Savaşın hedefi İran, mağduru Irak: Petrol ihracatında büyük çöküş

1 saat önce
Etiketler İran Irak Petrol ihracatı Hürmüz Boğazı
A+ A-

Mahmud Baban

Irak’ın petrol ihracatı yüzde 86 oranında azalırken, İran’ın ihracatındaki düşüş sadece yüzde 31’de kaldı

Dünya, 70 günden fazla bir süredir Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın ağır sonuçlarıyla karşı karşıya kalmış durumda. Tarafların bir anlaşmaya mı varacağı, yoksa yeni bir çatışma dalgasının mı tetikleneceği konusu hâlâ belirsizliğini koruyor. Ancak bu süreçte en çok dikkat çeken husus, Irak ve Kürdistan Bölgesi’nin petrol üretim ve ihracat seviyelerinin, doğrudan savaşın tarafı olan İran ile kıyaslandığında gösterdiği çarpıcı değişimdir.

Bu savaş süresince, Irak ve Kürdistan Bölgesi’nin petrol ihracatı yüzde 86, üretimi ise yüzde 68 oranında gerilemiştir. Buna mukabil, İran’ın ihracatındaki azalma sadece yüzde 31, üretimindeki düşüş ise yüzde 48 seviyesinde kaldı.

Bu veriler ışığında, savaşın ekonomik yıkımının Irak’ın gelir kaynakları üzerinde çok daha büyük bir tahribat yarattığını ve adeta savaşın İran’la değil de Irak’la yapılıyormuş gibi bir tablonun ortaya çıktığını söylemek mümkündür.

"Kpler" tarafından sağlanan verilere göre, geçtiğimiz ay İran’ın ham petrol üretimi günlük 2 milyon 79 bin varil olarak gerçekleşti. Oysa savaşın henüz başlamadığı Ocak 2026 tarihinde bu miktar günlük 4 milyon 10 bin varil seviyesindeydi. Buna karşılık, Irak ve Kürdistan Bölgesi’nin petrol üretimi nisan ayında günlük 1,35 milyon varile kadar geriledi; halbuki aynı yılın ocak ayında üretim 4,52 milyon varil düzeyindeydi.

Savaş öncesinde İran’ın günlük ortalama ihracatı 2,2 milyon varil iken, nisan 2026’da bu miktar yüzde 31’lik bir kayıpla 1,52 milyon varile düştü. Öte yandan Irak ve Kürdistan Bölgesi’nin ihracatı ise öngörülemez bir biçimde yüzde 86 oranında çakıldı.

Şubat ayında günlük ortalama 3,56 milyon varil olan ihracat rakamı, nisan 2026’da tarihinin en düşük seviyelerinden birini görerek günlük 300 ila 400 bin varil bandına kadar geriledi.

40 günlük savaş ve ardından gelen 30 günlük ateşkes süresince Irak ve Kürdistan Bölgesi’nin petrol endüstrisinde yaşanan felç durumu, İran ile kıyaslandığında çok daha ağır bir maliyet doğurdu.

Savaş doğrudan İran’la yaşanmasına rağmen, Irak’ın ihracatının bu kadar düşük, İran’ınkinin ise daha yüksek olması ve ihraç ettikleri petrolün büyük kısmının Çin’e gitmesi dikkat çekicidir.

Kpler verileri, İran’ın petrol ihracatının son on yılda farklı aşamalardan geçtiğini kanıtlıyor; ancak Şubat 2026’da ulaşılan günlük 2,2 milyon varillik ihracat miktarı, koronavirüs pandemisi sonrası dönemin en yüksek rakamı olarak kayıtlara geçti.

 Geçmişte İran’ın ana alıcıları Çin, Suriye, Venezuela ve Hindistan’dan oluşurken, bu savaş döneminde ihracatın neredeyse tamamı Çin’e yöneldi. Örnek vermek gerekirse; mart 2026’da ihraç edilen toplam 1,87 milyon varil petrolün 1,8 milyonu Çin’e gönderilmiş, diğer ülkelere ise sadece 64 bin varil pay kalmıştır.

Grafik 1: Ocak 2025 - nisan 2026 döneminde İran’ın ülkelere göre petrol ihracatı

Üretim kapasitesi bakımından İran, bu yılın başında Amerika Birleşik Devletleri ile yürütülen nükleer anlaşma (JCPOA) dönemindeki üretim seviyelerini yeniden yakalamıştı. Öyle ki, ocak 2026’da günlük ortalama üretim 4 milyon varilin üzerindeydi; ancak savaşın patlak vermesiyle bu miktar yaklaşık 2 milyon varile kadar geriledi.

Kpler verilerine dayanarak, 2015 ile 2026 yılları arasındaki sürece bakıldığında, İran’ın en düşük günlük üretim seviyelerinin önce koronavirüs salgını döneminde, ardından da bu yılki savaş sürecinde kaydedildiği görüldü. Mart 2026’da günlük 3 milyon 171 bin varil olan ham petrol ve kondensat üretimi, geçtiğimiz ay 2 milyon 79 bin varile düştü.

Bu durum, Trump dönemi yaptırımlarının etkisini ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının İran enerji sektörü üzerindeki sonuçlarını açıkça ortaya koydu.

Grafik 2: Ocak 2025 - nisan 2026 döneminde İran’da ham petrol ve kondensat üretimi

Savaş sürecinde Irak ve Kürdistan Bölgesi’nin üretim ve ihracatı  

Savaş her ne kadar Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran arasında yaşanmış olsa da, Irak ve Kürdistan Bölgesi’ndeki enerji altyapısı (petrol ve gaz) ciddi hasarlar aldı. Bu tahribat, toplam üretimin günlük 1,3 milyon varil seviyesine kadar gerilemesine sebebiyet verdi. Kürdistan Bölgesi’nde ise üretim, sadece iç ihtiyacı karşılayacak miktar olan yaklaşık 50 bin varil düzeyine kadar indiği bildirildi. 

Kpler verilerine göre, Irak ve Kürdistan Bölgesi’nin toplam petrol üretimi nisan 2026’da 1 milyon 346 bin varile düştü. Bu miktarın 28 bin varilini kondensat, geri kalanını ise ham petrol oluşturdu. Bu üretim seviyesi, savaşın başladığı ilk ayda kaydedilen 1,58 milyon varillik seviyenin bile altında kalıyor.

Bunun temel nedeni ise ulaşım ve lojistik sorunlar görünütoe; zira mart 2026’da Hürmüz Boğazı’ndan geçen tanker sayısı, Nisan ayındakinin beş katı olarak kaydetildi. Nisan ayında boğazdan sadece 3-4 gemi geçiş yapabildi.  

Grafik 3: Ocak 2025 - nisan 2026 döneminde Irak ve Kürdistan Bölgesi’nin petrol üretimi   

Petrol ihracatı noktasında ise Kpler verileri, nisan ayında Ceyhan ve Basra limanlarından yapılan toplam ihracatın günlük yaklaşık 400 bin varil olduğunu gösteriyor. Diğer yandan "Iraq Oil Report", söz konusu aydaki günlük ihracatın sadece 310 bin varil olduğunu ileri sürdü.

Irak Petrol Pazarlama Şirketi (SOMO) ve Irak Petrol Bakanlığı henüz resmi verileri kamuoyuyla paylaşmamış olsa da, ihraç edilen miktarın son derece düşük olduğu yadsınamaz bir gerçektir. İhracat seviyesinin savaş öncesi döneme kıyasla yedide bir oranına düştüğünü söyleyebiliriz. Şubat ayında Irak ve Kürdistan Bölgesi’nin toplam günlük ihracatı 3,56 milyon varilin üzerindeyken, aşağıdaki grafikte de görüldüğü üzere şu an yarım milyon varilin altına gerilemiş durumda.

Grafik 4: Ocak 2025 - nisan 2026 döneminde Irak ve Kürdistan Bölgesi’nin petrol ihracatı

Basra petrolünün alıcı profili büyük oranda İran’ın alıcılarıyla benzerlik gösteriyor. Ancak bu savaş sürecinde, İran Çin pazarındaki payını korumayı başarırken, Irak’ın Çin’e olan ihracatı dahi çok büyük bir düşüş yaşandı. Savaş öncesinde Basra’dan ihraç edilen petrolün üçte biri, yani günlük yaklaşık 1 milyon varili Çin pazarına gidiyordu.  

Kpler istatistiklerine göre, Basra petrolünün ihracatı nisan 2026’da günlük 132 bin varile kadar gerildi. Bu da Basra ihracatının, savaşın başı olan mart ayına göre 30 kat azaldığı anlamına geliyor.

 Bu vahim tablo nedeniyle Irak, geçtiğimiz günlerde alıcılara bir çağrıda bulunarak, petrolü Basra limanlarından kendi imkanlarıyla taşımayı kabul eden her tarafa, petrolü piyasa fiyatının 30 dolar altında bir indirimle satacağını duyurmuştu. Irak’ın attığı bu umutsuz adım, petrol sahalarının kapatılmasına daha fazla tahammül edilemeyeceğini gösteriyor; zira petrol ihracatı devlet gelirlerinin yüzde 90’ından fazlasını oluşturnakte birlikte, bu damarın kesilmesi devletin mali olarak iflas edeceği anlamına geliyor.

Grafik 5: Ocak 2015 - nisan 2026 döneminde Basra petrolü ihracatı

Diğer taraftan, Kürdistan Bölgesi petrolünün boru hattı üzerinden ihracatının yeniden başlaması için 27 Eylül 2025’te varılan anlaşmanın ardından, kasım 2025 ile şubat 2026 arasındaki dönemde günlük ortalama ihracat 200 bin ila 250 bin varil arasındaydı. Ancak bu miktar mart 2026’da 134 bin varile düştü.    

Geçtiğimiz ay, Erbil ile Bağdat arasında Kerkük petrolünün Kürdistan Bölgesi boru hattı üzerinden Ceyhan Limanı’na taşınması konusunda varılan yeni anlaşma sayesinde, ihracat seviyesi aşağıdaki grafikte görüldüğü üzere yeniden günlük 268 bin varil seviyesine yükseldi.

Kürdistan Bölgesi ve Kerkük sahalarından ihraç edilen petrolün ana alıcıları başta İtalya olmak üzere Yunanistan ve Hırvatistan’dan oluşuyor. Öyle ki ihraç edilen petrolün yaklaşık yarısı İtalya’ya gidiyor. Örneğin, nisan 2026’da ihraç edilen 268 bin varil petrolün yaklaşık 125 bin varili İtalya pazarı tarafından satın alındı.

Grafik 6: Ocak 2025 - nisan 2026 döneminde Kürdistan Bölgesi ve Kerkük petrol sahalarının Ceyhan Limanı üzerinden ihracatı

İran, üzerindeki ağır yaptırımlara rağmen petrol üretimini ve ihracatını artırma noktasında bir süreklilik sağlamayı başardı. Bu ülke daha çok yerli üretimine güvenmekte ve fırsat bulduğu takdirde dünya pazarlarındaki alıcı portföyünü çeşitlendirebilecek bir dirence sahip olduğu görünüyor.

Buna karşın, bütçesini finanse etmek için yüzde 99 oranında petrol ihracatına bağımlı olan Irak ve Kürdistan Bölgesi tamamen zıt bir durumda. Irak, 1000’den fazla çeşit mal ve ürünü dışarıdan ithal eden bir ülke; bu da en temel gıda ve ihtiyaç maddelerini alabilmek için petrol satmak zorunda olduğu gerçeğini doğruluyor.

 Dolayısıyla petrol gelirlerindeki herhangi bir azalma, doğrudan halkın alım gücünün düşmesine ve "Hollanda Hastalığı"nın (tek bir gelir kaynağına aşırı bağımlılık) daha da derinleşmesine yol açıyor.

Sonuç olarak, bu savaşın yarattığı yıkım ve etkiler Irak için İran’dan çok daha ağır, sarsıcı ve uzun süreli olması bekleniyor. Gerek petrol üretim altyapısının zarar görmesi gerekse ihracat gelirlerindeki devasa kayıp göz önüne alındığında, Irak’ın sadece bir ay içinde 7 milyar dolar civarında olan petrol gelirinin 1 milyar doların altına düşmesi, ekonomik felaketin boyutlarını açıkça belgeliyor.

(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli