Almanya'nın Kürdistan Bölgesi Başkonsolosu, ülkesinin yasal göçü ve nitelikli iş gücünü memnuniyetle karşıladığını ancak aynı zamanda yasa dışı göç konusunda uyarılarda bulunduğunu belirterek, ekonomik sorunlar nedeniyle göç eden kişilerin sığınma hakkı alma şansının "çok düşük" olduğunu söylüyor.
Almanya'nın Kürdistan Bölgesi Başkonsolosu Albrecht von Wittke, vize verme sürecine ilişkin olarak da 2024 yılında yaklaşık 17 bin 500 başvuru aldıklarını, ancak bunların büyük bir kısmının sorunlu olduğunu belirterek, "Maalesef başvuruların kalitesi kötü; başvurular ya eksik ya da sahte belgelerle geliyor" dedi.
Almanya'nın Erbil Başkonsolosu Albrecht von Wittke, Rûdaw TV’den Şaho Emin ile yaptığı özel röportajda, Erbil ile Berlin arasındaki ilişkileri, Peşmerge Bakanlığı'ndaki reform sürecini ve ülkesinin bu sürecin yavaşlığından duyduğu endişeyi detaylıca değerlendirdi. Ayrıca Kürdistan'da yeni bir hükümetin hızla kurulmasının çok önemli olduğunun altını çizdi.
Almanya Başkonsolosu Albrecht von Wittke, Peşmerge güçlerinin reformu ve birleştirilmesi sürecinin tam olarak istedikleri hızda ilerlemediğini belirtmekle birlikte, kaydedilen gelişmelerin yine de olumlu olduğunu ifade etti.
Bölgenin güvenliği ve istikrarı için birleşik bir Peşmerge gücünün hayati önem taşıdığını vurgulayan Konsolos, uluslararası koalisyonun görev süresinin sona erme ihtimaline karşı bu sürecin hızlandırılması gerektiğinin altını çizdi.
Sürecin yavaşlığının temel nedeni olarak siyasi partilerin kendi askeri güçlerine sahip olma alışkanlığını ve tek bir ordu fikrinin henüz tam olarak benimsenmemesini gösteren Wittke, güçler arasında daha fazla birlik ruhuna ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Ayrıca, uluslararası güvenlik desteğinin gelecekte sona erme ihtimaline karşı alternatif çözümler üretilebilmesi için de güçlü ve ortak bir hükümet yapısının gerekliliğini vurguladı.
Almanya Başkonsolosu Albrecht von Wittke, bölgedeki Alman markalarına duyulan güvenin ticari ilişkiler için çok güçlü bir zemin oluşturduğunu belirterek, hedeflerinin sadece Almanya'dan ithalat yapmak değil, aynı zamanda Kürt ürünlerinin Almanya'ya ihracatını da teşvik etmek olduğunu vurguladı. Bölge ekonomisini çeşitlendirmek ve gençlere yeni istihdam alanları açmak amacıyla daha fazla Alman yatırımcısını Kürdistan'a çekmek istediklerini ifade eden Wittke, bu kapsamda Şubat ayı başında Almanya'dan Erbil'e gelecek olan ticaret heyetinin ekonomik bağları güçlendirecek önemli bir adım olacağını müjdeledi.
Rûdaw'ın Almanya Başkonsolosu ile röportajının tam metni:
Rûdaw: Sayın Konsolos, sizi gördüğüme sevindim.
Almanya Başkonsolosu: Davetiniz için çok teşekkür ederim.
Rûdaw: Teşekkürler. Hoş geldiniz. Noel'inizi kutluyorum. Sormak istiyorum, Erbil'de ve Kürdistan'da Noel nasıldı?
Almanya Başkonsolosu: Çok güzeldi. Konsoloslukta küçük bir Noel kutlaması düzenledik. Erbil Uluslararası Havalimanı üssündeki askeri gücümüzün içindeki papazı davet ettik ve küçük bir ayin düzenledi. Daha sonra güzel bir Noel yemeği için çok iyi bir hazırlık yaptık.
Rûdaw: Burası nasıl? Neden Noel’i geçirmek için Almanya'da dönmediniz? Sonuçta orada dini törenler için daha fazla imkanınız var.
Almanya Başkonsolosu: Evet, bazı iş arkadaşlarımız Noel için Almanya'ya döndü ama bazı arkadaşların burada kalması gerekiyordu. Kalanlarla birlikte kutladık.
Rûdaw: Kürdistan'daki Noel atmosferini gördünüz mü? Ankawa, Şeqlava veya diğer yerlerdeki Hristiyanları? O yerleri ziyaret ettiniz mi?
Almanya Başkonsolosu: Evet, ziyaret ettik. Ayrıca Doğu Asur Kilisesi'ndeki bir Noel ayinine katıldık ki çok ilgi çekiciydi.
Rûdaw: Çok güzel. Almanya ve Kürdistan arasında güçlü bir kültürel bağ ve başka bazı alanlarda ilişkiler var. Ben konsolosluktan bahsetmek istiyorum. Son zamanlarda Amerika Birleşik Devletleri Erbil'de en büyük konsolosluğunu açtı. Sizin planınız nedir? Konsolosluğunuzu burada genişletmek için herhangi bir planınız var mı?
Almanya Başkonsolosu: Aslında konsolosluğumuz Almanya standartlarına göre de büyük bir kurum. Yerimiz çok iyi ve o yerden çok memnunuz, bu yüzden başka bir yere taşınma gibi bir planımız yok.
Rûdaw: Kürdistan halkının Alman ürünlerini çok beğendiğini ve sevdiğini biliyor musunuz? Kürdistan ile ülkeniz arasındaki ticareti nasıl görüyorsunuz?
Almanya Başkonsolosu: Alman markalarının çok güvenilir olduğunu görüyorum. Bence bu Alman şirketleri için çok olumlu. Almanya'dan çok fazla ticaret ve ithalat olduğunu düşünüyorum. Kanaatimce, ticari ilişkilerimizi geliştirmek ve ilerletmek için yapmamız gereken, Almanya'ya daha fazla Kürt ürünü ihraç etmektir; ayrıca genel iş ortamı uygun olursa, insanlara istihdam sağlamak, iş fırsatları yaratmak ve ekonomiyi çeşitlendirmeye yardımcı olmak amacıyla Kürdistan'a daha fazla Alman yatırımı getirmektir.
Rûdaw: Bu amaç için plan nedir? Berlin ve Erbil arasındaki ticareti geliştirmek için belirlenmiş bir plan var mı?
Almanya Başkonsolosu: Görevi buradaki ticari ilişkileri geliştirmek olan Alman Ticaret Odası ile sürekli çalışıyoruz. Kürdistan Bölgesi'nden Almanya'ya, örneğin ticaret fuarlarına giden ticari heyetleri destekliyoruz ve Alman tarafının buradaki ticaret fuarlarına katılımını teşvik ediyoruz. Şubat ayının başında Almanya'dan Bağdat'a ve Erbil'e bir ticaret heyeti getireceğiz. Umarız bu, Almanya ve Kürdistan ticari ilişkileri için çok önemli bir teşvik olur.
Rûdaw: Kürdistan'daki bazı şirketler Alman şirketlerinin ve markalarının ortağı veya bayisi olmak istiyor ya da buna çabalıyor. Sizce bu mümkün mü? Böyle bir iş kolay mı?
Almanya Başkonsolosu: Bence çok mümkün. Bahsettiğiniz gibi, Alman markalarının buradaki itibarı çok iyi. Bu yüzden üzerinde büyük bir talep var. Erbil'de de ofisi bulunan Alman Ticaret Odası'nın bu alanda her zaman çok yardımcı olabileceğini düşünüyorum. Bu nedenle, kimin ne tür ürün ve mal sağlayabileceğini öğrenmek için bir istek varsa, konuşulması gereken doğru taraf Alman Ticaret Odası'dır.
Rûdaw: Pekala. Yıllardır burada Peşmerge güçlerinin reformu ve birleştirilmesi adı verilen bir süreç var. Alman hükümeti bu reform ve birleştirmede tarafsız bir rol oynuyor. Süreci nasıl görüyorsunuz? Memnun musunuz? Süreç yavaş mı, hızlı mı ilerliyor?
Almanya Başkonsolosu: Sürecin istediğimiz gibi olmadığını söylemeliyim, ancak sürecin ilerlediğini görmek güzel. Uluslararası Koalisyon'daki müttefiklerimizle bu sürece başladığımızdan beri önemli ilerlemeler kaydettiğimizi düşünüyorum. Bizim için önemli olan bu bölgenin güvenliğini ve istikrarını korumaktır. Birleşik bir Peşmerge gücünün bu amaç için çok önemli bir araç olacağını düşünüyorum. Bu yüzden, bundan emin olmak için Uluslararası Koalisyon'daki meslektaşlarımızla çalışıyoruz. IŞİD'e karşı Uluslararası Koalisyon misyonunun sona ermesinden sonra ne olacağını tam olarak bilmiyoruz, bu yüzden Peşmerge güçlerini denetleyen Kürt siyasetçilerin ve askeri komutanların süreci hızlandırma ve Peşmerge'nin birleştirilmesini tamamlama konusunda büyük bir istekleri olduğunu düşünüyorum.
Rûdaw: Pekala. Cevabınızda sürecin istediğimiz gibi olmadığını söylediniz. Bu yavaş sürecin en yetersiz noktası nedir?
Almanya Başkonsolosu: Bence her yeniden düzenleme zaman alır. Burada Kürdistan'da partilerin kendi Peşmergelerine sahip olmaya alıştıklarını ve tüm bölge için tek bir Peşmerge gücü fikrinin yeni bir şey olduğunu anlıyorum. Bu yüzden bunun tam olarak yerleşmesi gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca güç içinde daha fazla birlik ruhu görmemiz gerekiyor.
Rûdaw: Şimdi Almanya vizesinden bahsetmek istiyorum. Biliyorsunuz Kürdistan, Irak ve bölge halkı Almanya'ya gitmek istiyor. Almanya çok güzel bir ülke. Vize başvurusunda bulunanlardan sık sık sürecin çok zor olduğunu, erken cevap alamadıklarını ve çoğunun reddedildiğini duyuyorum, neden?
Almanya Başkonsolosu: Konular birbirine bağlı. Birincisi, bize çok sayıda vize başvurusu geliyor. 2024 yılında genel olarak 17.500 vize başvurusu dosyamız vardı. Bunların farklı kategorileri var. Detaylara girmeyeceğim ama vize işleriyle ilgilenen meslektaşlarımın bana söylediği şu; maalesef dünya genelindeki diğer vize bölümleriyle karşılaştırıldığında, vize başvurusu formları düzgün değil, yani başvurular ya eksik ya da sahte belgelerle sunuluyor. Bu belgeleri incelemek de normal bir dosyaya kıyasla çok daha fazla zaman alıyor. Bu, bizde vize sürecini yavaşlatan nedenlerden biri. Bu nedenle eksik veya sahte belge sunan kişiler, süreci başkaları için de yavaşlatıyor. Bu yüzden herkesten, vize için gerekli olan tam belgeleri sunmak adına talimatlara dikkatlice bakmalarını rica ediyorum; bu, vize almanın ilk adımı olacaktır.
Rûdaw: Anladım. Kürdistan halkı dışında, Kürdistan'ın diğer parçalarından, örneğin Rojava'dan, Suriye'den ve diğer ülkelerden de vize başvuruları sizin konsolosluğunuz üzerinden mi yapılıyor? Hepsi buradan mı başvuru yapıyor? Onlar için de vize veriyor musunuz?
Almanya Başkonsolosu: Şöyle diyelim, genel olarak vize başvurusu için konsolosluk veya büyükelçiliğin faaliyet gösterdiği bölgede ikamet ediyor olmanız gerekir. Kuzeydoğu Suriye halkı için özel bir durum var, çünkü Almanya'nın Şam Büyükelçiliği şu anda vize işlemi yapmıyor ve ne zaman yeniden başlayacağını da bilmiyorum. Orada büyükelçiliğimiz var ama henüz vize bölümümüz yok. Bu yüzden şu anda Kuzeydoğu Suriye halkı veya genel olarak Suriye'de ikamet eden Suriye halkı, Erbil'de daha uzun süreli, yani 90 günden fazla kalışlar için vize başvurusunda bulunabilir. Schengen vizesi değil, uzun süreli kalış vizesi.
Rûdaw: Pekala. Geçtiğimiz yıllarda vize başvurusunda bulunan kişiler tarafından vize sürecinde herhangi bir yolsuzluk veya benzeri bir şey yaşandı mı?
Almanya Başkonsolosu: Bence buradaki sorun, insanlara vize sürecini hızlandırabileceklerini söyleyen çok sayıda ofis olması. Bazı sahte belgelerin bu ofisler aracılığıyla hazırlandığını düşünüyorum. Sadece şunu teyit edebilirim ki herkes vize başvurusunda bulunabilir ve hiçbir sihire gerek yoktur. Belgelerinizin tam olması çok önemlidir. Web sitemizde net bir liste var ve herkes bu işi kendisi yapabilir. Sonuçta herkes...
Rûdaw: Online mı?
Almanya Başkonsolosu: Hayır, başvuruyu online olarak sunamazsınız ama listeyi konsolosluğun web sitesinden online olarak alabilirsiniz. Herkes vize başvurusunda bulunabilir. Önemli olan şey, vize başvurusundan başvuru sahibinin sorumlu olmasıdır, birine yardım eden ofisin değil. Bu yüzden sonuçta sunulan belgelerden başvuru sahibinin kendisi sorumludur.
Rûdaw: Yani bu, bazı ofislerin vize almak amacıyla yanlış belgeler sunduğu anlamına mı geliyor? Bu Almanya'ya gidip geri dönmemek veya sığınma talebinde bulunmak için mi?
Almanya Başkonsolosu: Farklı nedenler olabilir. Açıkçası sahte belge sunanlar neden böyle yaptıklarını söylemiyorlar. Irak'tan çok sayıda sığınmacımız var. İstatistiklerimizde Irak'ın orta kesimi ile Kürdistan Bölgesi halkı arasında ayrım yapmıyoruz ama yine de Iraklılar Almanya'daki sığınmacılar arasında dördüncü sırada. Sığınma hakkı talep etmek için de Almanya'ya gitmeniz gerekiyor. Almanya'ya gitmenin yasa dışı yolları var veya insanlar örneğin turist vizesini kullanmaya çalışıp sonra sığınma talebinde bulunuyorlar.
Rûdaw: Suriye Kürtleri ve Rojava konusunda, onlar aile birleşimi vizesi talep ediyorlar.
Almanya Başkonsolosu: Evet.
Rûdaw: Onlar için herhangi bir kolaylığınız var mı yoksa bir süredir durduruldu mu?
Almanya Başkonsolosu: Hayır, sanırım bazı karışıklıklar oldu. Şu anda durdurulmuş olan belirli bir aile birleşimi vizesi türü vardı. Bu da, kendi ülkelerine dönmeleri yaşamları üzerinde tehlike oluşturabileceği için Almanya'da kalmalarına izin verilenlerin aile birleşimiyle ilgili. Ancak diğer kişiler için, örneğin bir Alman vatandaşıyla veya daha önce Almanya'da sığınma hakkı verilmiş biriyle ya da Almanya'da yasal olarak çalışan ve oturma hakkı olan biriyle vb. birlikte olmak isteyenler için; tüm bu başvurular hala devam ediyor, ister Irak Kürdistan Bölgesi'nden ister Kuzeydoğu Suriye'den olsunlar. Bu hala devam ediyor. Almanya'daki bir akrabasının yanına gitmek isteyenler için, eğer o akrabanın örneğin oturma izni varsa, IOM (Uluslararası Göç Örgütü) ve Aile Yardım Programı tarafından bir destek merkezi var; insanlara danışmanlık yapıyor ve ilgili belgeleri toplamalarına yardım ediyorlar, ancak bu danışmanlık ve yardım sadece o özel durumlar içindir.
Rûdaw: Pekala. Yeni Alman hükümeti, oturma izni başvurusu reddedilen kişilerin sınır dışı edilmesine odaklanıyor. Almanya'da sıcak bir şekilde karşılanan Ezidiler için politika nasıl olacak?
Almanya Başkonsolosu: Hepinizin bildiği gibi, IŞİD saldırdığında sadece Kürtlere odaklanmadı, Ezidilere de büyük bir odaklanma oldu. Almanya büyük bir sayıyı kabul etti.
Rûdaw: Onlar için de Kürt kelimesini kullanabilirsiniz.
Almanya Başkonsolosu: Pardon?
Rûdaw: Ezidiler de Kürttür, ama dinleri farklıdır, evet.
Almanya Başkonsolosu: Her neyse… Almanya'dan sığınma talebinde bulunan ve bu hakkın verildiği çok sayıda Ezidi vardı, ancak şimdi durumu çok farklı görüyoruz. Sığınma hakkı verilenler Almanya'da kalabilirler ama sığınma talebi reddedilenlerin, oturma hakkı olmayan diğer herkes gibi ülkeyi terk etmesi gerekiyor. Bu Ezidilere özel bir durum değil. Temelde, Almanya'da daimi ikamet hakkı almaya çalışıp başvurusu reddedilen herkesin sonunda ülkeyi terk etmesi gerekir. Bu yüzden onlara bir bildirim gider ve gönüllü olarak ülkeyi terk etmeleri istenir, yapmazlarsa Alman hükümetinin bu kişileri geri göndermek için kendi yöntemleri vardır.
Rûdaw: Kürdistan Bölgesi'nde yaşayan ve Alman pasaportu taşıyan kaç Alman vatandaşı olduğuna dair herhangi bir veriniz var mı?
Almanya Başkonsolosu: Hayır, aslında yok, çünkü kendilerini bize kaydettirmeleri için bir zorunluluk yok. Güvenlik ve benzeri amaçlarla insanlardan gönüllü olarak konsolosluğa kayıt olmalarını istiyoruz ama bu esas olarak kökleri Kürdistan Bölgesi'nde olmayan Almanlar içindir. Çifte vatandaşlığa sahip çok sayıda vatandaş olduğunu biliyoruz ama sayıyı tam olarak bilmiyoruz. Birkaç bin kişi olduklarını tahmin ediyoruz.
Rûdaw: Üniversite mezunu olan veya eğitim ve çalışmayı amaçlayan birçok genç, Almanya'da çalışmak veya okumak istiyor. Almanya'da yüksek lisans ve doktora başvurusu yapmaları için öğrencilere ne tür kolaylıklarınız var? Veya çalışmak için?
Almanya Başkonsolosu: Almanya'ya gitmek için fırsatlar var, aslında Almanya bu tür başvuru sahiplerini memnuniyetle karşılıyor çünkü nitelikli başvuru sahiplerine çok ihtiyacımız var; ancak buradaki tabir "nitelikli başvuru sahibi"dir, bu da ülkemizdeki demografik değişimden kaynaklanıyor. Almanya yaşlı bir topluma sahip, ekonomik seviyemizi korumak için Almanya'ya gelen yabancılara güvenmek zorundayız. Farklı yollar var, örneğin Almanya'da okuma niyetiniz varsa, danışmanlık sunan Alman Akademik Değişim Servisi (DAAD) var. Ancak aynı zamanda, Alman İş, Geri Dönüş ve Göç Merkezi ile Kürdistan Bölgesi İçişleri Bakanlığı tarafından yönetilen Ortak Kriz Koordinasyon Merkezi arasında bir koordinasyon olacak bir merkez açma isteği de var. Nitelikli iş gücünün Almanya'ya göçü konusunda özel danışmanlık verilecek bir ofis açacaklar.
Rûdaw: Burada Almanca öğreten bir enstitüsü olan bir arkadaşım var, bana şu anda Almanca kursunu tamamlamış ve dilde sertifika almış 200 hemşireleri olduğunu söyledi, ancak bu gençlerin çalışmak için Almanya'ya gitmelerinin yasal mekanizmaları nelerdir?
Almanya Başkonsolosu: Onların da vize başvurusu yapması gerekiyor. Normal şartlarda buradan Almanya'da bir iş aramaları gerekir. Bu da uygun ve elde edilebilir bir iştir. İş bulduklarında, yetkinlik belgesi, dil belgesi ve diğer gerekliliklerle birlikte vize başvurusunda bulunabilirler. Bu süreç merkezi bir şekilde yürütülüyor, yani Almanya'daki kurumlar vize başvurularını inceliyor ama temelde buradaki konsolosluk bu tür başvurular için hizmet penceresidir.
Rûdaw: Almanya'da göçmenlik politikası sertleşti, eskisi kadar kolay değil. Buradan Almanya'ya yasa dışı göçü durdurmak için Kürdistan Bölgesel Hükümeti ile çalışmak adına ne planınız var?
Almanya Başkonsolosu: Yeni hükümette Almanya'nın göç politikası sertleşti. Bu doğru. Hatırlarsanız, özellikle Suriye'den çok sayıda sığınmacı kabul ettik. O ülkedeki iç savaş sırasında bir milyondan fazla Suriyeli Almanya'ya gitti. Bu tarzı sürdürebilmek, mültecileri -zulüm görenleri, baskı görenleri- kabul edebilmek için, Almanya'da kalmak için hiçbir yasal dayanağı olmayanları daha fazla sınırlandırmamız gerekiyor. Sertleşmenin nedeni budur. İnsanlara sadece Almanya'ya yasa dışı göçten vazgeçmelerini tavsiye edebiliriz çünkü bu çok tehlikeli, maliyeti yüksek ve gerçekten Almanya'da sığınma hakkı alma şansı çok düşük; çünkü siyasi olarak zulme uğradığınızı kanıtlamanız gerekiyor. Bu nedenle "Irak Kürdistan Bölgesi'nde ekonomik fırsatım az" demek sığınma talebinde bulunmak için bir neden değildir. Dediğim gibi, yetenekli ve uzman işçilerin Almanya'ya gitmesi için yollar var ve yasal bir şekilde vize alıp Almanya'ya gitmek için bu yollar kullanılmalıdır. Bu, istediğinizi elde ettiğinizden emin olmak için çok daha iyi bir yoldur. Almanya'ya yasa dışı yollarla gitmenizden fayda sağlayan kişilerin tavsiyelerine güvenmemelisiniz.
Rûdaw: Anladım. Geçtiğimiz yıllarda veya Suriye ve Irak savaşı sırasında bir milyondan fazla mülteci kabul ettiğinizi söylediniz. Yıllar sonra, Alman toplumunun bu insanlardan çok faydalandığını düşünüyor musunuz? Veya sizin görüşünüz nedir? Ülkenizdeki tüm bu yabancılar hakkında toplumun görüşü nedir?
Almanya Başkonsolosu: Almanya'ya gelen Suriyelilerin çoğu toplumla iyi bir şekilde entegre oldu. Örneğin, çok sayıda doktor geldi, sanırım Suriye'den gelen ve şu anda sağlık sistemimizin önemli bir parçasını oluşturan 6.000'den fazla doktor var. Ayrıca Suriye'den hemşireler geldi. İnsanları toplumumuza entegre etmeye çalışıyoruz. Entegre olma arzusu olduğunda bu gerçekten çok iyi bir şey. Çünkü dediğim gibi, iş gücü piyasası için, sosyal sistemimiz için, sağlık sistemimiz için bu insanlara ihtiyacımız var. Onlardan çok memnunuz çünkü kültürümüzü zenginleştiriyorlar ama kalamayan, çünkü entegre olmak istemeyen veya entegrasyonla ilgili sorunları olan bazı insanlar var. Onlara ülkelerine dönmeleri için yardım etmeye çalışıyoruz. Ülkelere çekici ve yararlı dönüş fırsatları yaratmaları için yardım etmeye çalışıyoruz. Bunu Suriye'de yapmaya çalışıyoruz, ayrıca burada Kürdistan Bölgesi'nde de yapmaya çalışıyoruz. Örneğin, yaklaşık 200 öğrenciyi barındıran özel bir Alman okulumuz var; esas olarak Almanya'dan Kürdistan Bölgesi'ne dönenlere hizmet veriyor, zorlandıkları için değil, bu okul insanların "Bak, Kürdistan Bölgesi'nde ve Erbil'de Alman okul sisteminde başlamış çocuklarım için iyi bir eğitim sağlayabilirim" demeleri için önemli bir teşviktir.
Rûdaw: Sayın Konsolos, mültecilerin entegrasyonundan bahsederken, örneğin yaklaşık 60 yaşında, kayınvalidem gibi bir kadın, tüm hayatını Avrupa kültürü gibi olmayan bir toplumda yetiştirerek geçirmişken toplumla nasıl entegre olabilir? Bu tür insanlar nasıl entegre olabilir?
Almanya Başkonsolosu: Bence bu her zaman çok ama çok bireysel bir karardır. Açıkçası ilk şey, o yaştaki bir kişinin kendisine "Almanya'da gerçekten mutlu olacak mıyım?" diye sorması olmalıdır. Çünkü tüm hayatımı Kürdistan Bölgesi'nde veya Suriye'de ve başka bir yerde geçirdiysem, mutlu olacak mıyım? Neden Almanya'ya gitmek istiyorum? Ama bence aynı zamanda o yaşta bile Almanya'da entegrasyon yolları var. Bu bir yaş meselesi değil. Açıkçası 60 yaşında, eğer Alman sisteminde bulunmadıysanız iş bulmak ve diğer şeyler zordur. Oradaki entegrasyon sürecinden hiç kimseyi dışlamıyorum ama yine de şans belki çok düşüktür, örneğin daha önce Almanya'da bulunan eşlerine ulaşmak isteyenler hariç.
Rûdaw: Bir soru daha sormak istiyorum. Bir yıldan fazladır, sanırım bu bölgedeki parlamento seçimlerinin üzerinden 14 ay geçti ve şimdiye kadar yeni hükümet kurulmadı. Siz KYB ve KDP'den Kürt liderlerle görüşüyorsunuz. Siz ne diyorsunuz? Onlar ne diyor? Bildiğiniz kadarıyla yeni hükümeti kurmak için gelecek planı nedir?
Almanya Başkonsolosu: Bana sürekli ulaşan mesaj, üzerinde çalıştıkları yönünde. Söylemeliyim ki biz, yeni bir hükümetin hızla kurulmasının çok önemli olduğuna inanıyoruz. Birkaç neden var, biri açıkça demokrasi sürecine olan güvendir. Eğer seçiminiz varsa ve sonrasında hiçbir şey değişmiyorsa, bu bir sorundur. İnsanların oylarının sayıldığını görmeleri için, seçim sonucunda hükümetin oluşumunda bir değişiklik olduğunu görmeleri önemlidir; ama bence Kürdistan Bölgesi'nin çıkarlarının korunması gereken başka bir siyasi mesele daha var. Bence birleşik bir hükümet, meşru bir hükümet -demokratik seçimle meşruiyet kazanmış- çok daha güçlüdür. Şimdi Bağdat'ta hükümet oluşumu var. Erbil ve Bağdat arasında farklı şeyler üzerine çokça görüşme yapılıyor. Bağdat ve Erbil arasındaki petrol anlaşmasının önümüzdeki üç ay için yenilendiğini yeni duyduk. Bu iyi bir işaret ama Erbil ve Bağdat arasında müzakere edilecek ve anlaşılacak farklı şeyler olacak. Bence ortak bir hükümetin, Kürt halkının çıkarlarını gerçek siyasi eyleme dönüştürmek için çok daha iyi bir şansı var. Bence bu çok önemli. Kürdistan Bölgesi'nin, uluslararası toplumdan ve IŞİD karşıtı koalisyondan aldığı güvenlik desteğini çok memnuniyetle karşıladığını düşünüyorum. Belki gelecek yıl Eylül'de, Eylül 2026'da sona erebilir. Bunun için alternatif bir çözüm bulmamız gerekiyor. Ayrıca Kürt çıkarlarını, Bağdat'taki bazı insanların bakış açısından farklı olabilecek çıkarları savunmak için birleşik bir hükümetin olması çok önemlidir.
Rûdaw: Sayın Albrecht von Wittke, Almanya Başkonsolosu. Benim tarafımdan her şey bu kadardı. Çok teşekkürler.
Almanya Başkonsolosu: Teşekkürler. Misafirperverliğiniz için teşekkürler.
Rûdaw: Çok teşekkürler.
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın