Bağdat’taki siyasi şöleni gördünüz mü?

9 saat önce
Maad Fayad
Etiketler Maad Fayad Kürdistan Bölgesi Neçirvan Barzani Irak Şii Kürt
A+ A-

Dün Bağdat’taki manzaraya şahitlik edenler, başkentte Iraklı güçlerin katıldığı kapsamlı bir “ulusal kongre” düzenlendiği hissine kapıldılar. İstisnasız herkes birbiriyle temas halindeydi ve müzakerelerin odağını geçmişin muhasebesinden ziyade geleceğin inşası oluşturuyordu. Bağdat’taki bu tabloyu tesis eden figür, Kürdistan Bölgesi’nden gelen bir isim; Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani’ydi. Bağdat’taki bu ulusal şölen atmosferi sadece siyasi aktörlerle sınırlı kalmamış, tüm Irak halkının hissiyatına sirayet etmiştir.

Gerek Iraklı, gerek Arap, gerekse Batılı olsun; bir siyasetçinin en öncelikli vazifesi gelecek üzerine projeksiyon geliştirmek ve bu geleceğin inşası için emek sarf etmektir. Iraklı Kürt lider Neçirvan Barzani, krizleri aşarak istikrarlı yarınlara ulaşmak ve "karşı kıyıya geçmek" adına geleceği stratejik bir hedef olarak gören önde gelen liderlerden biridir. Bu gelecek tasavvuru; hükümetin iradesi ve idaresi dışında kalan silahlı gruplardan ve yapılardan arındırılmış, müreffeh bir Irak’ı temsil etmektedir. Zira bu tür yapılar hem Irak hem de bölge sathında kaos üretmekte ve yeni terör örgütlerinin neşvünema bulması için uygun sosyo-politik zemin hazırlamaktadır.

Federal Irak yapısı; tüm etnik, dini ve mezhepsel bileşenleri bünyesinde barındıran ve onları devletin yönetim süreçlerine etkin birer paydaş olarak dahil eden bir sistemdir. Neçirvan Barzani’nin geçtiğimiz yıllar boyunca izlediği siyasetin başarısı; dünden bu yana Bağdat’ta Şii, Sünni ve Hristiyan tüm toplumsal kesimlerin lider ve temsilcileriyle gerçekleştirdiği üst düzey temaslar; çok kültürlülüğün bir eksiklik veya tehdit değil, aksine bir zenginlik ve tamamlayıcı bir güç olduğunu kanıtlamıştır.

Irak’ın kudreti, bu toplumsal mozaiğin muhafaza edilmesinde saklıdır. Farklı milliyetler, diller, dinler ve mezhepler bir arada bulunmakla beraber; en azından halk düzeyinde birbirlerine muarız değildirler. Siyasetçiler ve bir bütün olarak bizler; başta Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere, sokaklarında altı farklı dilin konuşulduğu ancak ortak payda olarak "ülke menfaati" üzerinde uzlaşılan İsviçre, Federal Almanya ve Belçika gibi küresel ve bölgesel başarı modellerinden istifade etmeliyiz.

Iraklı siyasetçiler, on yıllar süren etnik ve mezhepsel çatışma evrelerinin ardından bugün barışçıl ve medeni bir arada yaşamanın (koeksistans) ehemmiyetini kavramış durumdadırlar. Bu medeni perspektife cevap veren bir liderliğin varlığı, Barzani’nin Bağdat görüşmelerine yansıyan iyimserlikte kendisini göstermiştir. Irak kamuoyu; gerek Koordinasyon Çerçevesi bileşenleri, gerekse eski Parlamento Başkanı Muhammed el-Halbusi liderliğindeki Ulusal Siyasi Konsey ve Hamis Hançer ile yapılan bu görüşmeleri büyük bir iyimserlikle karşılamaktadır. Sünni bileşenin mevcut en etkili lideri olan Halbusi, Kürtlerin sadece bir toplumsal kesim değil, aynı zamanda yol ve kader ortağı olduğunu net bir şekilde idrak etmiştir.

Muhammed el-Halbusi, halihazırda Irak Parlamentosu’nda en geniş Sünni temsiliyetine sahip liderdir. Geçmişte Sayın Mesud Barzani ile son derece güçlü ve yapıcı ilişkiler geliştirmiştir; nitekim Sayın Mesud Barzani de, aralarında Muhammed el-Halbusi’nin de bulunduğu Sünni aktörlerin en stratejik destekçisi olmuştur. Bu tarihsel arka plan ışığında Neçirvan Barzani’nin dün "Sünnilerin Evi"ne gerçekleştirdiği ziyaret ve Sayın Halbusi, Sayın Hançer ve Sayın Samarrayi ile yürüttüğü müzakereler, bölgesel denge açısından son derece hayati bir adım teşkil etmektedir.

Sonuç olarak Neçirvan Barzani inisiyatif alarak, diyaloğun yegane çözüm yöntemi olduğu yönündeki felsefesini bir kez daha pekiştirmiştir. Arapları, Kürtleri ve Türkmenleri; tüm inanç ve mezhepleriyle bütünleşik tek bir Irak çatısı altında "gelecek kıyısına" taşıma iradesini göstermektedir. Bu yaklaşım, güçlü ve ilerici bir Irak için en rasyonel çözümdür. Tecrübeler bir kez daha kanıtlamıştır ki; Arap ve Kürt birliği tesis edilmeksizin Irak asla tam bir siyasal yapıya kavuşamayacak ve toplumun farklı kesimleri için kalıcı bir başarı üretemeyecektir.

*Maad Fayad, Irak ve Arap dünyasında tanınmış bir gazetecidir.

(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)

 

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli