Rob Beynon’dan Rûdaw'a: Şifa Gerdi uluslararası gazeteciliğin en seçkin örneğiydi

6 saat önce
Rûdaw
Etiketler ifa Gerdi Şifa Gerdi Uluslararası Ödülü Şifa Gerdi Ödülü Rob Beynon
A+ A-

IŞİD savaşı sırasında Musul'da sahadayken trajik bir şekilde hayatını kaybeden Rûdaw'ın başarılı muhabiri ve sunucusu Şifa Gerdi’nin anısını ve gazetecilik tutkusunu yaşatmak amacıyla her yıl verilen "Şifa Gerdi Uluslararası Ödülü" bu yıl da sahibini buldu.

Rûdaw TV'nin kuruluş aşamasında başından beri yer alan, dünyaca ünlü İngiliz medya uzmanı ve televizyon yöneticisi Rob Beynon, Şifa Gerdi'nin mirasını, bu yılki ödülün sahibini ve günümüz medya dünyasını saran popülizm tehlikesini Rûdaw'a değerlendirdi.

Dünyanın dört bir yanında onlarca haber kanalının kuruluşuna öncülük eden Beynon, Rûdaw'ın kuruluş sürecindeki eğitimlerde Şifa Gerdi'nin en parlak kursiyerlerinden biri olduğunu vurguladı. Gerdi'nin savaşın acımasız gerçekliği ile insani hikayeleri harmanlamadaki olağanüstü yeteneğine dikkat çeken Beynon, "Rûdaw hariç, bu bölgede kadınların sahada haber yapması çok zordur. Şifa, kendi akranları için harika ve kusursuz bir örnekti" ifadelerini kullandı.

Bu yılki Şifa Gerdi Ödülü'nün, Rojava başta olmak üzere çatışma bölgelerindeki cesur ve insan odaklı haberciliğiyle tanınan BBC'nin deneyimli muhabiri Orla Guerin'e verildiğini belirten Beynon, günümüz gazeteciliğine dair de çarpıcı uyarılarda bulundu.

Sosyal medyanın ve popülizmin haberciliği kutuplaştırdığını, olayların derinliğini yok ettiğini belirten Beynon, "Bir gazeteci olarak bizim görevimiz insanlara 'sokaklara dökülün' demek değil, 'şu anda bunlar yaşanıyor' demektir. Gerçekler kendi adına konuşur" diyerek "güven" kavramının Rûdaw ve BBC gibi köklü medya kurumları için taşıdığı hayati önemin altını çizdi.

Rob Beynon, Rûdaw muhabirinin sorularını yanıtladı:

Rûdaw: Rob, yayınımıza hoş geldiniz.

Rob Beynon: Teşekkür ederim.

Rûdaw: En başından beri Rûdaw'ın destekçisi ve yardımcısı oldunuz. Sorumuzla başlayalım: Rob Beynon kimdir? İngiliz medyasında nerelerde çalıştınız ve neler yaptınız? Kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?

Rob Beynon: Rûdaw'ın kuruluşundan bu yana işin içinde olmaktan büyük gurur duyduğumu söylemeliyim. Bizler dünyayı dolaşıyor ve farklı ülkelerde televizyon haber kanallarının kurulmasına yardımcı oluyoruz. Bugüne kadar kurduğumuz kanalların sayısını hatırlamıyorum ama onlarcayı bulur. Ancak kurduğum, içinde en derin dostlukları edindiğim ve en çok hayranlık duyduğum kanal hiç şüphesiz Rûdaw'dır. Biz daha en başından, Rûdaw yayına başlamadan önce bile buradaydık; kurumda çalışan herkesi, hatta sizi bile biz eğittik. Şüphesiz Şifa (Gerdi), en başından beri en parlak kursiyerlerimizden biriydi. İşte bu yüzden her yıl tam da bu dönemde onun trajik gidişini anıyoruz.

Rûdaw: Kadın gazetecilere yönelik Şifa Gerdi Ödülü bu yıl da verilmeye devam ediyor. Bu ödülün sürekliliğini ve Şifa Gerdi isminin küresel düzeyde anılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Rob Beynon: Bunun her yıl yapılması çok önemli. Bu, kısmen IŞİD savaşının hikayelerini Rûdaw izleyicilerine aktarırken trajik bir şekilde hayatını kaybeden Şifa'ya bir saygı duruşu niteliğinde. Bildiğiniz gibi o sürekli sahadaydı ve her gün kendi programı için haber yapıyordu; savaşın gerçekliği ile insani hikayeleri harmanlıyordu ve bu konuda gerçekten çok başarılıydı. Ne yazık ki, toplu bir mezarı araştırdığı sırada bir patlayıcıya basarak hayatını kaybetti. Onu anmamız bizim için son derece önemli, çünkü gencecik bir kadındı. Çoğu zaman bu bölgede -Rûdaw hariç kadınların haberlere ve hikayelere sahada tanıklık etmesi erkeklere göre çok daha zordur. Rûdaw ise kadın ya da erkek olmanızın fark etmediği, tamamen profesyonelliğe ve gazeteciliğe odaklanan bir kurum olarak her zaman örnek teşkil etmiştir. Şifa, kendi akranları için harika bir örnekti. Her yıl bu ödülü, tıpkı onun gibi sahada bulunmuş ve uluslararası çapta örnek bir gazeteci olmuş isimlere veriyoruz.

Rûdaw: Bu yıl ödülü kim kazanıyor? Kısaca onun çalışmalarından bahsedebilir misiniz?

Rob Beynon: Bu yılki ödül BBC'nin çok saygıdeğer muhabiri Orla Guerin'e veriliyor. O da bu bölgede çalıştı, son dönemde Rojava'da bulundu ve BBC için çok önemli haberlere imza attı. Kendisini tanıyorum; bu yılki ödülü almaktan dolayı son derece mutlu ve gururluydu. Guerin çok cesur ve titiz bir muhabir. Aynı zamanda hikayelerin her zaman insani yönüne odaklanıyor. Sahada, olayların tam kalbinde yer alıyor ama anlatılan tüm o hikayelerin insanla ilgili olduğunu asla unutmuyor. Bu konuda son derece başarılı. Dolayısıyla bu yıl ödülün ona verilmesinin çok isabetli ve harika bir karar olduğunu düşünüyorum.

Rûdaw: Çok ilginç. Rob, siz uzun yıllara dayanan deneyimi olan profesyonel bir gazetecisiniz. Gazeteciliğin ve medyanın şu anki durumunu nasıl görüyorsunuz?

Rob Beynon: Bildiğiniz gibi popülizm ve internetin etkileri hakkında çok şey duyuyoruz. Ayrıca haber bültenlerinde, kanalları sadece duygusal söylemler yaymak için kullananları da görüyoruz. Haberin doğasında elbette duygusal bir yön vardır ancak ben her zaman hikayenin, haberin ve o hikayenin içindeki insanların kendi adlarına konuşması gerektiğine inanıyorum. Olayların ve tarihin nasıl şekilleneceğine biz karar vermemeliyiz. Bence şu anda medyanın -sadece bölgede değil tüm dünyadaki- en büyük sorunu, küçük bir kamerası ve stüdyosu olan herkesin yayın yapmaya ve kendi mesajlarını kitlelere yaymaya başlayabilmesi. Rûdaw, BBC, New York Times gibi köklü ve dev kurumların en harika yanı, haberleri hiçbir abartıya kaçmadan aktarmaya bağlı kalmalarıdır. Gerçekler kendi adına konuşur, hikayelerin özündeki insanlar kendi adına konuşur ve hiçbir manipülasyona, abartıya gerek kalmaz. "Güven" kelimesinin çok ama çok önemli olduğunu öğrenmemiz gerekiyor. Sonuçta insanlar Rûdaw gibi kurumlara güveniyor çünkü onlar sadece olanı biteni aktarıyorlar; tarihe tanıklık ediyorlar, yetkilileri sorguluyorlar ve olaylara farklı yönlerden, farklı aktörlerle yüzleşerek yaklaşıyorlar; yani dengeliler.

Rûdaw: Güven çok önemli ve aynı zamanda çok hassastır; çünkü izleyicileriniz veya okuyucularınız nezdinde o güveni inşa etmek yıllar alır. Burada, sadece bir aktivist gibi hareket etmek veya sadece kendi görüşlerinizi yayınlamaktan ziyade, profesyonel gazeteciliğe geliyoruz. Belirttiğiniz gibi artık herkes bir şeyler okuyabiliyor, sosyal medyada paylaşabiliyor ve herkesin elinde bir cep telefonu, bir kamera var. Bu çağda profesyonel bir muhabir ve gazeteci olmak ne kadar önemli?

Rob Beynon: Birçok kişi ticari amaçlarla bu alanda yer alıyor; bir şeyler satmak istiyorlar. Diğer bazıları ise siyasi amaçlarla buradalar; siyasi bir partinin fikirlerini yaymak veya büyük bir kitleyi belirli bir amaç ya da hareket etrafında toplamak istiyorlar. Bence asıl gerçek şu; bizim mesleğimiz ve işimiz, hikayeyi her iki taraftan da anlatmayı öğrenmek üzerine kuruludur. Hikayeyi dürüstçe, doğru bir şekilde anlatmak ve her zaman gerçek kaynaklara başvurmak... Bildiğiniz gibi bu ilkeler işe başladığımız ilk günden itibaren zihnimize kazınmıştır. Biz sadece bunu yapıyoruz; işimiz tam olarak bu. Birçok açıdan çok fazla çaba ve emek gerektiriyor ama biz başka hiçbir iş yapmıyoruz. Haberleri sahada, gerçekte olduğu gibi aktarıyoruz. Şifa'yı tam da bu yüzden anıyoruz; çünkü o, bu mesleğin en kusursuz örneklerinden biriydi.

Rûdaw: Günümüz medyasındaki bu popülizm dalgası, küresel siyaseti ve toplumları nasıl etkiliyor?

Rob Beynon: Siz ve bu bölgedeki meslektaşlarınız siyaset konusunda benden çok daha fazla uzmanlığa sahipsiniz. Ancak bana göre bu popülizmin en belirgin etkisi siyaseti kutuplaştırmasıdır. Olaylar ya tamamen yanlıştır ya da tamamen doğrudur; her şeye mutlak bir çerçeveden bakılıyor. Hiçbir detay, katman, derinlemesine araştırma veya arka plan yok. Bu da her şeyin çok daha sert ve keskin görünmesine neden oluyor. Olaylar daha varoluşsal bir boyut kazanıyor. Yani durum şu hale geliyor: "Bunun var olmaya hakkı var mı?", "Buna karşı net bir tavır almalı mıyız?", "Bunu derhal durdurmalı mıyız?", "Bunun için hemen sokaklara dökülmeli miyiz?" Evet, belki bazen bunların zamanı gelmiş olabilir ama bir gazeteci olarak bizim görevimiz "sokaklara dökülün" demek değildir; bizim yegane görevimiz "şu anda bunlar yaşanıyor" demektir. Ne yapacaklarına karar verecek olan doğrudan halkın kendisidir.

Rûdaw: Rob Beynon, katıldığınız için teşekkür eder, değerli vaktinizi ayırdığınız için minnettarız.

Rob Beynon: Benim için bir zevkti, çok teşekkür ederim.

Rûdaw: Bizim için de öyleydi. Çok teşekkürler.

Rob Beynon: Teşekkürler.

 

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli