Özerk Yönetim Göçmen İşleri Eş Başkanı: Kamplarda kalanların yüzde 60’ı çocuk

13-01-2026
Rûdaw
Özerk Yönetim Göçmen ve Mülteci İşleri Eş Başkanı Şeyhmus Ahmed, Nalîn Hesên’in sorularını yanıtladı.
Özerk Yönetim Göçmen ve Mülteci İşleri Eş Başkanı Şeyhmus Ahmed, Nalîn Hesên’in sorularını yanıtladı.
Etiketler Rojava Göçmen Kamp Özerk Yönetim Göçmen ve Mülteci İşleri Şeyhmus Ahmed Nalîn Hesen
A+ A-

Özerk Yönetim Göçmen ve Mülteci İşleri Eş Başkanı Şeyhmus Ahmed, Rûdaw’a verdiği özel röportajda göçmenlere ilişkin son verileri ve Rojava’daki kampların durumunu açıkladı.

Uluslararası yardımların azalması nedeniyle Özerk Yönetim’in omuzlarına ağır bir yük bindiğini belirten Şeyhmus Ahmed, kamplardaki duruma ilişkin şunları söyledi:

“Bazı şehirlerde eğitim bir yıldan fazladır durmuş durumda, uluslararası yardımlar ise oldukça yetersiz ve zayıf. Kamplarda yaşayanların yüzde 60’ının çocuk, yüzde 20’sinin kadın ve yüzde 10 ila 20’sinin erkek olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklar yıllardır eğitimden mahrum kalmış durumda. Kadınların psikolojik durumu da evlerinden uzak olmaları, çocuk bakımı ve hastalıkların yükü nedeniyle oldukça kötü.”

Özerk Yönetim Göçmen ve Mülteci İşleri Eş Başkanı Şeyhmus Ahmed, Nalîn Hesen’in sorularını yanıtladı:

Rûdaw: Sayın Şeyhmus Ahmed iyi günler, Rûdaw'a hoş geldiniz.

Şeyhmus Ahmed: Teşekkürler, size ve Rûdaw izleyicilerine iyi günler.

Rûdaw: Verilerle başlamak istiyorum. Özerk Yönetim bölgelerindeki göçmenlerin güncel sayısı ne kadar ve bunların kaçı kamplarda yaşıyor?

Şeyhmus Ahmed: Özerk Yönetim bölgesi, 15 yıldır savaş ve çatışmalar nedeniyle acı çeken Suriyeli göçmenlere hem coğrafi hem de insani olarak kapılarını açmıştır. Suriye’de bugüne kadar tam bir istikrar sağlanamadığı için çok sayıda kişi şehirlerde, köylerde, resmi veya gayri resmi kamplarda bölgemize sığınmış durumda.

Bildiğiniz üzere, 2018 ve 2019 yıllarında Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve silahlı grupların Efrin, Girê Spî ve Serê Kaniyê’ye yönelik operasyonlarının ardından yüz binlerce kişi Özerk Yönetim’in güvenli bölgelerine göç etti.

2025 yılı başında, Baas iktidarının çöküşünden sonra herkes malına mülküne dönmek istedi ancak ne yazık ki Şehba ve Tel Rıfat’taki Efrinli halkımız bir kez daha göçle karşı karşıya kaldı. 120 bin kişi daha bölgelerimize geldi. Şu an genel olarak Özerk Yönetim bölgelerindeki resmi kamplarda, karşılama merkezlerinde ve gayri resmi kamplarda; Özerk Yönetim ve bazı uluslararası kuruluşların yardım ettiği kayıtlı 250 bin göçmen olduğunu söyleyebiliriz.

Rûdaw: Son olaylarda sahil bölgelerinden (Lazkiye ve Tartus) veya Süveyda’dan bölgelerinize göç oldu mu? Varsa sayısı ne kadar?

Şeyhmus Ahmed: Temel sorun coğrafi mesafe. Eğer yollar açık olsaydı, Suriye sahillerinden ve Süveyda’dan on binlerce kişi bölgelerimize gelirdi. O bölgelerde maruz kaldıkları ırkçılık, tehdit ve suçlamalar nedeniyle Özerk Yönetim bölgelerine gelmek için büyük bir talep var; çünkü burası güvenli ve ırkçılık yok. Ancak Suriye sahili ile bölgemiz arasında 400 kilometre, Süveyda ile ise 500 kilometre mesafe var; bu yüzden buraya ulaşanların sayısı çok fazla değil.

Rûdaw: 250 bin göçmenden bahsettiniz. Bunların ne kadarı kamplarda, ne kadarı şehirlerde yaşıyor?

Şeyhmus Ahmed: Özerk Yönetim’in 10 resmi kampı kaldı; bunların 6’sı Cezire bölgesinde, diğerleri ise Deyrezor, Tabka ve Rakka’da. Ancak bunların dışında Deyrezor, Rakka ve Tabka’da çok sayıda gayri resmi kamp var ki bu büyük bir sorun. Ayrıca Tabka, Rakka ve Haseke’de Serê Kaniyê, Girê Spî ve Efrin halkının kaldığı barınma merkezleri mevcut. Bu ağır bir yük; bazı şehirlerde eğitim bir yıldan fazla bir süredir durmuş durumda ve uluslararası yardımlar da çok yetersiz.

Rûdaw: Bu toplam sayı içinde kadın ve çocuk oranı nedir?

Şeyhmus Ahmed: En büyük oran çocuklara ait. Kamplarda yaşayanların yüzde 60’ının çocuk, yüzde 20’sinin kadın ve yüzde 10 ila 20’sinin erkek olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklar yıllardır eğitimden mahrum. Kadınların durumu da evlerinden uzak olmaları ve çocuk bakımı yükü nedeniyle psikolojik olarak çok kötü. Erkekler ise çocuklarının geçimini sağlamak için ağır şartlarda çalışıyor.

Rûdaw: 2025 yılında kamplarda kaç çocuk dünyaya geldi?

Şeyhmus Ahmed: Bize ulaşan veriler sayının oldukça yüksek olduğunu gösteriyor. Kamplarda yaşam devam ediyor, evlilikler ve doğumlar oluyor. Bu durum, özellikle Efrin, Serê Kaniyê ve Girê Spî halkı için imkanlarımızı zorluyor. Yeni bir aile kurulduğunda çadır ve ayrı bir yere ihtiyaç duyuluyor. Yeni doğan çocukların süt, sağlık hizmeti ve nüfus kaydı gibi ihtiyaçları var; bunların hepsi Özerk Yönetim için birer zorluk.

Rûdaw: Omuzlarınızda büyük bir yük var. Bu kampların yıllık masrafı ne kadar tutuyor?

Şeyhmus Ahmed: Masraflar milyonlarca doları buluyor. Her bir kamp bir şehir gibidir. Ekmek, gıda, su, elektrik ve sağlık hizmetlerine ihtiyaçları var. Bir kamp için ayrılan bütçe bazen bir şehrinki kadar olabiliyor.

Rûdaw: Özerk Yönetim olarak yeni yıl (2026) için kamplara ne kadar bütçe ayırdınız?

Şeyhmus Ahmed: Olağanüstü durumlar için bütçemiz var. 2026 yılı için kantonlara milyonlarca dolar dağıtıldı. Bu bütçe doğal afetler, deprem, sel ve yeni göç dalgaları için kullanılıyor. Her kanton, bünyesindeki göçmen sayısına göre bütçeyi kullanıyor.

Rûdaw: Yani kamplar için bağımsız ve özel bir bütçe yok mu?

Şeyhmus Ahmed: Esas olarak kamp ve mülteciler konusu Birleşmiş Milletler’in (BM) görevidir. Kampların kurulması, altyapı, su ve sağlık onların işidir ancak ne yazık ki son iki yıldır açıkça yardımlarının azaldığını söylüyorlar. İnanıyorum ki 2026 yılında bu oran daha da düşecektir.

Rûdaw: Şu an BM kaç kampa yardım ediyor?

Şeyhmus Ahmed: BM 5 resmi kampı yönetiyor: Hol, Roj, Newroz, Arişe ve Mahmudiye Kampı. Diğer kamplar Özerk Yönetim ve bazı sivil toplum kuruluşları tarafından yönetiliyor. Bizim en büyük sorunumuz Efrin, Şehba, Tel Rıfat ve Serê Kaniyê halkıdır. Serê Kaniyê Kampı hala BM tarafından resmi bir kamp olarak tanınmış değil. Örneğin, eskiden 90 günlük yakıt verirlerdi ama bu yıl Serê Kaniyê ve Waşokanî için sadece 40 günlük yakıt belirlendi.

Rûdaw: IŞİD’li ailelerin kaldığı Hol ve Roj kamplarında durum nasıl?

Şeyhmus Ahmed: Irak hükümeti 2025 yılında 15 konvoyla vatandaşlarını geri götürdü, yani on binlerce kişi Irak’a döndü. Şu an Hol Kampı’nda az sayıda Iraklı kaldı. Yaklaşık 15 bin Suriyeli ve 6 bin 500 yabancı uyruklu var. Roj Kampı’nda ise çoğu yabancı olmak üzere 2 bin 500 kişi bulunuyor; orada sadece birkaç Suriyeli ve Iraklı aile kaldı.

Rûdaw: Hol Kampı’nda az sayıda Iraklı kaldığını söylediniz, bu sayı ne kadar?

Şeyhmus Ahmed: Bin aileden az, yani yaklaşık 3 bin kişi kaldığını tahmin ediyorum.

Rûdaw: Suriye vatandaşlarının kamptan çıkışları devam ediyor mu?

Şeyhmus Ahmed: 2025 yılında Deyrezor’a bir kafile gönderdik. Ayrıca tedaviye ihtiyacı olan hastalardan oluşan 3 insani kafile, Mülteciler Komiserliği aracılığıyla Halep, İdlib, Humus ve Şam’a gitti. 2026 yılı için, Şam hükümetiyle yapılan görüşmelerdeki temel noktalarımızdan biri Suriyeli vatandaşların toplu geri dönüşüdür. Bir mekanizma kurulmasını talep ettik ancak henüz net bir cevap gelmedi. 2026 programımız, başta Serê Kaniyê, Girê Spî ve Afrinli göçmenler olmak üzere herkesin kendi topraklarına dönmesine yardımcı olmaktır.

 

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli