2025 yılı, değerli metaller aracılığıyla kazanç elde etme yılıydı. 2025’in başında onsu 2 bin 644 dolardan altın alanlar, yıl sonunda fiyatın 4 bin 362 dolara yükselmesiyle yüzde 65 oranında kâr elde ettiler.
Ancak metaller dünyasında parlayan tek şey altın değildi. Kürdistan Bölgesi’nde ve dünyanın diğer yerlerinde gümüş piyasasına ve işlem süreçlerine aşina olanlar, yılı altından çok daha yüksek bir kârla kapattılar.
Gümüşün onsu 2025 başında sadece 28,85 dolardı. Yıl sonunda ise yaklaşık 72 dolara ulaşarak yatırımcısına yüzde 150 oranında kazanç sağladı; yani yatırılan sermaye bir buçuk katına çıktı.
Gümüş fiyatlarındaki bu dikkat çekici artış, Kürdistan Bölgesi’nde de bir gümüş piyasasının doğmasına neden oldu. Her ne kadar bu piyasaya hakim olan kişi sayısı az olsa da, küresel eğilimin aksine Kürdistan Bölgesi’nde gümüşün endüstriyel bir talebi bulunmuyor; sadece kâr elde etmek amacıyla alınıp satılıyor.
Hem Kürdistan Bölgesi’nde hem de dünyada en çok tanınan metal olan altın, 2025 yılındaki kâr oranında diğer iki metalin, platin ve paladyumun gerisinde kaldı.
2025’in ilk işlem gününde platinin onsu 978,5 dolardı. Yılın son işlem gününde ise yüzde 107,8 oranında artışla 2 bin 33 dolara yükseldi. Kürdistan piyasasında platin, genellikle bazı erkek yüzüklerinde ve aksesuarlarda bulunuyor. Hatta bazen satın alan kişi, taktığı yüzüğün platinden olduğunu bile bilmeyebiliyor.
Paladyum fiyatları da 2025’te yüzde 83 oranında bir yükseliş gördü. Yıla 893 dolardan başlayan paladyum için herkes fiyatların düşeceğini öngörüyordu ancak yıl sonunda 2 bin 129 dolara ulaştı. Değerli metaller arasında altın, kâr getirisi bakımından dördüncü sırada yer aldı.
Şu an küresel ticaret merkezlerinde 2026 yılı için gümüş ve diğer metallerin yükselişi, altından daha fazla konuşulur hale geldi.
Ton bazında işlem gören bakır, yıl başındaki 9 bin dolar seviyesinden yüzde 43 artışla yıl sonunda 12 bin 500 dolara çıktı. Batarya üretiminde kullanılan lityum yüzde 57, kadmiyum ise yüzde 26,1 oranında değer kazandı.
Kürdistan Bölgesi’nde halk ve tüccarlar genellikle sadece altın ve gümüşü tanıyor; diğer metallerin henüz bir piyasası bulunmuyor.
Borsaları geride bırakan performans
En önemlisi, bahsedilen tüm bu metallerin 2025 yılındaki kârı, ABD borsalarının kârından daha yüksekti.
ABD’nin en büyük 500 şirketini ölçen S&P 500 endeksi 2025’te yüzde 18,1, teknoloji şirketleri ise yüzde 21,2 oranında yükseldi.
Bu durum; küresel ekonomi, sanayi ve finans yönünde köklü bir değişim yaşandığının işareti.
Bu değişimin temel nedenleri şunlardır:
Birincisi, ABD’nin borçları 2025 sonunda 38,5 trilyon doları aştı. ABD; borç faizleri için günlük 3 milyar dolar, yıllık ise 1 trilyon dolar ödeme yapıyor. JP Morgan Araştırma Merkezi, 2025 dördüncü çeyrek raporunda, "ABD hükümetinin borç yükünü hafifletmesinin tek yolu doların değerini düşürmektir" ifadelerine yer verdi.
İşte burada ABD Merkez Bankası’nın (Fed) rolü devreye giriyor. Banka, 2025 yılında faiz oranlarını üç kez, her defasında yüzde 0,25 olmak üzere yüzd 4,5’ten yüzde 3,75’e düşürdü. 2026 yılında daha fazla indirim yapılması bekleniyor.
Donald Trump, başkanlık döneminde faizlerin yüzxde 1’e kadar inmesi gerektiğini söylüyor. ABD’de faizlerin düşmesi, dolara olan talebi ve doların değerini aynı anda azaltır. Eğer faiz düşükse, sermayenizi dolarda tutmak için bir teşvik kalmaz. Örneğin; şu an bir ABD bankasına 1.000 dolar yatırırsanız, bir yıl sonra yaklaşık 37,5 dolar faiz alırsınız.
Ancak ABD Başkanı’nın istediği gibi faiz yüzde 1 olursa, bir yıl sonunda sadece 10 dolar kazanırsınız ki bu kayda değer bir kâr değildir ve sizi bu yatırımdan vazgeçirebilir. Büyük kurumlar ve bankalar açısından da faiz indirimi, ABD devlet tahvillerine olan talebi azaltır.
Tahviller, ABD Hazinesi’nin hükümet giderlerini karşılamak için borçlandığı araçlardır. Faiz düştüğünde, bankalar ABD’ye borç vermek istemez ve bu da doların değerini daha da düşürür. Sonuç olarak elinizde, yatırım yapıldığında pek getiri sağlamayan bir dolar kalır.
Biliyoruz ki enflasyonun yükselmesiyle paralel olarak, doların değeri yıldan yıla, hatta aydan aya düşmektedir. Bu dönemlerde altın veya diğer değerli metalleri satın almayı düşünebilirsiniz. Altın ve metal fiyatlarının dolarla ters orantılı olduğu söylenmesinin sebebi budur.
Biraz daha açıklamak gerekirse; aslında altın, yüzlerce yıldır gerçek değerini artırmış değildir. Sadece altın alıp saklamak (tahvil almak veya bankaya para yatırmanın aksine) size doğrudan bir kâr sağlamaz. Altın almanın kazançlı olmasının sebebi, sizi doların değer kaybından korumasıdır.
Diğer bir deyişle, yükselen altının fiyatı değil, düşen doların değeridir. Tarihsel perspektiften bakarsak; Roma döneminde bir ons altınınız olsaydı, onunla kaliteli bir Roma giysisi ve ayakkabısı alabilirdiniz. 2 bin 700 yıl sonra bugün, bir ons altınla hala kaliteli bir İtalyan takım elbisesi ve ayakkabısı alınabiliyor.
Daha yakın bir örnekle; 1971 yılında 35 dolarınız olsaydı bir ons altın alabilirdiniz. Bugün o 35 dolarla belki sadece iyi bir yemek yiyebilirsiniz. Ons yine aynı onstur ancak fiyatı şu an yaklaşık 4 bin 400 dolardır. Altın değişmedi; sadece 35 dolar alım gücünü kaybederek değersizleşti.
Boşuna altının, doların değer kaybına ve mal fiyatlarındaki artışa (enflasyona) karşı bir kalkan olduğu söylenmiyor. Ayrıca merkez bankaları istedikleri miktarda ulusal para basabilirler (Fed hiçbir engel olmadan trilyonlarca dolar basabilir); ancak altın veya diğer metal madenleri, sahiplerinin isteğine göre üretimi sınırsızca artıramazlar. Altın üretimi yıllık yüzde 1,2 ile yüzde 2 oranında artar. Arzın sınırlı olması, altının fiyatını daha dayanıklı kılar.
Arz ve talep hacmi, 2025 ve önceki yıllarda metal fiyatlarının yükselmesinde büyük rol oynadı.
Yapay zeka faktörü: "Koddan kabloya"
2024 yılında yapay zeka sadece nadir bir hikaye ve bilgisayar programıydı. 2025’te ise yapay zeka donanıma ve robotlara dönüştü. Uzmanlar bu aşamaya "Koddan kabloya" diyorlar.
Yapay zekadaki devasa ilerlemeler, hepsi çok fazla elektriğe ihtiyaç duyan ve birbirine kablolarla bağlı büyük veri merkezlerinin kurulmasını gerektiriyor. Bu yüzden 2026 ve sonraki yıllarda bakır ve gümüş fiyatlarının altından daha hızlı ve daha fazla yükselmesi bekleniyor.
Elektrik iletkenliği açısından metaller şu sırayla çalışır: Önce gümüş, sonra bakır, ardından altın ve alüminyum gelir. Tabii altının diğer metallerin aksine hiçbir zaman paslanmadığını unutmamalıyız; bu altının eşsiz bir özelliğidir.
Metallere yönelik endüstriyel talep sadece veri merkezleriyle sınırlı değil. Gümüş ve kadmiyumun kullanıldığı güneş panelleri endüstrisi ile lityumun kullanıldığı batarya üretimi, bu metallere olan talebi artırıyor. Platin ve paladyum ise çoğunlukla araç egzozlarında, zararlı kimyasalları süzmek için kullanılıyor.
2025 yılında endüstriyel talebin arkasında önemli bir neden daha vardı: ABD’nin 2025 başında gümrük vergileri getirmesi. Şirketler, Donald Trump’ın kararları 2025’in altıncı ayında yürürlüğe girmeden önce hammadde ihtiyaçlarını karşılamak için depolarını hızla doldurdular ve bu da büyük bir talep yarattı. Ticari engeller ve metallerin serbest taşınmasına yönelik kısıtlamalar, piyasada arz eksikliği yaşandığı bir döneme denk geldi.
Peki, 2026 yılında metal fiyatları hangi yöne evrilecek?
Altın ve gümüş, merkez bankalarının para politikalarına en bağlı metaller olarak kabul edilir. Bu nedenle Fed’in faiz kararları ve doların değeri bu iki metal üzerinde en büyük etkiyi yaratacaktır. Para politikasının yanı sıra jeopolitik gelişmeler de fiyatları etkileyecektir. Gümüş, altına kıyasla teknoloji şirketleri ve yapay zeka sektöründen gelen fiziksel talebe karşı daha duyarlıdır. Bakır ve diğer metaller ise daha çok sanayi talebine bağlıdır ve merkez bankalarının para politikalarına karşı daha az hassastır.
Altın
2026 yılında merkez bankalarının döviz rezervlerini çeşitlendirmek amacıyla altın alımlarına devam etmesi, fiyatlar için destek oluşturacaktır. Venezuela’da yaşananlar gibi jeopolitik olaylar, Ukrayna savaşının akıbeti, Gazze’deki ateşkes süreci ve İran meselesi altın fiyatları üzerinde belirleyici olacaktır. Çoğu küresel banka, altın fiyatının bu yıl en az 5 bin dolara ulaşacağını öngörüyor.
JP Morgan Metaller Masası Müdürü Gregory Shearer, Aralık ayında yaptığı açıklamada, "2026'da ons altını 5 bin dolar seviyesine çıkaracak kadar yüksek bir talep olacağını düşünüyoruz" dedi.
Deneyimli uzman Shearer, eğer merkez bankaları rezervlerinin yüzde 10’unu altına çevirirse, fiyatın 6 bin dolara kolayca çıkabileceğini belirtti. Goldman Sachs 2026 sonu için 4 bin 900 dolar, UBS ise Eylül ayına kadar 5 bin dolar öngörüyor.
Gümüş
5 Ocak Pazartesi günü 75 dolara yükselerek 2025’in en büyük artışını gerçekleştiren gümüşün ons fiyatı, bazı analistlere göre yapay zeka talebi sürerse 300 dolara kadar çıkabilir. Gümüş talebi son 5 yıldır sürekli arzın üzerindedir ve şu an piyasada 160-200 milyon onsluk bir açık bulunuyor. Bazı danışmanlık şirketleri 90 doları en yakın hedef olarak görüyor.
Ancak TD Securities farklı bir yorum yaparak, yüksek fiyatların Londra’daki tüccarları stoklarını satmaya teşvik etmesi durumunda fiyatın 45 dolara kadar düşebileceğini savunuyor.
Bakır
2025 sonunda tonu 12 bin 950 dolara yükselen bakırda, 2026 yılında en az 200 bin tonluk bir arz açığı bekleniyor. Teknoloji şirketlerinin veri merkezleri sadece bu yıl 475 bin ton bakıra ihtiyaç duyuyor. Bank of America, bakırın 2026 sonunda 13 bin dolara ulaşacağını; JP Morgan ise 12 bin doların üzerinde kalacağını öngörüyor.
Platin
Dünya Platin Yatırım Konseyi, üç yıllık arz açığının ardından 2026’da nihayet arz ve talebin dengeleneceğini belirtiyor. Analistler, platinin ons fiyatının 2026 sonunda 2 bin 200 doların üzerinde işlem göreceğini tahmin ediyor.
Sonuç olarak; çoğu ticaret merkezi, metallerdeki asıl yükselişin 2026’nın ikinci yarısında gerçekleşmesini bekliyor. 2025’teki hızlı ve ani yükselişler nedeniyle, piyasanın 2026’nın ilk yarısında gerçek fiyatların belirlenmesi için bir "soğuma" ve "yavaşlama" dönemine girmesi, asıl toparlanmanın yılın ikinci yarısında olması bekleniyor.
*Omer Ahmed - Rûdaw Medya Grubu Ekonomi Masası Sorumlusu
(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın