Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği henüz normal seviyelere dönmedi. Aksine, ateşkesin ilk iki gününde boğazdan geçen gemi sayısının savaş dönemindeki gibi günlük 3 ila 5 gemi seviyesinde kaldığı bildirildi. Savaş öncesinde ise boğazdan günlük ortalama 95 ila 105 gemi geçerek petrol ve çeşitli yükler taşınıyordu.
Gemi trafiği izleme kuruluşu Kepler’in verilerine göre, ateşkes süresince boğazdan yalnızca 4 kuru yük gemisi geçti; 9 Nisan 2026 akşamına kadar ise hiçbir petrol tankerinin geçiş yapmadığı kaydedildi.
Savaşın sürdüğü 38 günlük dönemde Hürmüz Boğazı’ndan toplam 203 gemi geçerken, bir önceki yılın aynı döneminde bu sayı 3.704 olarak kaydedildi.
Hürmüz Boğazı’nın önemi iki temel başlıkta öne çıkıyor: enerji kaynaklarının dünyaya ihracatı ve çeşitli malların Körfez ile Ortadoğu ülkelerine ithalatı.
2025 yılı verilerine göre boğazdan geçen yıllık ticaret hacmi yaklaşık 766 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bunun 589 milyar dolarlık kısmını petrol ve doğal gaz oluşturuyor.
Günlük ortalamada ise boğazdan yaklaşık 21 milyon varil ham petrol ve petrol türevleri ile 4,5 milyar fit küp doğal gaz taşınıyor.
Şu an tüm gözler Hürmüz’ün açılması için İslamabad’daki müzakerelere çevrilmiş durumda. Ancak bir anlaşmaya varılsa bile, trafiğin savaş öncesi seviyelere dönmesi oldukça uzun zaman alacaktır.
Hürmüz Boğazı: 606 milyar dolarlık ticari koridor
IMF PortWatch ve Oxford deniz izleme verilerine göre, Ocak 2026’da Hürmüz Boğazı’ndan 2.295 gemi geçti. Bu sayı Şubat ayında 2.658’e yükselirken, savaşın başlamasıyla Mart 2026’da sert bir düşüşle 158’e geriledi. Nisan ayının ilk 7 gününde ise boğazdan yalnızca 45 gemi geçiş yaptı.
Böylece 38 günlük savaş sürecinde toplam 203 gemi Hürmüz Boğazı’nı kullanırken, bunların sadece 80’ini petrol tankerleri oluşturdu.
Savaş dönemi, geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında, özellikle petrol ve gaz taşımacılığında ciddi bir daralma yaşandığı görülüyor. Normal şartlarda günlük ortalama 97 geminin geçtiği boğazda, bunların 56’sını petrol ve LPG tankerleri oluştururken; savaş sürecinde bu sayı günlük ortalama 5 gemiye, enerji taşıyan gemi sayısı ise yaklaşık 2’ye kadar düştü.
Günlük 21 milyon varil petrolün (varil başına 77 dolar) ve 4,5 milyar fit küp doğal gazın (birim fiyatı 10 dolar) taşındığı dikkate alındığında, günlük ekonomik kaybın yaklaşık 2,4 milyar dolar seviyesinde olduğu hesaplanıyor.
38 günlük savaş süresince Hürmüz’deki toplam ticari kayıp 80 milyar doları aşarken, bunun 62 milyar doları doğrudan petrol ve gaz sektöründe yaşandı.
Hürmüz Boğazı ticaret değişim tablosu (savaş öncesi vs. savaş dönemi)
|
Gemi Tipi |
Normal Günlük Ort. (Adet) |
Savaş Günlük Ort. (Adet) |
38 Günlük Normal Değer (Milyon $) |
38 Günlük Savaş Değeri (Milyon $) |
38 Günlük Toplam Kayıp (Milyon $) |
|
Konteyner |
18.7 |
0.7 |
$10,493 |
$370 |
$10,123 |
|
Kuru Yük |
14.3 |
2.0 |
$4,453 |
$631 |
$3,821 |
|
Genel Kargo |
4.7 |
0.5 |
$990 |
$110 |
$880 |
|
Taşıma (Ro-Ro) |
3.5 |
0.0 |
$2,904 |
$22 |
$2,882 |
|
Petrol ve Gaz |
56.3 |
2.1 |
$65,056 |
$2,432 |
$62,624 |
|
TOPLAM |
97.5 |
5.3 |
$83,896 |
$3,565 |
$80,330 |
|
Kaynak: IMF PortWatch (portwatch.imf.org) |
Hürmüz Boğazı’nda durum normale döner mi?
Aslında Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin ne 28 Şubat 2026 öncesine ne de 1980’lerdeki İran-Irak savaşı dönemindeki şartlara dönmesi, şu iki temel nedenden dolayı pek mümkün görünmüyor:
1-İran’ın “geçiş ücreti” talebi
İran, Hürmüz Boğazı’ndan geçen her gemiden 2 milyon dolar “geçiş ücreti” talep ediyor ve bu talebi 10 maddelik şart listesine dahil etmiş durumda. Ancak söz konusu uygulamanın, uluslararası hukuka aykırı olduğu değerlendiriliyor. Zira uluslararası hukuk, stratejik boğazlardan ticari geçişlerin serbest olmasını öngörüyor.
İran’ın, talep ettiği ücretin 1 milyon dolarını Umman’a verme önerisi de Umman tarafından kabul edilmedi.
Öte yandan İran’ın halen ABD yaptırımları altında bulunması, bu tür ödemelerin pratikte gerçekleştirilmesini zorlaştırıyor. Küresel ticaretin büyük ölçüde dolar üzerinden yürütülmesi nedeniyle, ithalatçı veya ihracatçı ülkelerin bu ödemeleri yapması, finansal yaptırımlar nedeniyle ciddi engellerle karşılaşabilir.
Uzmanlara göre, İran’ın gündeme getirdiği “bazı gemilere ücretsiz, bazılarına ücretli geçiş” modeli, deniz taşımacılığında belirsizlik yaratabilir; aynı zamanda kaos ve yolsuzluk riskini de artırabilir.
2. Güvenlik ve garanti sorunu
1980’deki İran-Irak savaşı başladığında da Hürmüz’de benzer bir risk vardı. Taraflar "gemilere saldırmayacağız" sözü verse bile şirketler bölgeye dönmeye cesaret edemiyordu. Trafiği yeniden başlatan şey, ABD’nin verdiği güvenlik garantisi ve gemilerin ABD bayrağı çekerek (reflagging) korunmasıydı. Bu garanti 8 yıl boyunca delinemedi.
Sonuç olarak; 8 Nisan’daki ABD-İran ateşkesinin özü Hürmüz Boğazı’nın açılmasıydı ancak bu henüz resmi olarak gerçekleşmedi. İslamabad’da bir anlaşmaya varılsa dahi, bu kez ABD savaşın doğrudan bir tarafı olduğu için gemi işletmecilerine ve sigorta şirketlerine güvenlik garantisi verecek tarafsız bir "garantör" bulunmuyor. Bu belirsizlik, Hürmüz’ün eski güvenli günlerine dönmesini engelleyen en büyük bariyerdir.
(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın