıl Mirani: İranlıların bir tabiri var, "İlahi yardım da vardır" derler. İnsan bazen hiç beklemediği bir anda yardıma yetişir. Belki seçimde bizi desteklemesi için bazılarına ihtiyacımız olur, ama kendini açığa vurmak istemez.

Rûdaw: Peki ne yapacaksınız? Kürdistan Bölgesi Hükümeti tenceresi, bu yemeğin pişmesi çok mu sürer?

Fazıl Mirani: Aslında tencere kaynadı, ancak doğru bir şekilde tencerenin içindekini yemememiz tencerenin hatası değil, tencerenin içindekini yiyenlerin hatasıdır, onu iyi yememeleridir.

Rûdaw: Şu anda hükümetin kurulması için herhangi bir şey var mı?

Fazıl Mirani: Hükümet kurulmalı. Benim öngörüme göre, Irak seçimlerinden önce hükümeti kurabilirdik. Bu bir gerçektir. Ben KYB'ye şu şu şeyleri verdik demiyorum, çünkü kimse kimseye sadaka vermiyor. Ancak seçim hakkıysa, sırf izleyicilerin ve sizin bilginiz için, Irak seçimlerinden önce KYB'li arkadaşlar için cumhurbaşkanlığına razı olduk. KYB'li arkadaşlar için bir başbakan yardımcılığına razı olduk. KYB'nin hatırı için Kürdistan Bölgesi Başkanının bir yardımcısı yerine bunu iki yapmadık. Parlamento Başkanı, Peşmerge Bakanı, Maliye Bakanı, Emniyet Genel Müdürü ve... KYB 9 bakandı ya da 8 bakandı, tam hatırlamıyorum. KYB'li arkadaşlar Irak seçimlerine kadar beklediler, ısrar ettiler ve bize İçişleri Bakanlığı'nı vermelisiniz dediler. Biz de İçişleri Bakanlığı'nı vermedik. Aksi takdirde, Kürdistan Bölgesi Hükümeti Irak seçimlerinden önce kurulurdu ve yapabilirdik... O "ittifaklarım güçlü" derdi, ben "ağırlığım fazla" derdim. O zaman aktif bir parlamentonun ağırlığıyla, Kürdistan Bölgesi Hükümeti'nin ağırlığıyla hep birlikte Bağdat'ta muhatap olabilirdik. Bizimle teker teker muhatap olmaları yerine. Birlik içinde, diğer Kürdistani partileri de etrafımızda toplayabilirdik.

Rûdaw: Şu an KYB ile görüşmeler nasıl bize bir şey söyleyin...

Fazıl Mirani: Bence Bağdat hükümeti kurulduktan sonraya kalacak.

Rûdaw: Hemen görüşmelere mi başlayacaksınız yoksa?

Fazıl Mirani: Hayır şu ana kadar hiçbir görüşme yok, bir yürütme hükümeti var. Sayın Kak Mesrur başkanlığında, Kak Qubad da başbakan yardımcısı. KYB bakanları mesailerini yapıyor, Goran ve Türkmen bakanları ve... Hükümet devam ediyor. Kürdistan Bölgesi Başkanı devam ediyor. Sadece aktif olmayan parlamentodur. O da Irak hükümetinden sonra, kendi sorunumuzu çözmemiz mümkündür ve gereklidir.

Rûdaw: Şimdi tüm Kürtler soruyor, Amerika Başkanı Trump'ın bahsettiği Kürtlere gönderdiği o silah nerede? Kak Bafel Talabani "Süleymaniye'de bizde değil" dedi.

Fazıl Mirani: Sen bu soruyu Trump'a sor, "Kime verdin?" de. Bize ismini söyle.

Rûdaw: Şimdi bize söyleyin nerede? Bir şey var, temelde kim aldı? Ne kadar? Nasıl?

Fazıl Mirani: Sen bu soruyu Trump'a sor, de ki: "Sayın Trump, sen İran'da bir halkı kışkırttın, yanıt vermediler. İran Kürdistanı partilerinden insanlar... Şimdi sen kendi ayıbını örtmek için onlara silah verdiğini söylüyorsun. Eğer ben Rûdaw'a bir şey verdim dersem, millet "Kardeşim Rûdaw'dan kime verdin, Rûdaw bir ordudur" demez mi? Hevidar'a mı verdin? Dilbixwin'e mi verdin? Ako'ya mı verdin? Senger'e mi verdin? Şaho'ya mı verdin? Bize bir isim söyle. Eğer Trump da doğruyu söylüyorsa, ki kendisine saygım var, büyük bir ülkenin başkanıdır, falan partiye verdim demeli. Her ne kadar bana göre Amerika partilerle muhatap olmuyor, bir güvenlik tarafına vermiştir veya bir şahsiyete vermiştir. Fakat ben falan yere verdim, falan partiye verdim veya falan gruba verdim demek Trump'ın görevidir. Sen bu soruyu bana sorduğun sürece, benim de sana verecek hiçbir cevabım yoktur. Ancak bu soruyu Amerikan Konsolosluğu'na sormak, Amerikan Büyükelçiliği'ne sormak, Amerikan Koalisyon Güçleri sorumlusuna sormak sizin hakkınızdır. "Kardeşim, siz bir halkı kendi silahınızı çalmakla suçladınız. Sizin yüzünüzden utanmamamız için gelip bunun kim olduğunu bize söylemez misiniz?" demelisiniz.

Rûdaw: Yani siz KDP olarak almadınız mı?

Fazıl Mirani: Bu soruyu Amerika'ya sormanız gerekir, tabii ki biz almadık. Alsak neden alalım? Bizim bununla ne ilgimiz var? O silah İran Kürt muhalefeti partileri için gönderildi, Irak Kürtleri için değil!

Rûdaw: Gelmiş mi?

Fazıl Mirani: Gelip gelmediğini bilmiyorum, bana istihbarat sorusu sorma, ağzıma laf koyma. Ben de sana diyorum ki bunu habercilerin bilmesi gerekir.

Rûdaw: KYB'ye dönelim ve bu programı sonlandıralım. 100 üzerinden KDP ile KYB ilişkisi 100 puana sahipti, şimdi kaçı kaldı?

Fazıl Mirani: Bana göre her türlü muamelenin hatalarından biri ya sıfır olması ya da yüz olmasıdır. Bu büyük bir hatadır. Bu yüzden, biz yüzden uzağız, sıfırdan da uzaklaşmaya çalışıyoruz.

Rûdaw: Bu fırsat için teşekkür ederim Kak Fazıl Mirani, Kürdistan Demokrat Partisi Siyasi Büro Yönetim Kurulu Başkanı. Çok memnun oldum.

Fazıl Mirani: Biz de memnun olduk. İşte ben bugün senin için bu röportaja geldim. Gerçekten yorgundum.

Rûdaw: Emeklerinizden dolayı teşekkür ederiz.

Fazıl Mirani: Hêvîdar'ın ricası bizde geri çevrilmez.

Rûdaw: Çok teşekkürler... Siz izleyicilere de çok teşekkürler.

 

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli