Küresel finans piyasaları, Kevin Warsh'ın ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığına aday gösterilmesi nedeniyle geçen hafta büyük bir deprem yaşadı. Piyasaları çok iyi bilmeyenler bu çalkantının sistemin başıboşluğunu ortaya serdiğini düşündü, ancak işin ehli olanlar neyin yaşandığını gayet iyi biliyor.
Finans piyasalarının tamamını, içinde inip çıkmak için merdivenlerin ve asansörlerin bulunduğu çok katlı bir bina olarak düşünürsek; geçen hafta yaşanan sert düşüş, o asansörün en üst kattan aniden zemin kata çakılmasına benziyordu.
Düşüşün nedeni
Bu yılın ocak ayında dünya piyasaları adeta sarhoştu. Dünyanın dört bir yanındaki tüccarlar sadece yatırım amaçlı altın ve gümüş almıyor, piyasayı bir kumarhaneye çevirmişlerdi. Nerede olurlarsa olsunlar borç para alıyor ve fiyatların daha da yükseleceğine dair bahis oynuyorlardı. Ayın 29'una gelindiğinde ons altın 5 bin 600 dolara, gümüş ise 122 dolara yaklaştı. Piyasa "sonsuz nakit" hayaline kapılmıştı. Yatırımcılar, sürekli borçlanarak yaptıkları bu havadan işlemlerin (kaldıraçlı işlemler) hep böyle süreceğini sandı.
Ancak ABD Başkanı Donald Trump, Fed'in başına tecrübesiyle bilinen, enflasyonun hortlamaması ve hayat pahalılığının artmaması için "kolay paraya" her zaman karşı çıkmış bir ismi seçti.
ABD Merkez Bankası, Eylül 2024'ten itibaren kesenin ağzını açmış ve faiz indirimleriyle piyasalara ucuz para akışının yolunu yapmıştı. Banka 2024'te faizleri üç kez indirerek toplamda yüzde 1'lik bir kesinti yaptı. 2025'te de üç kez daha indirim yaparak oranı yüzde 0,75 daha aşağı çekti ve faizler yaklaşık yüzde 3,5 seviyesine indi. Donald Trump, kendi başkanlığı döneminde faizlerin yüzde 1'e inmesi gerektiğini söylese de pratikte piyasadaki para arzını sıkılaştırma veya gevşetme konusunda "şahin" (sıkı para politikası yanlısı) olarak bilinen birini seçti.
Warsh'ın aday gösterilmesi, kolay para ve sonsuz nakit hayalinin sonu oldu.
Altın ve gümüş fiyatlarındaki düşüş
Altın, gümüş ve diğer emtialar dolar üzerinden işlem görür. Ucuz paranın biteceğine ve Fed'in 16 aydır sürdürdüğü gevşek para politikasının aniden tersine döneceğine dair sinyaller belirdiğinde, altın ve özellikle gümüş piyasasının tepkisi çok sert oldu.
Gümüşün ons fiyatı 121 dolardan 64 dolara geriledi; bu, yaklaşık yarım asırdır görülen en büyük günlük düşüştü. Altın ise 5 bin 600 dolar seviyesinden 1200 dolar birden kaybederek 4 bin 400 dolara kadar indi. Bu düşüş geçici bir dalgalanma değil, altın ve gümüş fiyatlarının normalleşmesi yönünde temel bir kırılmaydı. Çünkü fiyatlar son üç aylık ve bir yıllık ortalamalarına geri döndü. İşte asansörün zemin kata çakıldığı an tam da buydu.
Buradaki en önemli nokta şu: Altın ve gümüşteki yükselişin "bahis" (spekülasyon ve risk) kaynaklı olan kısmı, Warsh'ın isminin açıklanmasından sonra, geçen hafta yok oldu. Altın ve gümüş piyasasının fiyatlar üzerinden kumar oynayan tüccarlardan temizlenmesinin bedeli ağır oldu. Bu kişilerin yüz milyarlarca doları buharlaştı ve binlerce yatırımcı iflas etti.
Dünya Altın Konseyi ve Dünya Gümüş Enstitüsü'nün son raporlarına göre, gümüşün 122 dolara yükselişinin yüzde 75'i spekülatif bahislerden kaynaklanıyordu. Altının 5600 dolara çıkışının yüzde 45'i de yine bu bahislerdendi ve arkasında gerçek bir talep yoktu. Bu nedenle, geçen haftaki tarihi çöküşte gümüşteki düşüş oranı (yüzde 47), altındaki düşüş oranından (yüzde 21) çok daha fazla oldu.
2026'da bizi ne bekliyor?
2024 ve 2025'te piyasa uzmanı olmanıza gerek yoktu; ne alsanız kar ediyordunuz. Altın, gümüş veya hisse senedi... Hiçbir bilginiz olmasa bile kazanıyordunuz. Ancak altın, gümüş ve diğer varlıkların fiyatları küresel piyasalarda belirleniyor ve dünya ülkelerinin, özellikle de ABD'nin para politikalarına sıkı sıkıya bağlı.
Bu yüzden yatırımcılar uyanık olmalı. Şartlar değişti; 2024 ve 2025'in "kolay parası" artık yok. Eğer piyasaları bilmiyorsanız ve detaylı araştırma yapmadan uluslararası piyasalara girerseniz, büyük ihtimalle zarar edersiniz. Sadece bilinçli hareket eden, hangi emtiaya talebin yüksek olduğunu ve bunun fiyatları nasıl etkileyeceğini analiz edenler başarılı olacak. Bu yıl piyasa, asansörle hızla en tepeye çıkmaya çalışanların değil; merdivenleri dikkatle, basamak basamak ve temkinli bir şekilde çıkanların yeri olacak.
Geçen Cuma'dan pazartesi gününe kadar altın ve gümüşte bir toparlanma görülüyor. Altın yaklaşık 5050 dolardan, gümüş ise 82 dolardan işlem görüyor. Önümüzdeki haftalarda piyasa gerçek fiyatını bulmaya çalışabilir. Ancak ABD'de vatandaşların ve şirketlerin yıllık vergilerini ödediği Nisan ayına yaklaşılmasıyla birlikte piyasada nakit azalacak. Bu nakit sıkışıklığı büyük ihtimalle altın ve gümüşün hareketini sınırlayacaktır. Piyasa spekülatif bahisçilerden temizlendiği için büyük bankaların altın ve gümüş tahminleri hâlâ yukarı yönlü.
JP Morgan'a göre altın fiyatı 2026 sonuna kadar 6 bin 300 dolara ulaşacak. UBS, yıl sonunda altının 6 bin 200 dolara yaklaşacağını öngörüyor. Goldman Sachs 5 bin 400 dolar, Citibank ise 5 bin dolarlık bir hedef koymuş durumda.
Gümüş içinse Citigroup, bu yılın sonunda fiyatın 110 ile 125 dolar arasında olacağını söylüyor. Bank of America ise gümüşün gerçek ve adil değerinin 60 ile 70 dolar aralığında olduğunu belirtiyor.
(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın