Haber Merkezi - Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK), İran ve Rojhilat’ta devam eden halk protestolarına ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, "zulme karşı özgürlük mücadelesine tam destek" verdiklerini duyurdu.
PSK Genel Merkezi’nden yapılan açıklamada, 28 Aralık’ta Tahran’daki çarşı esnafının kepenk kapatma eylemiyle başlayan sürecin kısa sürede tüm ülkeye yayıldığı belirtildi.
Ekonomik taleplerle başlayan eylemlerin kadınların, gençlerin ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla rejim karşıtı bir başkaldırı boyutuna ulaştığı ifade edilen açıklamada, Rojhilat kentlerinin protestolara en güçlü katılımı sağlayan bölgelerin başında geldiği vurgulandı.
2022 yılında Jina Emini’nin katledilmesinin ardından başlayan direniş ruhunun bugün bir kez daha özgürlük talebiyle alanlara yansıdığı kaydedildi.
“Mevcut yönetim siyasal meşruiyetini yitirdi”
İran’daki mevcut yönetimin siyasal meşruiyetini yitirdiğini kaydeden PSK, ülke kaynaklarının halkın refahı yerine savaş ve silaha harcandığını, yolsuzluğun ve ekonomik çürümenin had safhaya ulaştığını belirtti.
Rejimin halkın hak ve özgürlük taleplerine katliam ve idamlarla karşılık verdiğine dikkat çekilen açıklamada, sadece geçtiğimiz yıl içinde 1500’den fazla kişinin idam edildiği bilgisi paylaşıldı. PSK, gelinen aşamada İran halklarının önünde mevcut rejimi değiştirmekten başka bir seçenek kalmadığını ifade etti.
“Çoğu Kürt 40’tan fazla sivil katledildi”
Açıklamada, son bir hafta içinde İlam, Kirmanşan, Luristan ve Hemedan gibi kentlerde düzenlenen barışçıl gösterilerde çoğu Kürt 40’tan fazla sivilin katledildiği, binlerce kişinin ise gözaltına alındığı bildirildi. Gözaltına alınan pek çok kişinin akıbetinin bilinmediği belirtilerek, sivil halka yönelik kanlı saldırıların ve katliamların derhal durdurulması çağrısı yapıldı.
PSK, Rojhilat halkıyla en sıkı iş birliği ve dayanışma içinde olmaya hazır olduklarını vurgularken, bölgedeki Kürt siyasi partilerinin ulusal birlik ve ittifak kurma çabalarını yakından izlediklerini ve bu girişimleri selamladıklarını belirtti.
Açıklamanın sonunda başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası topluma, demokratik kurumlara ve barış yanlısı güçlere seslenilerek, İran’daki insanlık dışı baskılara karşı daha gür bir ses çıkarma ve etkin bir tutum alma çağrısında bulunuldu.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın