Şeyh Abdusselam Barzanî ve Kürt siyasal uyanışının toplumsal temelleri

12-11-2025
Hüsamettin Turan
Etiketler Şeyh Abdulselam Barzani Kürt ulusu Barzan bölgesi
A+ A-

Osmanlı İmparatorluğu’nun çözülme sürecine girdiği 19. yüzyıl sonları ile 20. yüzyıl başları, Kürt milletinin kolektif tarihinde hem siyasal uyanışın hem de ulusal bilincin kurucu dönemi olarak belirginleşir.

Bu süreçte ortaya çıkan öncü şahsiyetlerden biri olan Şeyh Abdusselam Barzanî, yalnızca dini bir lider değil; aynı zamanda sosyal reformcu, siyasal örgütleyici ve ulusal bilinç taşıyıcısı olarak Kürt tarihine yön vermiştir.

1868 yılında Barzan’da doğan Şeyh Abdusselam, Şeyh Mehmûd’un oğlu, Şeyh Ahmed ve Mele Mustafa Barzanî’nin kardeşidir. Barzanî ailesi yalnızca dini bir tarikat geleneğinin temsilcileri olarak değil; Kürt milletinin modern tarihinde ahlaki, kültürel ve siyasal öncülüğü üstlenmiş bir merkez olarak önem taşımaktadır.

Şeyh Abdusselam’ın çizgisiyle Barzanî hareketi, feodal yapının dışına çıkarak toplumsal adalet, siyasal reform ve ulusal birlik hedeflerini içeren yeni bir yönelime girmiştir.

Onun önderliğinde Beroj, Jori, Gerdî, Salarî, Şerwanî, Mezinan ve Mamêjan gibi toplulukları kapsayan bir Barzan Konfederasyonu oluşturulmuş; bu yapı, pêşmerge olarak anılan yarı askeri halk savunma güçleriyle desteklenmiştir.

Kırmızı cemadanî ve beyaz keçe yelekle tanınan bu güçler, yalnızca bir direniş örgütü değil; aynı zamanda Kürt kimliğinin, birliğinin ve özsaygısının simgesi hâline gelmiştir. Bu birliktelik, Barzanî ismini bir coğrafyadan öteye taşıyarak bir değerler sistemi ve ulusal bilinç olarak tanımlamıştır.

Şeyh Abdusselam’ın en dikkat çekici yönlerinden biri, klasik dini liderliğin çok ötesine geçen toplumsal reformculuğudur. Onun öncülüğünde geliştirilen reform programı, mülkiyetin kaldırılmasını, toprağın doğrudan çiftçiye verilmesini, başlık parasının ve zorla evlendirmelerin yasaklanmasını, köy meclislerinin kurulmasını ve mescitlerin sadece ibadet yeri değil, aynı zamanda sosyal-adli merkezler olarak işlev görmesini hedeflemiştir.

Bu çerçevede Barzan bölgesi, hem sosyal adaletin hem de kolektif sorumluluk anlayışının uygulandığı bir özyönetim örneği olarak dikkat çekmiştir.

Şeyh Abdusselam’ın siyasal ufku yalnızca Barzan çevresiyle sınırlı kalmamış; Kürtlerin genelinin birliğini esas alan bir perspektifle şekillenmiştir. Şeyh Mahmud Berzenjî, Şeyh Abdulkadir Nehrî ve Simko gibi Kürt liderlerle kurduğu ilişkiler, bir tür Kürt ulusal konsolidasyonu düşüncesinin erken adımları olarak değerlendirilebilir.

1907 yılında Brifkan köyünde düzenlenen toplantıda, Kürdistan’ın Osmanlı idaresi içerisindeki konumuna dair talepler net bir biçimde formüle edilmiştir. Kürtçenin eğitim ve resmî dil olarak kabul edilmesi, memurların Kürtlerden seçilmesi, toplanan vergilerin Kürdistan’a harcanması gibi talepler, dönemin koşulları içinde erken dönem siyasal özerklik istemini yansıtmaktadır.

Bu talepler, Osmanlı merkezi idaresi tarafından bir isyan niyeti olarak değerlendirilmiş ve Şeyh Abdusselam’a yönelik baskılar artmıştır.

1914 yılında İttihat ve Terakki yönetimi tarafından Musul’a davet edilen Şeyh Abdusselam, burada tutuklanarak 14 Aralık 1914’te idam edilmiştir. Bu infaz, Kürt milletinin hafızasında yalnızca bir liderin kaybı değil; aynı zamanda bastırılmak istenen bir özgürlük iradesinin sembolü olarak yer edinmiştir.

Özellikle Mele Mustafa Barzanî’nin çocuk yaşta bu infaza tanıklık etmesi, sonraki süreçte Kürt ulusal direnişinin ruhsal ve politik temelini güçlendirmiştir.

Şeyh Abdusselam Barzanî'nin mirası yalnızca bir döneme ait değildir. Onun reformcu ruhu, halkçı örgütlenme anlayışı ve siyasal vizyonu, Kürt tarihindeki modernleşme ve ulusal bilinçlenme süreçlerinin en önemli yapıtaşlarından biri olarak varlığını sürdürmektedir.

Kürt milleti için o, bir serok (öncü), bir rêber (rehber), bir sosyal devrimci ve bir ulusal şehit olarak anılmaktadır.

Barzanî hareketinin yalnızca silahlı direnişle değil; aynı zamanda adalet, dayanışma ve halkçı bir yönetim anlayışıyla da tarihe geçtiği açıktır.

Bugün adına yapılan her anma, geçmişin yasını değil; geleceğe dair kolektif iradenin sürekliliğini simgelemektedir.

O hep yaşayacak…

İsrailli Theodor Herzl ne ise, Kürtlerin Şeyh Abdusselam Barzanî’si odur.

Kürt devletinin fikir babası Şeyh Abdusselam Barzanî’yi idam edilmesinin 110. yılında saygıyla anıyorum.

Ruhu şad olsun.

 

(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)


Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli
 

Son paylaşılanlar

İkbal Dürre

Suriye: Bölünmeye doğru adım adım

Suriye, etnik ve mezhepsel fay hatları boyunca yeniden şekillenirken, merkezi devlet modeli hızla anlamını yitiriyor. Yaşananlar geçici değil, kalıcı bir kırılmaya işaret ediyor.