Haber Merkezi – Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, CHP'nin 28. Olağan Kurultayı'nın iptaline ilişkin istinaf kararıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Avrupa ile vize sorununun konuşulduğu, Avrupa ile uyum süreçlerinin tartışıldığı bir dönemde Avrupa'yı izah edemeyeceğimiz, dünyaya izah edemeyeceğimiz bu tür yargı kararları ülkeye zarar verir” dedi.
Akara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, CHP'nin 38’inci Olağan Kurultayı'nın iptali talebiyle açılan davada verdiği "mutlak butlan ve ihtiyati tedbir" kararının yankıları sürüyor.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, ANKA'ya yaptığı açıklamada, "mutlak butlan ve ihtiyati tedbir" kararınn ülke ekonomisine ve demokrasisine zarar vereceğini söyledi.
Gerçek demokrasilerde siyasi partinin kadroları partililer tarafından belirlendiğine dikkat çeken Kaya, “Türkiye'de doğrusu dönem dönem özellikle olağanüstü dönemlerde siyasi partilere yönelik bazen hukuksal, bazen askeri ama antidemokratik uygulamalar hep süre gelmiştir. Maalesef Avrupa Birliği süreci giden bir ülkede bir siyasi partinin hukuk yoluyla devre dışı bırakılması, müdahale edilmesi doğru bir yöntem değil. En büyük zararı ülkeye, ülkenin ekonomisine, ülkenin demokrasisine verir. Eğer biz gerçek anlamda bir demokratik gelişmiş ülke olmak istiyorsak bir siyasi partinin kadrosunun nasıl değişeceği, nasıl oluşacağı siyasi partiler esasında bellidir. Bu yöntemlerin dışında bir gerekçe üreterek zorlayarak bir partinin kadrosuna, yönetim kadrosuna ki ana muhalefet partisinin bir yönetim kadrosuna yapılmış müdahale doğrusu bize göre demokrasi dışıdır ve bu tarihte bize göstermiştir ki ne zaman böyle müdahaleler gerçekleşmişse her zaman ülke kaybetmiş" dedi.
“Böyle bir karar ülke ekonomisini önemli derecede sekteye uğratır”
CHP’ye yönelik alınan kararın ülke ekonomisini önemli derecede sekteye uğratacağını anlatan Kaya, şöyle devam etti:
“Bugün ekonomik rakamlara baktığınızda dönem dönem bu tür müdahalelerin sonucu biz sürekli gelişmiş ekonomisi büyük bir ülke olamıyoruz. O ivme sürekli bir yerlerde kırılıyor. Tam da böyle bu tür antidemokratik müdahalelerle kırılıyor. Bugün de ülke yoğun, yüksek enflasyonlu bir ortamda, dış ticaret açığının fazla olduğu bir ortamda yavaş yavaş bu sorunu çözmeye çalışırken böyle bir karar ülke ekonomisini önemli derecede sekteye uğratır. Sadece ülke ekonomisi değil işte Avrupa ile vize sorununun konuşulduğu, Avrupa ile uyum süreçlerinin tartışıldığı bir dönemde Avrupa'yı izah edemeyeceğimiz, dünyaya izah edemeyeceğimiz bu tür yargı kararları ülkeye zarar verir.
Bu gibi karar o partiyi zamanla daha da güçlendirir. İşte dönüp bakın tarih boyunca AK Parti de aynen böyle bir uygulamayla karşı karşıya kaldı dönem dönem. Bugün iktidarda. Bugün DEM Parti yüzde 6-7'lerde kapatılmaya çalışılırken bugün 15'ler bandına çıkan bir oy oranını görüyoruz. Demek ki toplum bunu kabul etmiyor. Toplum siyasete yargının, diktanın, askerin müdahalesini kabul etmiyor. Bunu bilmemiz lazım. Bunu bile bile bu tür hatalar ülkeye zarar verir. “
“Bu tür müdahalelerin olmasını ekonomi çevresi olarak doğru bulmuyoruz”
Bu kararın bir an önce Yüksek Seçim Kurulu’ndan dönmesini umut ettiklerini dile getiren Kaya, “Yani eğer bir siyasi parti yönetimi değişecekse bu normal siyasi partiler yasası çerçevesinde değişmeli. Bu tür müdahalelerin olmasını biz sivil toplum kuruluşları ve ekonomi çevresi olarak doğru bulmuyoruz” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya:
— Rudaw Türkçe (@RudawTurkce) May 22, 2026
📌Bu tür müdahalelerin olmasını ekonomi çevresi olarak doğru bulmuyoruz
📌Çözüm sürecine ilişkin ana muhalefet partisinin desteğinin olması gerekir
📌Türkiye'de yatırım yapmak isteyen yatırımcıların bu karar karşısında… pic.twitter.com/NoJIBLD40J
“Çözüm sürecine ilişkin ana muhalefet partisinin desteğinin olması gerekir”
Kaya, "mutlak butlan ve ihtiyati tedbir" kararının çözüm sürecini de etkileyeceğini ifade ederek, şöyle konuştu:
“Burada bir süreç ülkede bir süreç var. Bu sürecin belki de bir önceki süreçlerden en büyük üstünlüğü meclisin neredeyse yüzde 90'ı bu sürecin yanında, sürecin destekçisi ana muhalefet partisidir. Bir önceki süreçte özellikle ana muhalefet partisinin destek vermemesinin yarattığı durum 2015'te sürecin bozulmasına ve 10 yıllık insan ve ekonomik kayıplarımıza neden oldu. Bugün böyle bir ivme yakalanmışken bu tür müdahaleler ister istemez o siyasi birlik Meclis’te oluşması gereken siyasi birlikler bugün işte bir çerçeve yasanın bir an önce meclise inmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Şimdi siz orada ana muhalefet partisini yok sayarak bir şekilde bunu Meclis'ten yarım değil, tam çıkarmanız gerekir. Yani ana muhalefet partisinin desteğinin olması gerekir.”
“Özgür Özel'in CHP’yi nereden nereye getirdiğini de bu süreç içerisinde gördük”
“Özgür Özel başkanlığındaki Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu süreç içerisindeki duruşu belki de bu sürecin 2 yıl dolmadan çözüm noktasına gelmesi en büyük payı olanlardan biridir” diyen Kaya, “Şimdi Türkiye 50 yıllık bir çatışmalı süreçten geldi. 50 yıllık süreçte bir türlü siyasi partiler bir araya gelerek bir çözüm süreci yaratamadılar. Hep askeri yöntemlerle çözmeye çalıştılar. İlk defa ana muhalefet partisi iktidar partisinin bir araya gelip o 50 yıllık sorunu çözeceği bir duruma da sekte vurabilir mi? Evet, yapabilir çünkü gerçek anlamda meclis çoğunluğunun ve toplum aklının büyük bir kısmının desteklemediği bir çözümü çok rahatlıkla bu ülkede böyle bir Orta Doğu ülkesinde kolay kolay hayata geçiremezsiniz. Onun için burada ana muhalefet partisi ve kadrosunun ve liderinin bu sürecin yanında duruş şekli sürecin çözümünde çok çok önemlidir ki o anlamda Özgür Özel'in gerçekten CHP'yi nereden nereye getirdiğini de bu süreç içerisinde gördük. Bu da bizim için bence önemliydi” ifadesini kullandı.
“Türkiye'de yatırım yapmak isteyen yatırımcıların bu karar karşısında endişeler oluşur”
İş dünyasını bu karar karşısında endişe duyduğunu sözlerine ekleyen Kaya, “Bakın ekonomi gerçekten çok kırılgan ve uzun vadeli yatırımlar güven ister. Şimdi bu tür kararlarda bu iş sadece siyasi parti, bir siyasi partinin, bir ana muhalefet partisinin kadrosunun değişimi değildir. Kadrosuna hukuksal bir müdahalenin dışında doğrusu biraz el ifade ettiğim bir demokrasi sorunudur. Şimdi yatırımcı bir dışarıdan buraya gelecek olan yatırımcılar veya Türkiye'de yatırım yapmak isteyen yatırımcıların bu karar karşısında isteyen ister istemez endişeler oluşur. Endişeler de ekonomide parayı yatırıma değil daha farklı enstrümanlara kaymasına sebep olur. Bu da ister istemezsem enflasyonu tetikleyeceği gibi ülkede özellikle dövizin ve enflasyonun yükselmesine sebep olur” şeklinde konuştu.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın