İran ekonomisi ve para birimi nereye evriliyor?

Dün 05:05
Omer Ahmed
Etiketler İran İran Ekonomisi
A+ A-

İran'ın mevcut ekonomik ve mali sorunlarını kavramak için iktisat alanında doktora sahibi olmanıza gerek yok. Sadece ekmek fiyatlarına ya da ikinci el bir otomobilin fiyatının son 10 yılda, hatta sadece son bir yılda ne hale geldiğine bakmanız yeterli. İran Tümeni (İran para birimi), son 10 yıl içinde istikrarlı bir para birimi olmaktan çıkıp, alım gücünün erimesinin sembolü haline geldi.

Bundan 10 yıl önce bir dolar 3.500 Tümen seviyesinde el değiştiriyordu. Bugünlerde ise bir dolar 140.000 Tümen'in üzerinde işlem görüyor. Yani Tümen, bu süre zarfında değerinin yüzde 3900’ünü kaybetti. Sadece son altı ayda bile Tümen, Dolar karşısında yüzde 60’tan fazla değer yitirdi. Uluslararası baskılar ve yaptırımlar, hükümetin yanlış mali politikaları ve bankacılık sisteminin iflası, bu emsalsiz çöküşün temel nedenlerini oluşturuyor.

İran Merkez Bankası: Bir Para Basma Makinesi

İran'ın ekonomik sancılarının en temel sebebi enflasyondur. Küresel enflasyon ortalaması yüzde 3 ile yüzde 5 arasında seyrederken, İran’daki resmi enflasyon oranı yıllardır yüzde 40 ile yüzde 50 bandında dolaşıyor. En yıkıcı etki ise yüzde 70’e ulaşan gıda fiyatlarındaki artışta görülüyor.

İranlı ekonomist Muhammed Parsa Nejad, Rûdaw’a verdiği özel demeçte, bu durumun hükümetin "olmayan parayı harcamasından" kaynaklandığını belirtiyor. Parsa Nejad durumu şöyle özetliyor: "Hükümet ne zaman bütçe açığıyla karşılaşsa, İran Merkez Bankası üzerinde baskı kuruyor. Merkez Bankası bağımsız olmadığı için hükümetin talebini yerine getiriyor ve daha fazla para basıyor."

Bu durum adeta bir oyun gibi; hükümet, mal ve hizmet üretiminde bir artış olmaksızın piyasaya büyük miktarda para sürüyor. Çok miktarda para, az miktardaki malın peşine düştüğünde fiyatlar uçuşa geçiyor. Diğer yandan bankacılık sistemi de felç olmuş durumda. Bankalar, hükümete yakın şirketlere ve nüfuzlu çevrelere büyük krediler veriyor, ancak bu paralar bankacılık sistemine geri dönmüyor. Böylesi bir tabloda bankalar, batmamak için Merkez Bankası'ndan para talep ediyor. Bu da daha fazla likidite ve dolayısıyla daha fazla enflasyon anlamına geliyor.

Petrol Gelirinin Yarısı Buharlaştı

Her ülke; ilaç, makine ve tahıl ithal etmek için Amerikan Dolarına ihtiyaç duyar. Diğer petrol ülkeleri gibi İran da bu doları petrol satışından elde ediyor. Petrol tankerlerinin hareketlerini izleyen danışmanlık şirketi Kpler’in verilerine göre; İran'ın petrol, petrol ürünleri ve LPG ihracatı bir yıl içinde günlük 2 milyon varilden 1,5 milyon varilin altına geriledi.

Bu durum, tıpkı bir ailenin maaşının aniden yüzde 50 kesilmesine rağmen giderlerinin aynı kalmasına benziyor. Ülkeye giren dolar miktarı azaldığında, dolar kuru yükseliyor. Dolar ne kadar pahalanırsa, ithal edilen ürünler de o kadar pahalılaşıyor. Bu döngü, enflasyonu daha da yukarı çekiyor.

Dolar, Gerçek Değerinin yüzde 20 Üzerinde

Muhammed Parsa Nejad’ın dikkat çektiği en çarpıcı noktalardan biri de piyasadaki dolar kurudur. Nejad, Tahran sokaklarındaki dolar kurunun, ekonomik denklemlere göre olması gereken orandan gerçekte yüzde 10 ila yüzde 20 daha yüksek olduğunu belirtiyor. Peki neden? Sebebi: Korku.

Bu yüzde 20’lik fark aslında bir "endişe vergisi"dir. Halk, Tümen'in yarın daha da değersizleşeceğinden o kadar endişeli ki, sadece Tümen'den kurtulmak ve istikrarlı bir dolar elde etmek için bugün daha yüksek bir bedel ödemeye razı oluyor. Bu güvensizlik, hükümetin kolayca yıkamayacağı psikolojik bir duvardır.

Kağıt üzerindeki rakamlar bu kadar kötüleştiğinde, sonuç nihayetinde sokaklarda öfkeye dönüşüyor. İran üzerine yazdığı onlarca kitapla tanınan ünlü araştırmacı ve yazar Ray Takeyh, "İran halkı patlama noktasına geldi" diyor.

Takeyh, durumu şöyle özetliyor: "İran hükümetinin dünyadan izole bir şekilde büyüyebileceklerini iddia ettiği 'Direniş Ekonomisi' sloganı ve politikası, halka dertten başka bir şey getirmedi; öyle ki insanlar artık hayatlarını idame ettiremez hale geldi."

Merkez Bankası Başkanının Değişmesi

İran hükümeti defalarca Merkez Bankası başkanını değiştirdi. Bunların en dikkate değer olanı, Tümen'in değer kaybını durdurabileceği umuduyla geçen hafta Abdünnasır Hemmati'nin yeniden göreve getirilmesiydi. Hemmati, özellikle dolar için uygulanan ikili kur sisteminin kaldırılması ve kamu sübvansiyonlarının sonlandırılması gibi sıkı para politikalarını savunmasıyla tanınıyor.

Ancak mevcut tabloda Hemmati'nin yapabileceği çok fazla bir şey yok. Tarihsel tecrübeler gösteriyor ki; Merkez Bankası hükümete "hayır" diyebilecek güce erişip karşılıksız para basmayı durdurmadığı sürece, bu politikalar sadece Tümen'in değer kaybını yavaşlatabilir, ancak uzun vadede değer kazanmasını sağlayamaz.

 

(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli
 

Son paylaşılanlar

Fotoğraf: Rûdaw

İran’da Kürtçe – 2

2015–2025 döneminde İran'da Kürtçenin durumu; üniversiteler, araştırma merkezleri ve gönüllü kültürel yapılar üzerinden ele alınırken, Kürtçe eğitimin sınırları ve karşı karşıya olduğu riskler de yok değil