İdris Barzani, milli uzlaşma mimarı – 2

3 saat önce
İsmet Yüce
Etiketler İdris Barzani Mele Mustafa Barzani KDP KYB Kürdistan
A+ A-

Milli, birleştirici Kürd düşüncesinin sembol ismi İdris Barzani, genç denilebilecek bir yaşta erken aramızdan ayrıldı.

Yaşasaydı bugün Kürd milleti daha güçlü olacaktı. Modern dönemin önemli Kürd liderlerinden İdris Barzani, birçok yönüyle hem bölgede hem de genel Kürdistan'da milli, birleştirici ve barışçı diplomat özellikleriyle milletimizin güç ve birlik içinde bugüne gelmesinde tarihî emeklere sahiptir. Büyük Milli Önder İdris Barzani hakkında arkadaşları ve yakından tanıma olanağı bulan Kürdistan şahsiyetlerinin anlatımlarına bakarak temel özellikleri anlayabiliriz.

Hayatını halkının haklı davası uğruna mücadeleye adamış bir şahsiyet olan İdris Barzani, Kürdistan’daki siyasi taraflar ve farklı bileşenler arasında her zaman bir köprü vazifesi görerek, ulusal birlik yolunda hayati bir rol üstlenmiştir.

Hayatı ve siyasi mücadelesi

İdris Barzani, 4 Mart 1944’te Barzan bölgesinde, Barzan köyü yakınlarındaki dağlık bir bölgede dünyaya geldi. Bu dönem, Üçüncü Barzan Devrimi'ne ve Mahabad'da Kürdistan Cumhuriyeti'nin kuruluşuna tanıklık eden, hassas ve değişim dolu bir dönemdi.

Kürdistan Cumhuriyeti'nin yıkılması ve babası ölümsüz Mele Mustafa Barzani’nin 1947’de Sovyetler Birliği’ne gitmesinin ardından, henüz 4 yaşında olan İdris Barzani ailesiyle birlikte Irak’ın güneyine sürgün edildi. Barzani, 11 yıl süren bu sürgün döneminde Basra, Musul ve Bağdat gibi şehirlerde büyük zorluklar ve meşakkatlerle dolu bir hayat sürdü.

1961 yılında Eylül Devrimi'nin patlak vermesiyle birlikte, cesur bir Peşmerge ve yetkin bir lider olarak mücadele saflarındaki yerini aldı. Yetenekleri ve dirayeti sayesinde kısa sürede babası Mele Mustafa Barzani’nin güvenini kazandı ve kendisine kritik görevler tevdi edildi. İdris Barzani, Kürd özgürlük hareketinin tarihi kazanımlarından biri kabul edilen 11 Mart 1970 Anlaşması müzakerelerinde de kilit bir rol oynadı.

1975 Cezayir Anlaşması ile Eylül Devrimi'nin sekteye uğramasının ardından İdris Barzani, kardeşi Başkan Mesud Barzani ile omuz omuza vererek; Gulan Devrimi'nin başlatılmasında, Peşmerge güçlerinin yeniden örgütlenmesinde ve mücadelenin sürdürülmesinde temel bir rol üstlendi. Bu zorlu süreçte, 1975 sonrası İran’a sığınan mültecilerin sevk ve idaresini de bizzat yürüttü.

Milli birlik anlayışı

20. yüzyılın en etkili Kürd siyasi liderlerinden biri olan İdris Barzani; ardında mücadele, yurtseverlik, barış çabaları ve ulusal birlik adına büyük bir miras bıraktı. Belki de en belirgin özelliği, Kürd milletinin varlığı için hayati öneme sahip milli birlik anlayışının yılmaz bir savunucusu olmasıydı.

Kürd lider İdris Barzani'nin vefat yıldönümünde konuşan KDP Politbüro Sekreteri Fazıl Mirani, "İdris Barzani zafer için çok şey yaptı ama çok azını gördü" dedi.

Bugün, Kürd lider İdris Mele Mustafa Barzani’nin vefatının üzerinden 38 yıl geçti.

Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Politbüro Sekreteri Fazıl Mirani, bu vesileyle düzenlenen anma töreninde, İdris Barzani'nin siyasi, toplumsal ve kişisel hayatının çeşitli aşamalarına değindi.

Fazıl Mirani, "Büyük bir şahsiyet olan Kak İdris’i anlatmak kolay bir iş değil. Bir konuşma ya da bir toplantıda onun tüm hayatını anlatmak mümkün değildir. Belki de hiçbirimiz buna layık değiliz ve onun hayatının tüm sayfalarını anlatabilecek yetkinliğe sahip değiliz" dedi.

Mirani sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizler ona yakındık. Ben 1986’dan itibaren kendisini tanıdım ve vefat edene kadar onunla birlikteydim. Zor günlerde ve hatta mutlu sayılabilecek günlerde beraberdik. O günler, mücadele edenler için mutluluk vericiydi, çünkü başarı ve halkın ilerleyişini görmek, ülkelerini koruma adına umut veriyordu.

“Bu millet kendi haklarından mahrum kaldığı sürece bu devrim devam edecektir. Eğer insani bir çerçeveden bakılacaksa devlet hakkı da insani bir haktır. Biz Kürdler de insani haklarının yok sayıldığı halklardan biri olduğumuzu unutmamalıyız. Bu, hepimizin üzerinde durması ve eksikliğini hissetmesi gereken bir konudur.”

Fazıl Mirani, "Benim arzum, liderlerimizin tarihinden dikkatlice bahsetmemizdir. Birincisi onlara karşı haksızlık yapmamak için; ikincisi ise onlara hak ettikleri değeri vermek için. Ben, Kürdlerin basit bir tabiriyle şöyle diyorum: Ağabey İdris yaşadı ve göç etti, ancak mazlum bir şekilde.”

1970’lerde ve 80’lerde İdris Barzani'nin yakın silah arkadaşlarından biri olan Fazıl Mirani, "Keşke Ölümsüz Barzani, Kak İdris ve kahraman şehitlerimiz de bizim bugünlerimize ortak olsalardı. Bugün bu başarı sayesinde milletimiz kısmen de olsa istikrar, barış ve huzur içindedir. Kesinlik iddiasında bulunmuyorum, çünkü mutlak olan, şu an sahip olduğumuzdan daha fazlasıdır, ama bugün buradayız ve daha iyi bir yarın için çabalamalıyız” ifadelerini kullandı.

"İdris Barzani ve Mam Celal, KDP ile KYB arasında ilk barış anlaşmasını imzaladı”

İdris Barzani’nin sade bir insan olduğunu anlatan Mirani, “Ona yakın bir kişi olarak şunu söyleyebilirim; zahit bir insandı. Hem siyasette hem de dünyada zahit bir insandı, geceleri uyumaz, ibadet ederdi, tıpkı gece ve gündüz gibi, bir peşmerge olarak bu parti ve milletin mücadelesini sürdürdü” dedi.

İdris Barzani, milli Kürd birliği ve düşüncesinin tarihi bir lideridir. Onu erken yaşta, tam Kürdistan ateş çemberinde iken kaybettik. Tarihte emeğinin yeri tam olarak anlaşılmamış ve hakkı verilmemiş liderlerimizden biridir.

— Karwan Cevher Muhammed, İdris Barzani: Yaşamı ve Mücadelesi, Sitav Yayınları

(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli
 

Son paylaşılanlar

Omer Ahmed, Rûdaw Medya Grubu Ekonomi Masası Müdürü

Irak: Petrolü olan ama ‘petrolsüz’ bir ülke

Basra’daki Fav Petrol Terminali’nde görev yapan mühendisler, devasa depolama tanklarının dolup taşmasını ancak petrolü gönderecek hiçbir yerin olmamasını çaresizlik içinde izliyordu. Normal şartlarda Basra Körfezi’nin kuzeyinde uzun kuyruklar oluşturan dev tankerler, günlerdir bölgeye yanaşamıyordu.