Almanya Kürt Toplumu Başkanı Ali Ertan Toprak’tan Ulusal Kongre çağrısı

25-01-2026
Etiketler Almanya Kürt Toplumu Başkanı Ali Ertan Toprak Kürtler Rpjava Ulusal Kongre Suriye
A+ A-

Kürt siyasetinin ve karar alıcılarının bir Ulusal Kongre’nin tarihsel ve siyasal gerekliliğini hâlâ yeterince kavrayamaması, özellikle içinde bulunduğumuz bu kritik dönemde, ciddi bir eksikliktir. Bu yaklaşım yalnızca yetersiz değil, aynı zamanda tarihsel bir fırsatın heba edilmesi riskini de taşımaktadır.

Ulusal Kongre: İç politika değil, küresel mesaj

Bir Ulusal Kongre öncelikle içe dönük bir yapı değildir. O, teknik bir kriz yönetim aracı da değildir. Ulusal Kongre esas olarak dışa dönük bir siyasi mesajdır: Dünya kamuoyuna, uluslararası aktörlere ve Birleşmiş Milletler’e verilen açık ve net bir mesajdır bu. Mesaj şudur: Kürtler bir ulustur, birlikte hareket etmektedir ve siyasi haklarını talep etmektedir.

Bu tür görünür ve kolektif bir birlik iradesi olmadan, Kürt siyaseti kaçınılmaz olarak parçalı kalır ve uluslararası alanda kolayca görmezden gelinir. Sessiz koordinasyonlar, kapalı toplantılar ya da yalnızca teknik iş birlikleri, küresel siyasetin dikkatini çekmeye yetmez.

Uluslararası siyasetin dili: Görünürlük ve meşruiyet

Uluslararası siyaset, kapalı ve belirsiz aktörlerle değil, açıkça tanımlanmış siyasi öznelerle muhatap olur. Bir Ulusal Kongre tam da bunu sağlar: Kolektif görünürlük, siyasi meşruiyet ve dünyaya dönük ortak bir dil.

Ancak Kürtlerin ne istediği, kim tarafından temsil edildiği ve birlik içinde hareket edip etmediği netleştiğinde uluslararası baskı ve ilgi oluşur. Aksi hâlde Kürt meselesi, büyük güçlerin gündeminde tali ve ertelenebilir bir başlık olarak kalmaya devam eder.

Zamanlama: Şimdi değilse ne zaman?

Bugün zamanlama hayati önemdedir. Orta Doğu, yüz yılı aşkın bir sürenin ardından yeniden şekillenmektedir. Sınırlar, güç dengeleri ve siyasal düzenler yeniden tanımlanmaktadır. Tam da bu noktada sorulması gereken soru şudur:

Kürtler kendi devlet hakkını ne zaman talep edecek, eğer şimdi değilse ne zaman? Bu yeniden yapılanma süreci tamamlandıktan sonra mı?

Eğer Kürtler bu tarihsel kırılma anını değerlendirmezse, fırsat penceresi bir kez daha kapanacak ve bir sonraki siyasal imkân için bir yüzyıl daha beklemek zorunda kalacaklardır. Tarih göstermiştir ki dönüşüm süreçlerini kullanamayanlar, bu süreçlerin nesnesi olur.

Devletsiz en büyük ulus gerçeği

Bugün Arap dünyasında 22 egemen devlet bulunmaktadır. Buna rağmen, bölgenin en büyük devletsiz ulusu olan Kürtlerin hâlâ beklemeye, sessiz kalmaya ya da yalnızca teknik koordinasyonla yetinmeye çağrılması siyasi açıdan gerçekçi değildir.

Haklar sabırla verilmez. Haklar talep edilerek kazanılır. Talep etmeyen, hiçbir şey elde edemez.

Kriz Konseyi gereklidir, ama yeterli değildir

Bir Kriz ve Strateji Konseyi elbette paralel olarak var olabilir ve var olmalıdır. Esnek ve operasyonel bir araç olarak bu tür yapılar önemlidir. Ancak bu yapıların hiçbiri bir Ulusal Kongre’nin yerini tutamaz.

Siyasi özneleşme olmadan yapılan koordinasyon teknokratik kalır ve görünmez olur. Tarih açıkça göstermektedir ki haklar bağışlanmaz, mücadeleyle alınır.

Kriz dönemlerinde birlik zorunluluktur

Özellikle kriz dönemlerinde birlik bir zayıflık değil, zorunluluktur. Tehdit altındaki uluslar, eski düzenlerin sarsıldığı bu anlarda bazen beklenmedik siyasi fırsatlar yakalayabilir. Ancak bu fırsatlar geri durarak değil; kolektif duruş, net talepler ve açık siyasi irade ile ortaya çıkar.

Sonuç: Gecikmiş bir siyasi öz-tanımlama

Bu nedenle bir Ulusal Kongre nostaljik bir ritüel değildir. Aksine, gecikmiş bir siyasi öz-tanımlama adımıdır. Dünya artık Kürtlerin başkalarının kararlarına tabi bir nesne değil; hakları, iradesi ve kendi kaderini tayin etme talebi olan siyasi bir özne olduğunu anlamalıdır.

Bu çağrı, bir temenni değil; tarihsel bir zorunluluktur.

(Ali Ertan Toprak, Almanya Kürt Toplumu Başkanı)

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli