İstanbul (Rûdaw) - ABD ile İran arasında artan askeri ve siyasi gerilim sürerken, Washington’un bölgeye savaş gemileri göndermesi ve Donald Trump’ın “anlaşma olmazsa kötü şeyler olur” tehdidini yinelemesi bölgede tansiyonu yükseltiyor.
Buna karşılık Tahran yönetimi, şartlarını korumakla birlikte diplomasi mesajı vermeye devam ediyor. Tarafların cuma günü İstanbul’da bir araya gelmesi beklenirken, iki İran uzmanı olası senaryoları Rûdaw’a değerlendirdi.
Afacan: Askeri seçenek masada ama güçlü ihtimal değil
İran Araştırmaları Merkezi (İRAM) Başkanı Serhan Afacan, ABD’nin İran’a yönelik olası bir saldırısının kesin olmadığını, Trump’ın da durumu “akışkan” olarak tanımladığını hatırlattı. Afacan’a göre Washington’un kapsamlı bir saldırı kapasitesi bulunsa da bunun maliyeti yüksek ve ABD’yi uzun süre bu dosyaya kilitleyecek bir sonuç doğurabilir.
Afacan, sınırlı bir saldırının ise “vurmuş olmak için vurmak” anlamına geleceğini ve caydırıcı olmayacağını vurguladı. İran’ın olası bir çatışmada yanıt vereceğini ancak en büyük zararı yine kendisinin göreceğini belirten Afacan, buna karşılık Tahran’ın ABD’yi teskin edebilecek diplomatik araçlara sahip olduğuna dikkat çekti.
“Türkiye çatışmanın bölgesel sonuçlarını görüyor”
Türkiye’nin bu noktada Irak ve Suriye tecrübelerinden hareketle çatışmanın bölgesel sonuçlarını gördüğünü ifade eden Afacan, Ankara’nın üç ayaklı bir diplomatik süreç yürüttüğünü söyledi: Tahran’la temas, Washington’la temas ve bölge ülkeleriyle istişare. Afacan’a göre bu süreçte öncelik nükleer dosyada.
Afacan, İran’ın elinde bulunduğu belirtilen ve yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş yaklaşık 400 kilogram uranyumun Türkiye üzerinden üçüncü bir ülkeye gönderilmesi seçeneğinin gerilimi düşürebileceğini dile getirdi. Ancak Trump yönetiminin nükleer konunun yanı sıra balistik füze programı ve bölgesel politikaları da gündeme getirmek istemesinin süreci zorlaştırdığına işaret etti. Afacan’a göre balistik füze meselesi hem hukuki altyapısı zayıf hem de İran açısından güvenlik mimarisinin temel unsurlarından biri olduğu için kısa vadede çözülmesi zor bir başlık.
Bursa: Diplomasi ihtimali güçlendi, dosyalar ayrılıyor
İran uzmanı Ramazan Bursa ise son bir haftada savaş ihtimalinin zayıfladığını ve diplomasinin öne çıktığını söyledi. Bursa’ya göre Türkiye, Mısır ve Katar’la birlikte ara buluculuk rolünü sürdürürken Ankara’nın “tüm başlıkları tek dosyada ele almanın müzakereleri kilitleyeceği” yönündeki yaklaşımı ABD tarafından da dikkate alınmaya başlandı.
Bursa, ilk aşamada İran’ın nükleer faaliyetleri ve zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması konusunun ana gündem olacağını, balistik füze gibi diğer başlıkların ise daha sonra ele alınabileceğini belirtti. Ancak İran’ın balistik füze programını müzakere konusu yapmama konusunda net olduğunu vurguladı.
“Anlaşma askeri müdahale tehdidini zayıflatacak”
Uluslararası hukuk açısından balistik füze taleplerini eleştiren Bursa, hiçbir egemen devletin savunma sanayi faaliyetlerinin bu şekilde sınırlandırılamayacağını söyledi. Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’nın (NPT) sadece nükleer silah edinimini yasakladığını, savunma amaçlı teknolojileri kapsamadığını hatırlatan Bursa, mevcut tabloda İran’a yönelik baskının adaletsiz bir çerçevede yürütüldüğünü savundu.
Bursa’ya göre nükleer konuda varılacak bir anlaşma, ABD’nin askeri müdahale tehdidini zayıflatabilir; ancak İran’ın ekonomik ve toplumsal sorunlarını çözmesi için tek başına yeterli olmayacak. Bu başlıkların Tahran’ın kendi iç dinamikleriyle ele alınması gerektiğini belirtti.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın