Strazburg (Rûdaw) - Hangi parçada bir kriz yaşansa, Brüksel ve Strazburg’daki parlamento salonlarında bunu gündeme taşıyor. Son günlerde de Rojava için aynı şeyi yaptı. Kürt kıyafeti ve Kürdistan bayrağıyla Rojava’daki sorunları dile getirdi. Diğer parlamenterlerle birlikte Rojava’da ateşkesin sürmesi ve insani yardımların ulaştırılması için destek kararı çıkarılması yönünde çalıştı.
Tabii ki Diyarbakır’da doğan Evin İncir’den bahsediyoruz. İncir, çocukluğundan beri İsveç’te yaşıyor. Sosyal Demokratların önde gelen isimlerinden biri. Parlamenter olduğu yıllarda Avrupa Parlamentosu çevrelerinde farklı alanlarda “yılın en aktif parlamenteri” ödüllerini de aldı.
Avrupa Parlamentosu’nun Rojava’ya destek kararından önce ve sonra kendisiyle görüştük.
Söyleşinin bir bölümü Kürtçe, bir bölümü İngilizce yapıldı. İncir; Kürt kıyafeti ve Kürdistan bayrağıyla ilgili parlamentodaki tepkileri, Şam yönetimine neden güvenmediğini ve karar sonrasında Kürtlere dönük desteğin sürmesi için neler yapacaklarını anlattı.
Kürt diasporasının yaşadığı baskı geçmişine de değinerek Avrupa’daki Kürtlerin ülkelerini isteyerek değil, baskı nedeniyle terk ettiğini vurguladı.
Kürt kıyafetiyle ve Kürdistan bayrağıyla genel kurulda bulunmasının hem Kürtlere hem de Avrupalılara mesaj olduğunu belirten İncir şunları söyledi:
“Kürt kıyafeti ve Kürdistan bayrağı çok önemli semboller. Baskı görmüş, yıllardır özgürlük isteyen bir halkın sembolleridir. Kürtlerin talep ettiği şey, diğer halkların sahip olduğu temel haklardır. Kürtlerin de insan hakları kabul edilmeli. Kürdistan’ın dört parçasına bakıldığında bugün sadece güneyde durum görece iyi; doğu, batı ve kuzeyde ise tablo çok ağır. 30 milyondan fazla Kürt hâlâ baskı altında. Bu kabul edilemez.”
“Hayatımda ilk kez bu düzeyde Kürt birliğine tanık oldum”
Kürt diasporasının Rojava için gösterdiği desteğe değinen İncir, “42 yıllık hayatımda Kürtler arasında ilk kez bu düzeyde birlik görüyorum. Bu çok önemli. Kürtlerin dört ayrı parça değil, tek bir halk olduğunu gösterdi. Kuzeyden güneye, doğudan batıya herkes hakları için birlikte ayağa kalktı” dedi.
“Ateşkes önemli ama Şam’ın uyacağına dair güven yok”
Rojava’daki ateşkese ilişkin değerlendirmesinde İncir şöyle konuştu:
“Ateşkes sivillerin korunması için önemli. Ama ateşkes ancak tüm taraflar, özellikle de rejim anlaşmaya uyarsa anlamlıdır. Kürtlerin hakları güvence altına alınmadan bunun değeri sınırlı kalır. Rejimin Kürtlere vadettiği şeyler çok temel haklar bile değil. Kürtçenin tanınması, kültürün kabul edilmesi gibi konular zaten normal olmalıydı.”
Diaspora Programı’na konuk olan Evin İncir Hemin Abdullah’ın sorularını yanıtladı.
Rûdaw: Kurmancinin çok iyi olduğunu biliyorum.
Evin İncir: (Gülerek) Çok teşekkür ederim.
Rûdaw: Ama röportajı siyasi konular üzerine İngilizce yapacağımıza söz verdik. Ondan önce, son günlerde bir videon çok yayıldı. Parlamentoda güzel bir Kürt kıyafeti giydin, üzerinde çok güzel çiçekler vardı. Ayrıca Kürdistan bayrağını da kaldırdın. Bu mesajı Kürtler görsün ve destek verdiğini bilsin diye mi yaptın, yoksa Avrupalılar ve parlamentodaki arkadaşların görsün diye mi?
Evin İncir (Kürtçe): Doğru, bazı konuları İngilizce daha rahat ve açık anlatabiliyorum. Parlamentodaki tartışmada Kürt kıyafeti giymem ve Kürdistan bayrağını göstermem hem Kürtler hem de Avrupalılar içindi. Çünkü Kürt kıyafeti ve Kürdistan bayrağı çok önemli sembollerdir. Baskı görmüş ve yıllardır özgürlük isteyen bir halkın sembolleridir. Kürtlerin istediği şey, diğer halkların sahip olduğu haklardır. Kürtler için de insan hakları kabul edilmelidir. Kürdistan’ın dört parçasına bakınca güneyde bugün durum daha iyi ama doğu, batı ve kuzeyde durum çok kötü. 30 milyondan fazla Kürt baskı altında. Bu kabul edilemez. Başka bir halkın başına gelseydi dünya ayağa kalkar ve “artık yeter” derdi.
Diasporadaki dalga: Tek halk olduğumuzu gösterdi
Rûdaw: Son günlerde Kürt diasporasının Rojava’ya verdiği desteği gördün mü?
Evin İncir: Evet, gördüm.
Rûdaw: Uzun yıllardır Avrupa Parlamentosu’ndasın. Kürt diasporasında, Kürdistan’daki bir kriz için bu kadar büyük bir desteği daha önce gördün mü?
Evin İncir: 42 yıllık hayatımda Kürtler arasında ilk kez böyle bir birlik görüyorum. Bu çok önemli. Kürtlerin dört parça değil, tek bir halk olduğunu gösterdi. Kuzeyden güneye, doğudan batıya herkes birlikte haklarımız için ayağa kalktı.
“Ateşkes ancak haklarla anlamlıdır”
Rûdaw (İngilizce): Rojava’daki ateşkesi konuşalım. Mevcut durum hakkında ne düşünüyorsun? Ateşkes kalıcı olur mu?
Evin İncir: Ateşkes, sivillerin öldürülmemesi için önemlidir. Ama ateşkes ancak tüm taraflar ve özellikle rejim anlaşmaya uyarsa anlamlıdır. “Uyum” denmesi güzel, saygı duyuyoruz. Ama ateşkes ve uyum, Kürtlerin haklarına sahip olmasıyla anlamlıdır. Rejimin Kürtlere vaat ettiği şeyler büyük şeyler değil; en temel haklardır. Bu haklara saygı duyulacağını söylemek için bile müzakere gerekti. Kürtlerin kendi dillerini kullanma hakkının anayasaya yazılması gerekiyor. Bunlar zaten normal olmalıydı. Umarım ateşkese uyulur ama uluslararası toplumun tavrı da çok önemlidir. Avrupa Birliği ve Avrupa Parlamentosu’nun burada rolü var.
“Uygulamayı görmeden güvenmem”
Rûdaw: Umut var ama kesin güven yok mu?
Evin İncir: Kesin güven yok. Daha önce de anlaşmalar yapıldı ve Şam rejimi uymadı. Biri bu yılın ilk ayında, biri 2024’te yapıldı. Tarih gösteriyor ki zamanında hiçbirini uygulamadılar, pratikte bir şey göstermediler.
Rûdaw: ABD ve Fransa ateşkes ve geçiş sürecinin siyasi garantörü. Bu hafta ABD’de de Rojava konuşuldu. Burada da parlamentoda bir karar oylanıyor. Bunlara rağmen hâlâ güven yok mu?
Evin İncir: Ben ancak uygulandığını görürsem güven duyarım. Anayasada Kürtçenin resmen tanındığını, Kürt kültürünün kabul edildiğini görürsem o zaman Suriye rejimine güvenirim. O zamana kadar Avrupa Birliği, müttefiklerimiz ve ABD ile birlikte rejim üzerinde baskı kurmalıyız ki anlaşmalara uysunlar.
“Şans veririz ama safça güvenmeyiz”
Rûdaw: Bazı Avrupalı parlamenterler “yeni Suriye hükümetine bir şans verelim” diyor. Neden mevcut yönetime bu kadar kuşkulusun?
Evin İncir: Şans verdik. Bu anlaşmayı da memnuniyetle karşıladık. Ama tarih bize fazla iyimser olmamamız gerektiğini gösterdi. Şans veririz ama safça güvenmeyiz. Verdiklerini uygulamayla göstermeleri gerekir. Daha önce de anlaşmalar oldu, rejim uymadı. Uymuş olsalardı son haftalarda Kürtlere ve diğer bileşenlere yönelik katliamlar yaşanmazdı. Anlaşmayı destekliyorum, baskının bitmesini umuyorum ama güven için uygulama şart.
“Avrupa’ya keyiften gelmedik”
Rûdaw: Kürt haklarını yıllardır savunuyorsun. Bazen bu mücadelede yalnız hissettin mi? Bu haftaki tartışma ve karar sonrası artık yalnız olmadığını düşünüyor musun?
Evin İncir: Ben Kürt’üm, aynı zamanda İsveçliyim ve Sosyal Demokratım. Bir Kürt olarak halkımın yaşadığı baskı deneyimini taşıyorum. Avrupa’da yaşayan çoğumuz keyiften gelmedik, baskıdan kaçtık. Kürt meselesinin ciddiyetini Kürt kökenli olmayanlara anlatmak bazen zor. Büyük felaketler olmadan anlaşılmıyor. Kürtler IŞİD’e karşı savaşta dünyayı da korudu ama yine de dünya gözünü kapattı. Bu yüzden mücadele sürmeli ve Kürdistan’daki durum sürekli gündemde tutulmalı.
Parlamento salonundaki ilk tepki
Rûdaw: Parlamentoda Kürdistan bayrağını kaldırdığında meslektaşlarının tepkisi ne oldu?
Evin İncir: Toplantı salonuna Kürt kıyafetiyle girdiğimde birçok parlamenter ve çalışan tepki verdi, kıyafetin çok güzel olduğunu söylediler. Bunun Kürt kıyafeti olduğunu anlattım. Çoğu ilk kez görüyordu. Kürtlerin dili, kültürü ve bayrağı olduğunu göstermek önemliydi.
Rûdaw: Parlamento kararından sonra Dış İlişkiler Komitesi başka ne yapmalı?
Evin İncir: Avrupa Birliği’ndeki her üye ülke ve Komisyon, Suriye geçiş hükümetine gönderilen her kuruşu şartlara bağlamalı. Paranın nasıl harcanacağı belirlenmeli. Şartlar yerine getirilmezse para geri çekilmeli. Bu mali destek boyutu. Ayrıca Rojava’daki Kürtlere doğrudan destek verilmelidir. Şu anda insani kriz var. Bu sadece Kobani ile sınırlı değil.
Rûdaw: İsveç’te de kaygılar var. NATO üyeliğinden sonra Rojava’ya destek azaldı diyenler var. Sen de endişeli misin?
Evin İncir: NATO üyeliği bir ülkenin halkların haklarını savunmasına engel olmamalı. NATO üyesi olup Kürt haklarını savunan ilerici ülkeler de var. Biz aynı zamanda AB üyesiyiz; burası da sesimizi yükseltme platformu. Sorun NATO ya da AB değil, konunun ne kadar önemli görüldüğüdür.
“Kürtler unutulmamalı”
Rûdaw: Kürt meselesinin önemi gelecekte azalabilir ve Kürtler yine unutulabilir mi?
Evin İncir: Her konuya verilen önem değişebilir. Biz parlamenterlerin görevi Kürtleri sürekli gündemde tutmak. Kürtler barış, özgürlük ve demokrasi içinde yaşayana kadar.
Rûdaw: Avrupa Parlamentosu’nda Kürt meselesine destek sürecek mi?
Evin İncir: Parlamento kararında çok önemli maddeler var: Rojava’nın özerk yönetimine destek, yardımların şartlı olması, insani yardımların ulaştırılması ve insan hakları örgütlerinin talepleri.
Rûdaw: Şartlı yardım güzel bir ifade ama bunu denetleyecek mekanizma nedir?
Evin İncir: Bu sadece güzel söz değil. Vergi verenlerin parasını bir rejimi güçlendirmek için harcamamalıyız. Para verip nasıl kullanıldığını denetlemezsek ve o para baskı için kullanılırsa baskıya ortak oluruz. Şartlılık bu yüzden önemli. Ayrıca Avrupa, Kürtlere doğrudan yardım da yapmalı.
Rûdaw: Kürdistanlı gençlere — önce kızlara, sonra erkeklere — bir mesajın var mı?
Evin İncir: Siz güçlüsünüz. Ayağa kalkmaya devam edin. Sesiniz bu parlamentoda duyuluyor. Duymak istemeyenlere de duyuracağız. Biz ve diğer arkadaşlarımız duyuyoruz ve herkesin duyması için çalışacağız.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın