Milli, birleştirici Kürd düşüncesinin sembol ismi İdris Barzani, genç denilebilecek bir yaşta erken aramızdan ayrıldı. Yaşasaydı bugünler Kürd milleti için daha güçlü olacaktı. Modern dönemin önemli Kürd liderlerinden İdris Barzani, birçok yönüyle hem bölgede hem de genel Kürdistan'da milli, birleştirici ve barışçı, diplomat özellikleriyle milletimizin bir güç ve birlik içinde bugüne gelmesinde tarihî emekler vermiştir. Büyük Milli Önder İdris Barzani hakkında, arkadaşlarının ve onu yakından tanıma imkânı bulan Kürdistan şahsiyetlerinin anlatımlarına bakarak temel özellikleri anlayabiliriz.
“Mayıs Devrimi’nden sonra 1975’te Cezayir Anlaşması ile yaşanan süreçte de İdris Barzani’nin göç edenlerle yine devrim liderliğinin meseleleriyle yakından ilgilendiğini dile getiren Fazıl Mirani, “Kak İdris, gece gündüz Kürdistan’a birini göndermek ve geçici liderlik için bir yol bulmak için çalıştı” dedi.
İdris Barzani’nin İranlılarla mülteci sorununu çözmek için uğraştığını, partinin iç işlerini ve siyasi partilerle ilişkilerini düzenlemeye çalıştığını kaydeden Mirani, “Hatta özellikle merhum İdris Bey, KYB ve KDP arasındaki barışın mimarıdır. 1986 yılında ben onun hizmetindeyken, iki parti arasındaki savaştan sonra merhum Mam Celal ile birlikte Tahran'da KYB ile KDP arasındaki ilk mutabakat zaptını imzaladı” diye belirtti.
Fazıl Mirani, İdris Barzani hakkındaki sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kısaca özetlersem; 1998 yılında Şaqlawa'da düzenlenen Peşmerge Eğitim Okulu'nda bir seminerde de aynı şeyi söyledim: Eğer İdris bugün bizimle olsaydı, iki kat daha güçlü olurduk. Şimdi de diyorum ki, iki kat güçlü olmak manevi bir meseledir. Ancak ben diyorum ki, Kürdistan'daki iç ilişkiler açısından her zaman Kak İdris bir arabulucu olmuştur. Hatta biz devrim aşamasındaydık, imkânlar sınırlıydı. O zamanlar küçük bir defteri vardı, en ufak bir iş için not yazar, kuryeler bu notları Irak'a götürür ve cevaplar da oradan gelirdi.”
İdris Barzani'nin lider kadrolara tavsiyeleri
Mele Mustafa Barzani’nin öğretisinden söz eden Fazıl Mirani, İdris Barzani’nin bu öğretiyi nasıl kendi arkadaşlarına aktardığını anlattı.
Mirani, "Arkadaşlarımızı bırakmayız, buna alışmışız. İdris Barzani eğitimde Barzani ailesi içinde yüksek bir role sahipti. 1979 yılında yönetime seçildiğimizde bizimle birlikte oturdu ve dedi ki: 'Siz sorumlu oldunuz, bu öğütleri size veriyorum. Birincisi: Elinizden geldiği kadar halka ulaşın, onlarla görüşün. Bir insan sizi ziyaret etmek için geldiğinde görüşmekten kaçmayın. Kazanan siz olursunuz. Onlar sizi liderlik üyeleri olarak tanırlar ama siz onları tanımazsınız. İşlerini yapmazsanız bir dost kaybedersiniz, bir zorunluluk doğar. Ayrıca şunu dedi: Herkesin iki yönü vardır; iyilik ve kötülük yönü. Birine bir sorumluluk verdiğinizde bunu sadece onun iyi amellerine göre vermeyin ki ona yük olmasın ve o da o sorumluluğun altında ezilmesin. Ama bir kimseyi sorumlu tutacaksanız bile bunu sadece onun hatalarından ele alarak yapmayın ki cezanız ağır olmasın” ifadelerini kullandı.
“İdris Barzani Kürd heyetinin resmi sözcülüğünü üstlendi”
Mirani, Tahran'daki 1986 kongresine atıfta bulunarak, "Aralık 1986'da Tahran'da düzenlenen Irak Halk Nasrat Kongresi'nde tekrar hizmetindeydim. Partinin sekreteri rahmetli Ali Abdullah Bey'di. Kürdistan partileri oradaydı. Iraklı muhalif partiler oradaydı. Orada konu Kürd sorununun çözümü üzerinde tartışmalara döndü. Sonuç bildirgesinde Kürd grubu olarak tüm partiler Kak İdris Barzani’yi Kürd heyeti adına resmi sözcü olarak atadı” diye konuştu.
Mam Celal ile anısı
Fazıl Mirani, o dönem Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Genel Sekreteri olan Celal Talabani ile olan bir anısını da anlattı.
Mirani, "Bu münasebetle müzakereler için İstiklal Oteli'ne gittik. İlk kez Mam Celal'le orada karşılaştım. Allah rahmet eylesin, orada İdris Barzani, Mam Celal’in elini tuttu ve önden girmesini istedi. O da şöyle dedi: 'Hayır, kurban olayım! Ben her zamanki dervişim, senden önce geçemem, sen Mele Mustafa’nın oğlusun” diye konuştu.
İdris Barzani Irak muhalefetine öfkelendi
Fazıl Mirani, Tahran’daki toplantıda Iraklı muhalif gruplarla yaşanan bir anıyı ve İdris Barzani’nin Şii dini lider Muhammed Bakır el-Hekim’in tavrına karşı çıkışını da anlattı.
Mirani, şöyle dedi:
“Biz Kürd sorununun 11 Mart mutabakatı temelinde çözülmesi gerektiğini söyledik. Bu, Irak için demokrasi, Kürdistan için özerklik anlamına geliyor. Ancak Iraklı Şii İslami partiler bunu reddetti ve oylamaya sunmak istediler. Orada Şiiler ve Kürdler de dahil olmak üzere İdris Barzani, Bakır el-Hekim’e dönerek şöyle dedi: ‘Kürd davasını mı reddediyorsunuz?’ İçeridekilerden birini işaret ederek, ‘Bu adam bir parti adına geldi. Kaçıp gelmişti, ben onu Hacı Omeran'dan Avustralya'ya gönderdim. Şimdi de kalkmış Kürd meselesini mi reddediyor? Bu ayıptır.’ Ayrıca sert bir şekilde, ‘Bak Seyyid’ dedi ve o Arap şahsı göstererek Arapça şöyle dedi: ‘Eğer Mart anlaşmasında Kürdlerin hakları kabul edilmezse, biz bu kongreye hiçbir şekilde bağlı kalmayız.’ Şunu da ekledi: ‘Biz Kürdler, kongreden bir bildiri ile çekiliriz.’"
Bu çıkış üzerine İdris Barzani’nin elini sıkarak ondan sakin olmasını istediğini belirten Mirani, “O da şöyle cevap verdi: ‘Bunlar bu dilden anlar, ben de kendi dilleriyle onlarla konuşuyorum’” diye anlattı.
Kongrede, o dönemde Lübnan’ın Şii Yüksek Konseyi Başkanı olan Muhammed Mehdi Şemseddin’in de Iraklı Şiilere hitabını şöyle özetledi:
" Muhammed Mehdi Şemseddin, Şiilere dönerek: ‘Son iki üç gündür kongrede tuhaf şeyler görüyorum. Kürtlere “Kürd kardeşlerimiz” diyorsunuz. Ama en azından Kürd halkı deyin. Çok acayip bir şey bu; Saddam orada Kürd halkı ve Irak Kürdistanı'na özerk yönetim diyor ama siz burada Tahran’da bunu bile demiyorsunuz. Onun yürütme kurulu, yasama kurulu ve idaresi var. Peki, Saddam kadar da mı olamıyorsunuz? Ben bunu haklı bulmuyorum, doğru değil. Kürd halkına özerklikten fazlasını talep edemiyorsanız, Şiiler için talep ettiklerinizden de az olmamalı.’"
“Halkımızı ikna etti ve cesurca Mam Celal'le anlaştı”
KDP ile KYB arasında yaşanan çatışma ve çekişmelerin ardından iki taraf arasındaki barışın tesis edilmesinin kolay bir iş olmadığını vurgulayan Mirani, “KYB ile anlaşmamız 1986’da kolay bir iş değildi. Biliyorsunuz ki 1983 savaşından sonra çok zorlu bir dönemdi, fakat her zaman İdris Barzani kendi cesareti ve zekâsıyla halkını ikna etti ve cesurca gidip Mam Celal ile anlaşmayı imzaladı” dedi.
Son olarak Fazıl Mirani, "Hepimiz, İdris Barzani’den bahsederken hakkını vermeliyiz. Çünkü eğer tarihinde olmamış bir şeyden bahsedersek ona haksızlık etmiş oluruz.” dedi.
İdris Barzani, milli Kürd birliği ve düşüncesinin tarihî bir lideridir. Onu erken yaşta, tam Kürdistan ateş çemberindeyken kaybettik. Tarihte emeğinin yeri tam olarak anlaşılmamış ve hakkı bilinmemiş liderlerimizden biridir.
- Karwan Cevher Muhammed; İdris Barzani, Yaşamı ve Mücadelesi; Sitav Yayınları
(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın