Dr. Fuad Hüseyin: Rojava’daki IŞİD mahkumları, firar korkusuyla Irak’a getirildi

6 saat önce
Rûdaw
Etiketler Ala Şali
A+ A-

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Cumhurbaşkanı seçimi için Kürt partilerinin Bağdat’a birlik içinde gitmesi gerektiğinin altını çizdi. Hüseyin ayrıca IŞİD’li tutukluların Suriye ve Rojava’dan Bağdat’a nakledilme nedeninin "firar korkusu" olduğuna dikkat çekti.

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Münih Güvenlik Konferansı’nı takip eden Rûdaw muhabiri Ala Şali’ye verdiği özel röportajda Kürdistan Bölgesi, Irak, Suriye ve bölgeye dair bir dizi konuya değindi.

Konuşmasının bir bölümünde IŞİD’in yeniden güçlenme tehlikesine işaret eden Fuad Hüseyin, daha önce Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) kontrolündeki cezaevlerinde bulunan IŞİD’li tutukluların Irak’a nakledilmesinin temel nedenlerinden birinin "kaçma korkusu" ve Irak’a tehdit oluşturmaları olduğunu belirtti.

Irak Dışişleri Bakanı’nın ifadesine göre, şu ana kadar 5 bin 714 IŞİD’li tutuklu Irak’a nakledildi; bunlardan 470’i Irak vatandaşı, geri kalanı ise yabancı uyruklu.

Fuad Hüseyin ayrıca, daha önce IŞİD saflarında yer alan kendi vatandaşlarını geri almaları için ülkelerle temas halinde olduklarını, "ancak bunun uzun ve zorlu bir süreç olduğunu" dile getirdi.

"KYB ile Cumhurbaşkanlığı makamı konusunda anlaşamadık"

Kürdistan Demokrat Partisi’nin (KDP) Cumhurbaşkanı adayı olan Irak Dışişleri Bakanı, Başkan Barzani ile Bafel Talabani arasında bu ayın 11’inde gerçekleşen toplantıya değinerek, "O toplantıda Cumhurbaşkanlığı makamı konuşulmadı ve şu ana kadar tek bir ortak aday üzerinde anlaşmaya varmadık" dedi.

Fuad Hüseyin, KDP ve KYB’nin önümüzdeki hafta Cumhurbaşkanlığı için toplanma ihtimaline ilişkin ise şunları söyledi:

"Toplanmaları daha iyi olur, eğer bir anlaşmaya varırsak bu çok daha iyi. Eğer anlaşamazsak, bu Bağdat’ta parlamento salonuna rekabet içinde gideceğimiz anlamına gelir ki bu Kürt davası için iyi değildir. Ne kadar birlik olursak, Bağdat’taki gücümüz o kadar artar."

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Münih Güvenlik Konferansı’nı takip eden Rûdaw muhabiri Ala Şali’nin sorularını yanıtladı:

Rûdaw: Doktor selamlar, Münih’e hoş geldiniz.

Fuad Hüseyin: Selamlar, çok teşekkürler.

Rûdaw: Doktor Bey, buradan yani Münih’ten başlayalım. Irak’ın Münih’ten dünya ülkelerine mesajı nedir?

Fuad Hüseyin: Elbette toplantılarda Irak’ın istikrarlı olduğu mesajını veriyoruz, ancak bölgedeki durum tehlikede. Dolayısıyla Irak da bölgenin bir parçası ve umarız hiçbir ateş Irak’a sıçramaz, çünkü dediğim gibi bölgenin durumu tehlikede.

Rûdaw: Özellikle Suriye ve İran’ı mı kastediyorsunuz?

Fuad Hüseyin: Durum net, Irak’ın komşuları.

Rûdaw: Suriye’de IŞİD tehdidi var. Bu Irak için bir tehlike değil mi?

Fuad Hüseyin: Evet tehlike, çünkü bizim IŞİD ile tecrübemiz var. IŞİD, Haziran 2014’te Musul’a saldırdığında çok küçük bir örgüttü ama çok kısa sürede kontrolü ele geçirdi. Bu da demektir ki IŞİD fikriyatı, IŞİD ideolojisinin toplumumuzda kökleri var. Dolayısıyla IŞİD sadece silahlı bir grup olduğu için değil, bir ideolojisi olduğu için ve Suriye’de halihazırda IŞİD faaliyeti olduğu için gerçekten bir tehdittir.

Rûdaw: Bu yüzden BM, Ahmed Şara’ya yönelik şu ana kadar beş kez suikast girişimi olduğunu söylüyor, ancak dünya ülkeleri IŞİD’in yeniden güçlenmesini pek önemsemiyor, neden?

Fuad Hüseyin: Dünya ülkelerini bilemem ama bizim görüştüğümüz ülkeler için bu çok önemli. DSG’nin elindeki cezaevlerinde bulunan o IŞİD’lileri Irak’a getirmemizin sebeplerinden biri de buydu; kaçmalarından korktuk. Çoğu IŞİD’in öncü kadroları ve terörist liderleridir, şimdi Irak’ta hapisteler.

Rûdaw: Dünya ülkeleri o IŞİD’lileri geri almak istemedi, şimdi yaklaşık 5 bin 700 IŞİD’li Irak’a mı getirildi?

Fuad Hüseyin: 5 bin 714 IŞİD’li.

Rûdaw: Şimdi dünya ülkelerinin o IŞİD’lileri Irak’tan geri alacağını düşünüyor musunuz?

Fuad Hüseyin: Onlarla soruşturmaya başladık çünkü dosyaları var ama dosya DSG güçlerinin elindeydi ve orada yargılanmışlardı. Ancak sorun şu ki, uluslararası toplumda o yargılama tanınmıyor çünkü orası bir devlet değil. Şimdi biz yeniden onlar hakkında bilgi toplamak istiyoruz ve elbette sorgulanacaklar. Çoğunluğu diğer ülkelerin vatandaşı, yaklaşık 470’i Iraklı ve diğerleri yabancı. Dolayısıyla diğer ülkelerle, özellikle Araplar ve Müslümanlarla, yani İslam ülkeleriyle temasa geçtik ve bazıları kendi vatandaşlarını geri alma sözü verdi. Batılılarla da başladım, bakalım nasıl gidecek, ama bu uzun ve kolay olmayan bir süreç.

Rûdaw: Münih’te şüphesiz birçok toplantı yaptınız, bölgedeki bu tehlikelerden bahsettiniz mi?

Fuad Hüseyin: Evet. Konuşmaların bir kısmı IŞİD ve faaliyetleriyle ilgiliydi, ancak bir kısmı da Irak’ın kendisi ve görüştüğümüz ülkelerle ilişkileri hakkındaydı. Yani görüştüğüm kişilerin çoğu Batı ülkelerinden ve Körfez ülkelerindendi. Dolayısıyla ikili ilişkilerimizi ve bölgemizin durumunu konuştuk.

Rûdaw: Kürdistan halkı, Irak’ın Rojava halkını korumasını talep ediyor. Siz bu talebi Şam’a nasıl iletebildiniz?

Fuad Hüseyin: Önemli olan şu ki biz Şam ile temas halindeyiz, yani diplomatik ilişkimiz var, güvenlik ilişkimiz de var. Bu süreçte Irak’ın tutumu netti; DSG ve DSG liderleri, Mazlum Abdi ve diğerleri ile Suriye hükümeti arasında var olan diyalog ve görüşmelere çok destek verdik. Sanırım yarın onları göreceğim, onlarla randevum var ve biz bu süreci destekliyoruz.

Rûdaw: Irak’a gelelim. Trump’ın Rûdaw’a verdiği yanıttan sonra, Maliki’ye yönelik tavrının değiştiğini düşünüyor musunuz?

Fuad Hüseyin: Vallahi bilmiyorum. Rûdaw’ın o yanıtı alması şüphesiz Rûdaw’ın yaptığı büyük bir işti, ancak yanıt farklı şekillerde yorumlanabilir. Dolayısıyla o yanıtı diplomatik kanallardan almamız lazım, anlamı nedir diye. Çünkü Rûdaw’a verdiği yanıtın yorumu çeşitlidir.

Rûdaw: Tavrını değiştireceğine dair umut var mı?

Fuad Hüseyin: Bilmiyorum, bundan bahsedemem ama Amerikalılarla temas halindeyiz ve bu mesele çok konuşuluyor.

Rûdaw: Size bir soru sormak istiyorum, umarım söyleyebilirsiniz, Irak Cumhurbaşkanı ne zaman seçilecek?

Fuad Hüseyin: Sanırım Başbakanlık meselesi çözülürse Cumhurbaşkanı seçilir. Çünkü Cumhurbaşkanı iki şekilde çözülür; ya KDP ve KYB olarak anlaşırız, anlaşırsak o anlaşma temelinde seçilecek kişi aday gösterilir ve oy verilir. Eğer anlaşamazsak, rekabet olur, parlamentoya gideriz ve kimin Cumhurbaşkanı olacağını parlamento belirler. Dolayısıyla umarım... Ramazan’da mı olur Ramazan’dan sonra mı bilmiyorum ama mecburen olmalı çünkü (yoksa) hükümet kurulamaz. Eğer Cumhurbaşkanı seçilmezse, Başbakan görevlendirilemez ve hükümet kurulamaz. Bölgede ve Irak’ta durum karmaşık, hükümetin en kısa sürede kurulması gerekiyor.

Rûdaw: KDP ve KYB’nin Irak Cumhurbaşkanlığı için tek bir aday üzerinde anlaşıp anlaşmadığını sorabilir miyim?

Fuad Hüseyin: Hayır. Bu haberler nerede yayımlandı bilmiyorum, sanırım maalesef ilk kez Rûdaw’da yayımlandı.

Rûdaw: Rûdaw her zaman doğru haberi iletir.

Fuad Hüseyin: Hayır, o haber doğru değildi. Çünkü o toplantıda Cumhurbaşkanlığından hiç bahsedilmemişti, hiç; Cumhurbaşkanlığı hiç konuşulmadı. Partilerin, yani KDP ve KYB’nin ve muhtemelen diğer partilerin de iş birliğiyle ilgili bir konu konuşuldu. Bazıları gizli anlaşma var diye yaydı, açık [anlaşma] var mı bilmiyorum ama hiçbir dayanağı yok. Doğrusunu söylemek gerekirse şu ana kadar o konu konuşulmadı ve o arada bir anlaşma yok.

Rûdaw: Gelecek hafta KDP ve KYB toplanacak mı?

Fuad Hüseyin: Bilmiyorum, umarım toplanırlar. Çünkü gerçekten bir sonuca varmamız önemli. Anlaşmaya varırsak daha iyi. Varamazsak, Bağdat’ta parlamento salonuna rekabet içinde gideceğimiz anlamına gelir ve bu Kürt davası için iyi değil. Biz ne kadar bir olursak o kadar iyidir ve Bağdat’ta gücümüz artar.

Rûdaw: Gelecek parlamento oturumu için siz mi Koordinasyon Çerçevesi’ni (Şii çatı oluşumu) bekliyorsunuz, yoksa onlar mı sizi bekliyor?

Fuad Hüseyin: Hayır bakınız, Irak parlamentosu üyelerinin çoğu Şii. İsterlerse çoğunluktalar ve toplanabilirler, ancak bir toplantı olması için en az 220 kişinin hazır bulunması gerekiyor. 220 kişi hazır bulunmalı çünkü Cumhurbaşkanı seçimi meselesi için yasal olarak bu gerekli. Sorun onlarda demiyorum ama onlarda bir sorun var. Cumhurbaşkanı olarak seçilen kişinin 15 gün içinde Başbakanı belirleyip görevlendirmesi gerekiyor. Ben 15 gün diyorum ama bazen Cumhurbaşkanının seçildiği aynı oturumda Başbakan da belirleniyor. Şu an Sayın Nuri Maliki ve Başkan Trump’ın tweeti ile ilgili sorun var. Bakalım Şiiler bunu nasıl çözecek, çünkü bu Şii güçlerin işi.

Rûdaw: Zat-ı aliniz Irak Cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmeye hazır mı?

Fuad Hüseyin: Hangi açıdan hazır mıyım? Eğer mesele tecrübe ise, Allah’a şükür çeşitli alanlarda tecrübemiz var. Muhalefet ve siyaset meselesindeki uzun geçmişimizin yanı sıra, 2003’te rejimin değişmesinden sonra Irak’a döndüğümüz günden beri; Bağdat’ta Eğitim Bakanlığı’nda denetçilerden biriydim, sonra Yönetim Konseyi’ndeydim, sonra bakan statüsünde Kürdistan Bölgesi Başkanlık Divanı Başkanıydım ve Bakanlar Kurulu toplantılarına katılıyordum. Sonra Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı oldum, iki dönemdir de Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısıyım. Eğer mesele sicil ise, yani kişisel kariyere geliyorsa, sanırım hazırım. Ancak kimin Cumhurbaşkanı olacağına karar vermek parlamenterlerin işidir. Bu vekillerin işi, umarım yapabilecek birini seçerler. Cumhurbaşkanlığı büyük bir iştir, yürütme erkinin bir kanadıdır, diğer kanadı Bakanlar Kurulu’dur. Bu tecrübe ister uzmanlık ister ilişki ister; iç, bölgesel ve dış ilişkiler. Elbette bunların hepsi halkın hizmetine sunulur.

Rûdaw: Son sorum şu; bildiğiniz üzere dün Mazlum Abdi, ABD Dışişleri Bakanı ve Suriye Dışişleri Bakanı toplandı. Irak bu toplantıları nasıl izliyor? Ne duydunuz? Ne kadar önemli?

Fuad Hüseyin: Memnun olduk, ben yarın onları göreceğim çünkü henüz görme fırsatım olmadı. Ancak Suriye hükümeti ile DSG arasında bir anlaşma olmasından memnunuz. Ayrıca Münih’e tek bir heyet olarak gelmelerinden ve görüşmeleri, özellikle ABD Dışişleri Bakanı ile olan görüşmeyi birlikte yapmalarından memnunuz. Umarım işlerinde başarılı olurlar. Memnunuz çünkü bunun alternatifi savaştı ve savaş çok korkunçtu; Kürtler, Suriye’nin kendisi ve Irak için korkunçtu. Çünkü savaş devam etseydi büyük sorunlar çıkardı. Bu sorunlardan biri bu IŞİD tutuklularıyla ilgili, biri de savaş sürseydi insanların sınırın öbür tarafından Irak’a mülteci olarak gelmesi ihtimaliydi, bu yüzden bu bir tehlikeydi.

Rûdaw: Suriye hükümeti tarafından da bu anlaşmanın uygulanacağından ve anayasada Kürtlerin haklarının korunacağından emin misiniz?

Fuad Hüseyin: Elbette ben onlar adına konuşamam ne Mazlum Abdi ne de Suriye hükümeti adına. Ancak okuma ve gözlem olarak görüyorum ki Amerikalılar aralarında, Amerikalılar her iki tarafın da dostu, bu önemli.

Rûdaw: Doktor bizimle olduğunuz için çok teşekkürler, iyi akşamlar dilerim, sağ olun.

 

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli