Barzani’nin gözlerinin içine bakmak

12-09-2015
Zana Behram
Etiketler Zana Behram Barzani Newşirvan
A+ A-

Kürdistan Bölgesi’ndeki başkanlık sorunu, sadece siyasilerin tartışıp konuştuğu ve sadece onların aralarında çözeceği bir konu olarak görüldü. Oysa, halkın başka sorunu yokmuş gibi hayatımızın bir parçası haline geldi.

 

Bu durumda akla gelen soru şu oldu: Acaba Mesud Barzani koltuğunu bırakmayarak, ülkeyi diktatörlüğe doğru mu sürükleyecek?

 

Ya da bu, sadece yönetimdekilerin birbirlerine karşı yaptığı bir güç gösterisi oyunu mu?

 

Bana göre, ikinci ihtimal Kürdistan Bölgesi’nde yaşanan siyasi duruma daha iyi ortaya koyuyor. Zira Ortadoğu’nun aksine Kürdistan Bölgesi’nde diktatörlük sistemi yerleşemez. Çünkü geride bıraktığımız 23 yılda, siyasi yetkiler ve milli kaynaklar başta olmak üzere tüm kaynaklar taraflar arasında anlaşma çerçevesine paylaşıldı. Özellikle KYB ve KDP arasında kardeşçe paylaşıldı diyebiliriz.

 

Bunların yanı sıra, halkın algısı ve farkındalığı da değişti. Kaldı ki iki partili dönemde de yaşamıyoruz. Halk seçim zamanı geldiğinde kime oy vereceğini biliyor. Partiler arasında siyasi ve coğrafi anlamda etkinlik değişebilir. Ancak tüm bunlara rağmen ülkemizin diktatörlüğe gittiği düşüncesini gerçekçi bulmuyorum.

 

Konuya daha çok açıklık getirmek için bundan birkaç yıl öncesine, iki partili döneme, göz atıp barış ve savaşın sadece iki liderin kararına kaldığı bir dönem olduğunu hatırlayalım. İki lider de şah zamanından itibaren gücünü halktan aldı. Aynı zamanda her biri bölgelerinde ilk sırada yer alan kişiler oldu. Ancak günümüzde şartlar değişti. Sözünü ettiğim liderlerden biri olan Celal Talabani.

 

Talabani’nin artık ne meydanlarda ne de partisinde bir etkisi bulunmuyor. Şu bir gerçek ki Talabani’nin yokluğu Kürt siyasetinde, dengeleri korumak adına büyük bir boşluk yarattı.

 

Bir diğer lider ise bir dönem rekabet, bir dönem uzlaşı çerçevesinde varlığını sürdüren Mesud Barzani. Barzani, tek başına kaldığı şu dönemde ülkenin yönetimini sürdürüyor. Barzani her ne kadar Kürdistan Bölgesi’nin önemli sorunlarını taraflara danışıp görüşlerini alsa da kendisine ve KDP’ye yönelik eleştirilerin önüne geçemediği gibi, Kürdistan Bölgesi’ne de tam anlamıyla başkan olamadı. KYB’nin ve Goran Hareketi’nin Barzani’ye olan tepkisi ise günbegün artmaya devam etti.

 

Goran Hareketi lideri Newşirwan Mustafa özellikle, Talabani’nin meydanlardan ayrılışından sonra, kendisinin bu kitleye hitap edeceğini sandı. Bu nedenle Süleymaniye idaresini ve KYB’ye bağlı Yeşil Grubu bir planın içine alarak yürürtmeye çalıştı.

 

Birinci planı, KDP’yi ve Barzani ailesini bir “şeytan ve satılmış” olarak göstermekti. Bu planını da medya ve yayın kuruluşları aracılığıyla elde etti. İkinci plan olarak da KYB’nin KDP ile uzlaşamadığı konularda, başta anayasa meeselesi olmak üzere, yönetim sisteminde değişiklik, Kürdistan Bölgesi Başkanlık Yasası’nın değiştirilmesi gibi alanlarda çalışma yürüttü.

 

Newşirwan Mustafa, hükümetin bir parçası olduğunda da hükümet içinde tam anlamıyla bir değişim yapamayacağının farkındaydı. Tıpkı onun dediği gibi baştan aşağı bir reformun yapılmalıydı. Ancak o da çok iyi biliyordu ki sarfettiği sözler muhalefette olduğu dönemde halka verdiği vaatlerdi ve hükümetin bir parçası olduğunda bunu yerine getirmeyeceğini de biliyordu.

 

Fakat Buna rağmen hükümete girmeyi kabul etti. Zira planının bir parçası da istediğinde hükümete baskı yaparak bir kriz ortamı yaratıp Kürdistan Bölgesi’nde yönetimde soruna neden olmaktı. Şu anda karşı karşıya olduğumuz konuda tam da bu. Hedeflediği, zamanla krizi daha çok derinleştirip hükümetin dağılmasını sağlamak ve yönetimde sorun çıkarmaktı.

 

Tabi bu durumda halk şunu sorabilir: Kürdistan Bölgesi’nde başka krizler de yaşanacak mı?

 

Bu sorunun cevabı zor değil. Zira ülkenin içinde bulunduğu krizler, liderlerin sahip oldukları rolü ve kapasitelerini ortaya koyuyor. Şimdilerde ise Newşirwan Mustafa meydanlarda partilere ve halkın bir bölümüne kendini göstermeye çalışıyor.

 

Bu nedenle ülkemizde yeni bir oyunun meydana geldiğini söyleyebilirz. Ancak bu oyun iki eski lider arasında değil, Barzani ile Celal Talabani’nin eski yardımıcısı arasında oynanıyor. Bu nedenle başkanlık krizi çözülse dahi, bu ülke onlarca farklı sorunla yine karşı karşıya gelecektir. Zira Talabani’nin yardımcısı, kendi tepesinin Barzani’nin tepesinin seviyesine yükselmesini istiyor ki o zaman Barzani’nin gözlerinin içine kolay bakabilsin.

 

 

(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli