Tarık Çelenk: Türkiye ve Kürdistan Bölgesi, İran konusunda çok sağduyulu davrandılar

4 saat önce
Foto: Rûdaw
Foto: Rûdaw
Etiketler İran ABD-İsrail saldırısı Füze Türkiye Kürdistan Bölgesi
A+ A-

Erbil(Rûdaw) - Uluslararası İlişkiler Uzmanı ve yazar Tarık Çelenk, Rûdaw TV’de İran-ABD-İsrail savaşı, Türkiye’nin tutumu ve bölgedeki olası senaryoları değerlendirdi.
Rûdaw TV’de yayımlanan saat 15.00 bülteninde Hêvîdar Zana’nın sorularını yanıtlayan Çelenk, savaşın yalnızca askeri bir mesele olmadığını, kontrol edilemeyen sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Çelenk, diplomasiye dönülmemesi halinde bölgenin uzun süreli bir istikrarsızlığa sürüklenebileceği uyarısında bulundu.

İsrail ve ABD’nin çelişkili açıklamaları: “Savaşın sonucu sadece askeri başarıyla ölçülemez”

Tarık Çelenk, İsrail ve ABD’den İran’la yürütülen savaşa ilişkin gelen farklı açıklamaların dikkat çekici olduğunu ancak bunun tek başına bir “psikolojik savaş” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

Çelenk’e göre yaşanan çatışma hem teknik hem de insani açıdan ciddi bir yıkım savaşı niteliği taşıyor.

“Tabii ki çelişkiler var. Ancak bu savaş teknik anlamda ve insani anlamda ciddi bir yıkım savaşı” diyen Çelenk, ABD’li yetkililerin başarı ölçütünü çoğunlukla askeri ve teknolojik sonuçlara göre değerlendirdiğini ifade etti.

Ancak savaşın asıl etkilerinin uzun vadede ortaya çıkacağını vurgulayan Çelenk, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bugünkü açıklamalara baktığınız zaman Amerikan yetkilileri bunun sadece teknolojik ya da yıkım başarısı olarak endeksliyorlar. Halbuki bunun sonuçları önemli. İstediklerini alsalar bile bunun psikolojik, toplumsal ve bölgenin istikrarıyla ilgili ciddi sonuçları olabilir.”

Çelenk, ABD’nin geçmişteki askeri müdahalelerinde benzer sonuçların görüldüğünü hatırlatarak Irak ve Vietnam örneklerini verdi.

“Bunu Irak müdahalesinde ya da Vietnam döneminde Amerikan dış politikasında yaşanan sorunlarda görebiliriz” diyen Çelenk, kontrolsüz bir savaşın küresel ölçekte ciddi yıkımlara yol açabileceği uyarısında bulundu.

“Bu kararlarını kontrol etmeleri ve gözden geçirmeleri gerekiyor. Çünkü kontrolden çıkacak bir savaşın kendilerine de büyük zarar vereceğini ve dünyada toplu bir yıkıma neden olabileceğini öngörmek gerekir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin tavrı: “Türkiye ve Kürdistan Bölgesi şu ana kadar sağduyulu davrandı”

Türkiye’nin savaş karşısındaki tutumuna da değinen Çelenk, Ankara’nın mümkün olduğunca çatışmanın dışında kalmaya çalıştığını söyledi.

Türkiye hava sahasında bazı füzelerin vurulup düşürüldüğüne dair gelişmelerin yaşandığını hatırlatan Çelenk, buna rağmen Türkiye’nin tarafsız kalma yönünde bir politika izlediğini ifade etti.

“Bunu kestirmek zor ama şu ana kadar Türkiye başta olmak üzere Kürdistan Bölgesi dahil olmak üzere çok sağduyulu ve olması gereken gibi davrandılar” dedi.

Bölge ülkelerini savaşa çekme girişimlerinin riskli olduğunu belirten Çelenk, Türkiye’nin böyle bir senaryodan uzak durmaya çalıştığını dile getirdi.

“Bu savaşın içine Türkiye’yi ya da bölgeyi çekmek çok karmaşık bir konu. Türkiye bunun olmaması için elinden geleni yapıyor. Aynı şekilde Kürdistan Bölgesi de bu konuda duyarlı davranıyor” diye konuştu.

Ancak provokasyonların tehlikeli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Çelenk, ilgili aktörlerin daha sorumlu davranması gerektiğini vurguladı.

“Bu tip tahriklere ve saldırılara mahal vermemek lazım. Bu sonradan onarılamayacak yaralara ve sert karşılıklara sebep olabilir” dedi.

“Savaşın kazananı olmaz, kazanç sağlayanlar savaş lordları olur”

Çelenk’e göre bölge ülkelerinin savaşa dahil olması durumunda hiçbir taraf gerçek anlamda kazançlı çıkmayacak.

Katar, Türkiye veya Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin olası bir savaşın içine çekilmesi halinde sonuçların ağır olacağını belirten Çelenk, savaşların genel olarak insanlığa zarar verdiğini söyledi.

“Bu savaşın faydası kimseye olmaz. Savaşın zararı insanlığa olur” diyen Çelenk, savaşın asıl kazananlarının ise “savaş lordları” olarak nitelendirilen siyasi ve ekonomik aktörler olabileceğini ifade etti.

İran yönetiminin iç politikada ciddi sorunlar yaşadığını da belirten Çelenk, dış müdahalelerin bazen rejimleri zayıflatmak yerine güçlendirebileceğine dikkat çekti.

“İran rejimi ciddi sorunlu ve halkına ciddi baskı yapıyor. Ama bu tip müdahaleler bazen rejimin daha da kuvvetlenmesine sebep olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Çelenk, en doğru çözümün diplomasi olduğunu vurgulayarak ABD’nin kendi diplomasi geleneğinden uzaklaştığını söyledi.

“Anglo-Sakson geleneğinde ve Amerikan kurucu babalarının geleneğinde uzlaşma ve diplomasi vardır. Ancak Amerika bugün kendi kurucu geleneğine ters düşen bir politika izliyor” dedi.

Bu politikanın geçici olmasını umduğunu dile getiren Çelenk, bölgedeki aktörlerin diplomatik çözüm için hazır olduğunu da sözlerine ekledi.

“Sağduyu ile ve bölgedeki aktörlerin desteğiyle bu sorunun çözülmesi mümkün. Kürdistan Bölgesi dahil olmak üzere birçok aktör buna destek vermeye hazır” ifadelerini kullandı.

“Suriye’nin karadan savaşa katılması senaryosu zayıf”

Röportajda Suriye ordusunun savaşa karadan dahil olabileceği yönündeki iddialar da gündeme geldi.

Tarık Çelenk, bu tür senaryoların bazı çevreler tarafından mezhepsel bir eksen üzerinden kurgulanmak istenebileceğini söyledi.

“Bu işi Şii ve Sünni eksenine oturtmak isteyenler olabilir” diyen Çelenk, İran’ın geçmişte özellikle Lübnan ve Suriye’de izlediği politikaların bu tür tartışmalara zemin hazırladığını ifade etti.

Ancak buna rağmen bölge ülkelerinin böyle bir senaryoya destek vermeyeceğini düşündüğünü belirtti.

“Amerika’da bazı çevreler bunu bir senaryo olarak çalışmış olabilir. Ama bölge ülkelerinin, başta Türkiye olmak üzere, Kürdistan Bölgesi ya da Irak’ın buna prim vereceğini düşünmüyorum” dedi.

 

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli