ABD'nin İran Özel Temsilcisi: İran’ın kaderini İranlılar belirleyecek

24-08-2019
Namo Abdulla
ABD'nin İran Özel Temsilcisi Brian Hook, Rûdaw'ın Washington temsilcisi Namo Abdullah'ın sorularını yanıtladı
ABD'nin İran Özel Temsilcisi Brian Hook, Rûdaw'ın Washington temsilcisi Namo Abdullah'ın sorularını yanıtladı
Etiketler ABD İran Brain Hook Ortadoğu Yaptırım
A+ A-

ABD'nin İran Özel Temsilcisi Brian Hook, ülkesinin İran’a uyguladığı yaptırımlardan dolayı Tahran yönetiminin 50 milyar dolar zarara uğradını ve bu yüzden Ortadoğu’ya savaş ihraç edemediğini söyledi.

 

İran’ın yıllardır izlediği politikayı değiştirmek zorunda olduğunu aksi halde ABD’nin zorla değiştireceğini söyleyen Hook, “İran 2 buçuk yıl öncesine kadar çok zayıf kaldı. Değişime kendileri bile karar vermezler ise biz onların değişmesini zorunlu hale getireceğiz çünkü paraları yok” dedi.

 

Tahran’ın Bağdat üzerindeki hegemonyası hakkında da değerlendirmelerde bulunan Brian Hook, “Sanırım herkes İran rejiminin Bağdat’ı ‘Batı Tahran’ gibi gördüğünün farklında. İran, Irak’ı kendi uzantısı haline getirmek istiyor. İran Ortadoğu ülkelerinin tamamında hâkimiyet sağlamayı amaçlıyor. Irak vatandaşlarının refahını düşünmüyor ve önemsemiyorlar. Bu konuya ilişkin Lübnan halkına sorabilirsiniz. Hizbullah Lübnan’ın zayıflaması için elinden geleni yaptı. Biz bu durumun Irak’ta yaşanmasını istemiyoruz. Huzur ve refah içinde egemenlik sahibi bir Irak’ın olmasını istiyoruz” diye konuştu.

 

ABD’li temsilci, İran dışında yaşayan bütün İranlı vatandaşların ekonomik anlamada daha fazla geliştiklerine şahit olduğunu ve geride kalan 40 yılın, ülkenin en kötü dönemi olduğunu belirtti.

 

ABD’nin İran Özel Temsilcisi Brain Hook, Rûdaw’ın sorularını yanıtladı.

 

Bölgedeki gelişmelerden başlamak istiyorum. Medyada yayınlanan bazı haberlere göre İran’a ait “Adrian Darya” ya da eski adıyla “Grace 1” Yunanistan’a doğru yolla çıktığı söyleniyor. Atina yönetimi ise hiçbir şekilde yardım etmeyeceklerine dair açıklamalarda bulundu. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz, burada yani Washington’dan Tankere el konulmasıyla ilgili mahkeme tarafından verilen kararda ABD’nin rolü olduğunu düşünüyor musunuz?

 

Adını zikrettiğiniz gemi Cebelitarık yönetimi tarafından el konuldu. Çünkü Suriye’ye petrol taşımayı amaçlıyordu. Bu adım Avrupa Birliği yasalarını çiğnemektedir. Söz konusu geminin Suriye’ye ulaşmaması için elimizden geleni yapacağız. Çünkü İran bu gemiden elde ettiği geliri Suriye’deki operasyonlarda kullanıyor. Bizce bu geminin asıl sahibi Devrim Muhafızları Ordusudur. Bu nedenle Yunanistan ve bölgedeki ülkelere gerçekleri anlatmak için kendileriyle irtibata geçiyoruz. Onlara bu petrolün aslında bir terörist güce ait olduğunu anlatıyoruz. Bizce bütün ülkeler Suriye’nin iyi bir durumda olmasını arzuluyor. İran’ın Suriye’de varlığı devam ettiği müddetçe, İran’ın Suriye topraklarını füze kullanma sahası olarak kullandığı müddetçe, Suriye istikrara kavuşmaz. Bu sebeplerden dolayı geminin amacına ulaşmasına müsaade etmeyeceğiz.

 

Washington mahkemesi tarafından verilen karar kapsamında petrol tankerine el konulması için fiili adım atacak mısınız?

 

Biz ön değerlendirmede bulunmak istemiyoruz. Adalet Bakanlığımız bazı ülkelerin gemi konusunda tutumlarını belirlemeleri için müzakere ediyor. Gemi şu anda Akdeniz açıklarında ve bütün hareketleri gözlemleniyor. Geminin Akdeniz’deki hareketlerini gözlemlemeye devam edeceğiz.

 

Politikalara gelmek istiyorum. İran’a karşı baskıyı devam ettiriyorsunuz, rejim değişikliği istemediğinizi savunuyorsunuz. Sadece İran’ın izlediği mevcut çizginin değişmesini istiyorsunuz. İran gibi ideolojik bir devletin değişimimi beklemek sizce ne kadar gerçekçi bir yaklaşım?

 

İran’ın davranışlarını etkileyecek hususlardan bir tanesi yaptıkları ticaret için ihtiyaç duydukları maddi imkanın ellerine geçmesini engellemektir. Sadece petrol sektöründeki yaptırımlarımız sayesinde İran’ın toplam gelirinden 50 milyar dolar azaldığını söyleyebilirim. Petrol İran’ın en büyük gelir kaynağı, ancak biz petrokimya ve sanayi üretimlerine de bir takım yaptırımlar uyguladık. Baskılarımız sayesinde İran’ın Avrupa’daki yatırımlarının önüne geçtik. Ülke ekonomisinin ne düzeyde zayıfladığını görüyorsunuz. İran yönetimi şu an yaptırımlarla mücadele ediyor ve onların güdümünde çalışan güçlerin Ortadoğu’daki saldırılarını koordine edecek güce sahip değil. İki buçuk yıl öncesine kıyasla çok zayıf olduğunu söyleyebiliriz. İran’a paralel bağlı olarak güçlerde aynı oranda zayıfladı. Bu nedenle kendileri değişime gitmezler ise biz onların değişmesini zorunlu hale getireceğiz çünkü maddi imkanları kısıtlı.

 

İran yeni bir nükleer anlaşama için masaya oturmak istiyor. Bu sizin bunu kabul etmediğiniz anlamına gelmiyor mu? Çünkü İran’ın Ortadoğu’daki politikalarını değiştirmesini istiyorsunuz?

 

İran’ın nükleer programına kalıcı bir çözüm bulmak için anlaşmaya varmamız ve İran’ın bölgedeki füze programını ve düşmanca eylemlerini durdurmamız halinde ABD ulusal amaçlarına ulaşmış olacak ve bu sayede Ortadoğu daha fazla istikrar ve huzura kavuşmuş olacak. İran 40 yıl boyunca parasını kullanarak bu savaşı devam ettirmekte başarılı oldu. İran vekâlet savaşı yapma konusundaki metot ve sanata iyice alıştı. Söz konusu sanat Ortadoğu’da geliştirildi. İran yönetimi bu işi uzun zamandır devam ettiriyor, bu nedenle barışçıl bir İran’ı hayal edemiyoruz. Yine de eğer barışçıl bir İran görürsek farklı bir Ortadoğu’yu da görmemiz mümkün hale gelir. Kendilerini korumayı gerekçe göstererek paralel güçlere ve füzeye ihtiyaç duyduklarını dile getirmekten hoşlanıyorlar. Terör destekçisi bir ülkenin kendisini korumaktan bahsetmesini anlamamız oldukça güç. Aslında İran’ın bahsettiği güvenlik endişelerinin aslı nedeni yine kendileridir. Onlar komşularıyla bile barış içerisinde yaşayamıyorlar. Çünkü İran, kiralık güçleri (İran’ın güdümünde hareket eden güçler) aracılığıyla sürekli komşularına saldırıyor. Uyguladığımız yaptırım ve baskı sayesinde İran’ın hareketlerini daha zor hale getirdik, şu an masaya oturmak için hazır bekliyorlar. Bu politika daha önce başarılı oldu  ve bir kez daha başarılı olacağı görülüyor. Olumlu sonuçlara ulaştığımız zaman İran halkı başta olmak üzere bütün Ortadoğu’ya iyi bir yardım girişimi olacaktır.

 

Sayın Hook İran’ın komşularından bahsettiniz, en çok zarar görmüş komşularından bir tanesi kuşkusuz Irak biliyorsunuz, İran’a karşı uyguladığınız yaptırımlara bağlı kalma konusunda Irak’ın tutumundan razı mısınız?

 

Iraklılarla yakından çalışıyoruz, Sanırım herkes İran rejiminin Bağdat’ı Batı Tahran gibi gördüğünün farklında. İran, Irak’ı kendi uzantısı haline getirmek istiyor. İran’ın Ortadoğu’ya bakışı şundan ibarettir;  bütün ülkelerin hâkimiyeti ellerinde olsun istiyorlar. Kendi halklarının kazancı için çalışmayanlardan Irak halkı için çalışmalarını da bekleyemeyiz. Birkaç ay önce Hasan Ruhani Irak’ı ziyaret ettiğinde ben şu soruyu sormuştum: Ruhani kendi vatandaşlarına ne sundu ki Irak halkına da sunmasını bekleyelim? Irak’a faydalı olmak gibi bir dertleri yok. Onlar aslında şiddet ve radikal ideolojilerini ihraç etmenin peşinde. Bu sayede Ortadoğu’daki hegemonyasını artırmayı amaçlıyor. Irak vatandaşlarının refahını ve egemenliğini düşünmüyor ve önemsemiyorlar. Bu konuda Lübnan halkına sorabilirsiniz. Bakınız Hizbullah Lübnan’ın zayıflaması için elinden geleni yaptı. Biz bu durumun aynısını Irak’ta yaşanmasını istemiyoruz. Huzur, refah ve egemen sahibi bir Irak’ın olmasını istiyoruz.

 

Sayın Hook son sorum şu; İran’a karşı baskıyı artırmak için İran’ın muhalif kesimleri ile buna Kürt grupları da dâhil, konuşmayı düşünüyor musunuz? Acaba onlar da İran’a karşı uyguladığınız yaptırımlar konusunda sizinle aynı görüşte mi?

 

Dünya genelinde İranlı gurbetçilerle görüştüm, ilgimi çeken şey şu oldu; İranlılar ekonomik anlamada İran dışında dünyanın her yerinde gelişiyorlar. Bizim yaptığımız şey İran’ın geleceği için ülkede yaşayan vatandaşlar ile yurtdışında yaşayan İranlıları entegre etmektir. Biz şunu savunuyoruz. İranlılar ülkelerinin geleceğiyle ilgili karar verebilir, Amerika değil. Gurbette yaşayan İranlılar ülkeleri ile gurur duyuyorlar. Aynı zamanda 40 yıllık İran rejiminden olukça rahatsızlar. İran’ın yüz yıllık tarihine göz atığımızda sürekli kendilerini gerçek anlamda temsil eden bir hükümeti bulma arayışı içinde olduklarını göreceksiniz. Bu durumun anayasal değişiklik sürecinden de göreceksiniz. İranlılar geçtiğimiz 40 yılı, ülkenin en kötü dönemi olarak görüyorlar. Çünkü vatandaşların çıkarlarını en kötü şekilde temsil eden bir hükümet anlayışı var. Bu nedenle bizim yapmak istediğimiz aslında ülkede yaşayan vatandaşları yurtdışında yaşayan İranlılarla entegre etmektir. Aralarında çok fazla anlaşmazlıklar olsa da onlar bu rejimin kötü bir hizmet sunduğu konusunda hemfikir. İranlılar güzel ve derin kültürü olan bir ülkeye sahip olduklarını biliyorlar. Büyük Kuroş’a kadar uzanan bir tarihlerinin de olduğunun farkındalar. Mevcut rejimin Büyük Kuroş’un hükümdarlığından ders almaktan çok uzak olduğunu görüyoruz.


 

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli