İslami Hareket Lideri: Neçirvan Barzani Kürt taraflar arasındaki gerginlikten rahatsız

7 saat önce
Rûdaw
Etiketler Kürdistan Bölgesi
A+ A-

Kürdistan İslami Hareketi (Bizutnewe) Genel Mürşidi İrfan Ali Abdulaziz, Antalya'da Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin, "Kürdistan Bölgesi Başkanı, Kürdistan'daki siyasi tarafların birbirine yakınlaşmasını istiyor ve aralarındaki gerilimin kötü olduğuna inanıyor" dedi.

22 Nisan 2026 Çarşamba günü Rûdaw TV’de Sanger Abdulrahman’ın sunduğu 12:00 bültenine konuk olan Kürdistan İslami Hareketi Genel Mürşidi İrfan Ali Abdulaziz, Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Rojava'nın durumunu görüştüklerini ve Şara'in Kürtlerle olan sorunları çözmek istediğini ifade etti.

Abdulaziz ayrıca, Kürt meselesini görüşmek ve Rojava'daki Kürt bölgelerini ziyaret etmek üzere Suriye Cumhurbaşkanı tarafından Şam'a davet edildiğini açıkladı.

17 Nisan 2026 tarihinde, 150 ülkeden yaklaşık 5 bin kişinin katılımıyla başlayan Antalya Diplomasi Forumu'na Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani dördüncü kez resmi davetli olarak katılmıştı.

Forumun katılımcılarından biri olan İrfan Ali Abdulaziz, temasları kapsamında Suriye Geçiş Dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’ ve Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani ile bir araya geldi.

Kürdistan Bölgesi Başkanı ile yaptığı görüşmeye değinen Abdulaziz, "Kak Neçirvan mevcut durumdan dolayı çok endişeliydi. Kürtlerin içinde bulunduğu bu çıkmazdan kurtulmasını ve Kürt tarafların birbirine yakınlaşmasını gönülden istiyordu" ifadelerini kullandı.

Kürdistan İslami Hareketi Genel Mürşidi İrfan Ali Abdulaziz Rûdaw’ın sorularını yanıtladı:

Rûdaw: Ahmed Şara ile ne kadar görüştünüz? Toplantınız ne kadar sürdü?

İrfan Ali Abdulaziz: Teşekkür ederim Kak Senger. İnsan haklarının en temel unsurlarından biri, kendi insanımızın, yani Kürtlerin bilgiye ulaşabilmesidir. Sizin de halk adına bu soruları sormanızdan dolayı teşekkür ederim. Biz Antalya'da veya başka herhangi bir forumda, 1987'den bu yana kendi davamızı anlatıyoruz. En büyük meselelerimizden biri olan Kürt sorununu dünyaya duyurmaya, lobi oluşturmaya ve inşallah halkımızın mutlu olması için çabalamaya çalışıyoruz.

Sorunuza gelirsek; şu an Suriye Cumhurbaşkanı olan Sayın Ahmed Şara’ ile orada görüştük. Kendisi görüşmenin forum alanında olmamasını tercih etti, bu yüzden forum alanı dışındaki bir otelde bir araya geldik. Orada çok verimli bir görüşme gerçekleştirdik, süreyi de biz belirledik. Kürtleri konuştuk, Suriye'yi konuştuk.

Rûdaw: Hocam, daha önce birbirinizi tanımadığınızı ama aileniz hakkında bilgisi olduğunu söylemiştiniz. Geçmişe dair bir şeyler hatırlıyor muydu, bundan bahsetti mi?

İrfan Ali Abdulaziz: Evet, evet. Bilgisi vardı, hem de çok detaylı bilgisi vardı. Bahsetti ve 'Ben haberdarım' dedi. Halepçe'yi biliyor, Havraman hakkında bilgi sahibi, hepsini biliyordu.

Rûdaw: Halepçe'nin kimyasal saldırıya uğradığına dair de bilgisi var mıydı? Oraya gitmediğinden bahsetmedi mi?

İrfan Ali Abdulaziz: Evet, detayları bilemem ama bölgelerin hepsini biliyordu.

Rûdaw: Sizi Şam'a davet etmedi mi?

İrfan Ali Abdulaziz: Evet, vallahi söyledi. "Çok isterim" dedi. Hatta orada (Antalya'da) görüşmeden önce, Şam'da buluşmak istemişti. Ben de "Madem Antalya'ya geliyorsun, Antalya'da görüşürüz" dedim. Evet, şu anda Şam'a gitmem için beni davet etmiş durumda.

Rûdaw: Daha önce konuşmuş muydunuz?

İrfan Ali Abdulaziz: Hayır, sadece kendi kanallarımız üzerinden iletişim kurmuştuk. Sonra gelmemi istediğini, Kürt meselesi için Rojava'daki Kürt bölgelerini ziyaret etmemi istediğini söyledi. Biz de, aralarındaki işleri kolaylaştırabileceksek buna hazır olduğumuzu, onlarla oradaki Kürt kardeşlerimiz arasında köprü olmak isteyeceğimizi belirttik.

Rûdaw: Hocam, onunla oturduğunuzda karşınızda İslami bir cihatçı mı yoksa siyasi bir devlet adamı mı hissettiniz?

İrfan Ali Abdulaziz: Hayır. Şam'a adım attığı gün, birçok ülkenin veya birçok İslami hareketin yapamadığını o çok akıllıca yaptı. "Bugün Şam'a adım attığımda ben artık devletim. Artık ne eski bir cihatçı hareketim ne de eski bir İslami hareket. Ben bugün halkın mülküyüm ve tüm bileşenleriyle Suriye halkını temsil ediyorum" dedi. Evet, o şu anda Suriye devletini temsil ediyor ve bir Suriyeli gibi davranıyor.

Rûdaw: Rojava Kürdistanı'na (Rojava) yönelik tutumu neydi?

İrfan Ali Abdulaziz: Vallahi benim anladığım kadarıyla iyi niyetli. Bahsettiğiniz o eski meseleleri, Esed dönemindeki büyük sorunları, Suriye halkının ayaklanmasını ve sonrasında isyancı güçler arasına giren ihtilafları unutmak istiyor. Şöyle dedi: "İrfan Hoca, o durum artık geride kaldı. Ne biz o durumdayız ne de diğer insanlar. Önemli olan, Suriye'de daha önce iktidar tarafından korkutulmuş, acı çekmiş ve şu an endişeli olan Kürt bölgelerindeki halkın kendini vatandaş hissetmesini sağlamak, korkularını gidermektir. Elimizden gelen iyiliği yapmalıyız." Haseke'nin inşası için 1 milyar dolar tahsis edildiğini söyledi, bu çok önemli bir şey.

Rûdaw: Rojava halkının hakları hakkında konuştunuz mu? Rojava halkının haklarını vermesi gerektiğini söylediniz mi?

İrfan Ali Abdulaziz: Görüşmeden önce kendisine mesaj göndermiştim. Açıkladığı o sekiz maddeden önce, inisiyatif alması ve bu hakları vermesi gerektiğini, çünkü Kürtlerin orada mazlum olduğunu bildiğini kendisine iletmiştim. Kürtlerin Suriye tarihindeki büyük rolünü, katılımını konuştuk. İslami açıdan baktığınızda bile oradaki teorisyenlerin ve düşünürlerin hepsinin Kürt olduğunu anlattım; bu hoşuna gitti. Şunu hissettim; bu adam iyi niyetli, Suriye'nin gelişmesini istiyor, kendi tarihini yazmak istiyor. Dürziler dâhil kimseyle sorun yaşamak istemiyor. O bölgelerin gelişmesini istiyor. Özellikle Kürt bölgelerinin Baas rejimiyle yaşadığı o korku ve endişenin ortadan kalkmasını, ekonomik olarak bölgelerini birer vatandaş gibi kalkındırmalarını istiyor.

Rûdaw: Peki Rojava sorununu nasıl çözmek istiyor? Örneğin Rojava için bir özerklikten bahsetmedi mi?

İrfan Ali Abdulaziz: Zaten kendileri bir anlaşma yaptılar. Ben şimdi Rojava halkı adına gidip onunla anlaşma yapamam. Rojava halkının kendisi Sayın Ahmed Şara’ ile oturdu, anlaşmayı imzaladı. Bize ve Kürdistan'daki diğer güçlere düşen, bu anlaşmanın güzel bir şekilde uygulanmasına yardımcı olmaktır; ki şu anda da iyi gidiyor. Bu anlaşma Kürtlerin tüm haklarını içeriyor.

Rûdaw: Mesela Kürtler için içinde ne var?

İrfan Ali Abdulaziz: Açıklanan o sekiz madde var ve oradaki arkadaşların hepsi bundan memnun. Şu an işlerinin yolunda gittiğini kendileri söylüyorlar. İleride şu an koordinasyon içinde olan ve aralarında hiçbir sorun bulunmayan Sayın Mazlum Abdi'nin tüm Suriye çapında siyasi bir parti kurması ve kendi çalışmalarını yürütmesi de mümkün olabilir.

Rûdaw: Hocam, az önce herkesle sorunları çözmek ve tarihi bir rol oynamak istediğini, Kürtlerle de sorunları çözmek istediğini söylediniz. Ancak şu ana kadar Rojava Kürdistanı'nın varlığını tanımış değil. Biliyorsunuz ki şu ana kadar Rojava'ya özerklik vermeye hazır değil.

İrfan Ali Abdulaziz: Ama Kak Senger, ben diyorum ki onlar kendi anlaşmalarını imzaladılar. Arapça'da bir söz vardır: "Kraldan çok kralcı olmak" derler. Şu an onlar (Rojava tarafı) razı. Orada Kürtleri temsil edenler; ister PKK olsun, ister ENKS olsun, ister DSG olsun, oradaki durumu kabul etmiş durumdalar. Şimdi ben buradan ne diyebilirim ki? "O yapmadı" mı diyeyim? Kendileri "Yaptı" diyor, ben ne yapabilirim yani?

Rûdaw: Hocam, İran ile Amerika ve İsrail arasındaki savaşı konuştunuz mu?

İrfan Ali Abdulaziz: Tam o şekliyle değil ama bölgenin etkisini konuştuk. Bu savaşın Irak üzerinde, Suriye üzerinde etkileri var. Allah korusun devam ederse çok daha kötü etkileri olur. Ancak şu ana kadar iyi; Suriye tarafsızlığını korudu, Körfez ülkeleri korudu, Irak korudu. Bu olumlu bir şey. Türkiye, İran ve Amerika arasındaki bu uzlaşmada iyi bir rol oynuyor, bu da iyi bir gelişme.

Rûdaw: Hocam, siz İran'da da yaşadınız. Trump, İran rejimini değiştirdiklerini söylüyor. Trump'ın bu sözü doğru mu?

İrfan Ali Abdulaziz: Trump'ın şöyle bir durumu var; ona çok yakın olanlar bile ne söyleyeceğini ya da nasıl davranacağını öngöremiyor. Onun bir stratejisi var; uzun vadede Ortadoğu'dan çekilip gitmek istiyor. Bu yüzden söylediği sözler daha çok Amerikan seçmenine yönelik. "İşte bakın sorun kalmadı, İran değişime uğradı, İsrail ve komşuları barış ve istikrar içinde yaşıyor" diyor. Bunlar sadece Amerikan seçmenine söylenen sözler.

Rûdaw: Hocam, Antalya'da Kürdistan Bölgesi Başkanı ile de görüşüp bir araya geldiniz. Neler konuştunuz?

İrfan Ali Abdulaziz: Açıkçası Kürdistan Bölgesi Başkanı Kak Neçirvan da bölge için çok endişeliydi, gerçekten çok endişeliydi. Her ikimiz de Irak meselesini, Bağdat'taki değişimleri, bölgedeki durumu konuştuk. Kürdistan Bölgesi'nin Bağdat'taki ve bölgedeki durumu hakkında son derece kaygılıydı. Bu durumun, bu çıkmazın bir şekilde aşılmasını, Kürtlerin ilerlemesini ve bölgedeki durumunu iyileştirmesini çok istiyordu.

Rûdaw: Kürdistan'ın durumunu konuştunuz mu? Tarafların yakınlaşması, hükumet, bizimle Bağdat arasındaki ilişkiler ne olacak?

İrfan Ali Abdulaziz: Evet, evet konuşuldu. Bölge Başkanı, Bağdat'taki durumdan, o gerginlikten çok rahatsız olduğunu dile getirdi. Kürdistan için de şunu söyledi; defalarca kendi Kürdistan Bölgesi'ndeki siyasi tarafların birbirine daha yakın olmasını istediğini belirtti. Taraflar arasındaki bu kötü gerilimden duyduğu rahatsızlığı, evet, dile getirdi.

 

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli