Kürd siyasal mücadelesinin zorlu ve çok katmanlı tarihinde bazı isimler vardır ki, etkileri yalnızca yaşadıkları dönemle sınırlı kalmaz. İdris Barzani de bu isimlerden biridir. Hem sahadaki duruşu hem de diplomasi alanındaki becerisiyle dikkat çeker İdris Barzani.
Öne çıkan karakter özellikleri; sadık lider, mütevazı peşmerge, değerli ve etkili diplomat, gençlik ve halk dostu, barış elçisi, ulusal uzlaşmanın parlayan yıldızı, parti ilişkilerinin bilge adamı olarak sıralanabilir. Ölümsüz İdris Barzani, çağdaş Kürd tarihinin zorlu ve karmaşık bir döneminde dünyaya geldi.
Mustafa Barzani önderliğindeki 1943 ayaklanması, Kürd milliyetçi hareketinde yeni bir siyasi aşamanın başlangıcıydı. Bu ayaklanma, Bağdat’taki hükümeti siyasi müzakerelere girmeye zorladı.
İdris Barzani’nin doğumundan birkaç hafta önce, aralarında ailesinin de bulunduğu Barzani ailesinin birçok üyesini yıllardır sürgünde ve hapiste tutan hükümet, bu direnişten sonra onları serbest bırakmak zorunda kaldı.
Dönemin bu zor koşulları ve süreç, karakterini derinden etkileyerek İdris Barzani’yi olağanüstü özverili bir savaşçıya dönüştürdü. Büyük acılar ve sıkıntılar içerisindeki Kürd milletinin durumu, İdris Barzani’yi Kürd haklarının yılmaz bir savunucusu ve davalarının kararlı bir önderi olmaya itti.
Düşmana karşı her türlü uzlaşmayı reddeden, Kürd milli birliği içinde her türlü özveriden kaçınmayan bir karakterdi İdris Barzani. Irak’ta bu iç durumlardan dolayı Barzani ailesi, 150 aile üyesi ile Şino-Aşnaviye kasabasının yakınlarına yerleşti. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Mahabad şehrine yerleştiler.
İdris Barzani iki yaşındayken, babası ölümsüz Mele Mustafa Barzani, Kürdistan Demokratik Cumhuriyeti’ni desteklemek için mücadeleye katıldı. 1961 yılında başlayan ve 1970 Mart’a kadar süren Eylül Devrimi, Kürdistan’daki uzun süreli Barzani önderliğindeki mücadelenin sonucunda önemli başarılar elde etti. 1970 Eylül Antlaşması, bu devrimle anılır. Kürdlerin özerklik hakkının ilk kez tanınmasına yol açan çok geniş haklar elde edildi. Kürdistan Özerk Bölgesi ilan edildi ve bu durum 1974 yılına kadar devam etti.
Bu dönemin sonunda sağlığı bozulunca Amerika Birleşik Devletleri’ne giden ölümsüz Mele Mustafa Barzani’nin ardından, oğlu İdris Barzani ve Mesud Barzani devrimin dizginlerini devralarak onu büyük bir cesaretle savundular.
Yaklaşık bir yıl Mahabad’da yaşadı. Gençlik yıllarında akraba aşiret çevresinin ve babasının Mahabad Kürd Cumhuriyeti’ne askeri desteğine tanık oldu. Sık sık reformcu büyük önder Şeyh Ahmet’in evini ziyaret etti. Mahabad Cumhuriyeti dağıldıktan sonra, üç yaşındayken İdris Barzani ve kardeşi Mesud Barzani aileleriyle birlikte sınır bölgelerine çekildiler. Bu koşullar altında aile ve savaşçılar çok zor günler geçirdi. Ailenin bir kısmı tekrar Irak’a döndüğünde tutuklanarak Musul şehrine götürüldü, bir kısmı ise sürgün edildi. Şeyh Ahmet Mustafa Barzani ile oğulları, aralarında İdris Barzani’nin de bulunduğu bir grup aile üyesi hapse atıldı.
1952 yılında hükümet aileyi Basra’ya yerleşmek zorunda bıraktı. Yine bu zor şartlar altında İdris Barzani, Kerbela şehrinde altı yaşında ilkokula başladı. 1954 yılında hükümet onları tekrar Musul’a taşıdı ve İdris Barzani bu dönemde ilköğretimine devam etti. 1956 yılında ise hükümet aileyi Bağdat’a taşıdı. Adhamiya Ras al-Hawas bölgesinde İdris Barzani, ilköğretimini başkentte amcası Şeyh Ahmet’in evinde tamamladı. Adhamiya Batı Ortaokulu’na kaydolarak ortaöğrenimine devam etti. Kardeşi Mesud Barzani ile aynı okula devam ediyordu.
6 Ekim 1958’de Mustafa Barzani’nin sürgünden Irak’a dönüşü, Kürdistan Demokratik Partisi’nde yeni bir dönemi başlattı. İdris Barzani, babasının dönüşü ile yeni bir aşamaya geçmiş oldu ve Kürd ile Kürdistan durumunu ayrıntılı bir şekilde görmesini sağladı. Siyasi vizyonunu genişleten şey, Kürd milliyetçi hareketinin Temmuz 1958’de büyük bir gelişme dönemine girmesiydi. Bu dönemde İdris Barzani eğitime odaklandığı için parti hayatından uzak durmuş olsa da siyaset sahnesine adım atmış oluyordu.
Büyük Barzani, oğullarının eğitime devam etmesini istiyordu; ancak olaylar nedeniyle tamamen dışarıda kalamazlardı. Aile, 1961 yılında Bağdat’ı terk ederek Barzan köyünde yaşamaya başladı. Savaş yeniden başladığında 17 yaşında olan İdris Barzani, bölgenin yönetimini üstlendi ve idari işleri yönetti. Bu dönemde baba Barzani, Kürd aşiretlerini bir araya getirmek için büyük gezisine çıkmıştı.
İdris Barzani, bu yönetim sırasında 1965 yılında babasının askeri ve sosyal işlerini asistan olarak yürüttü. Bu süreçte Süleymaniye’nin önde gelen bir Kürd ailesinin kızı olan Kerima ile evlendi. Irak hükümeti, 1964’te Başkan Barzani ile yaptığı anlaşmayı ihlal ederek 4 Mart 1965’te büyük bir saldırı gerçekleştirdi. Bu dönemde İdris Barzani ve kardeşi Mesud Barzani, babalarının özel ofisi olan Baragahe Barzani (Barzani Karargâhı) sorumluluğunu devralarak Kürd hareketi içindeki yeni hayatlarına başladılar.
Bu görevden bir yıl sonra İdris Barzani, doğrudan askeri liderliğe dahil olmaya başladı. Mayıs 1966’da İdris Barzani, Kürdistan Demokrat Partisi’nin askeri ofisinin denetimini devraldı ve çağdaş Kürd hareketinin tarihindeki en önemli savaşlardan biri olan Hendrin Savaşı’nı nadir görülen bir cesaretle yönetti.
Bu çatışmalar döneminde İdris Barzani, babası ile görüştükten sonra Irak Komünist Partisi savaşçılarını kendi partisinin savaşçıları ile birlikte savaşa dahil etme konusunda istekliydi ve bunu başardı. Bu önemli bir dönüm noktasıydı. İdris Barzani’nin bu diyaloğu ve başarısı etkisini göstererek Irak hükümetinin Barzani ile iletişime geçmesine, savaşı bırakmasını ve siyasi müzakerelere girmesini istemesine yol açtı.
Fransız gazeteci Rene Maurice, savaşlarda ve özellikle bu savaşta İdris Barzani’nin çok yönlü bir askeri çatışmayı yönetmede olağanüstü bir yetkinlik sergilediğini belirtiyor. Zeki, genç ve yetenekli bir yönetici olduğunu ifade ederek modern kavramlara geniş bir anlayışa sahip olduğunu ve genç yaşına rağmen zekâsının, cesaretinin ve sağlam muhakemesinin herkes tarafından övüldüğünü ekliyor.
İdris Barzani, ayaklanma bölgelerindeki savaşçılar ve çiftçilerle bağlantı kurmaya, onlarla görüşmeye, sorunlarını dinlemeye ve çözmeye çalışmaya çok istekliydi. Görevlerini yerine getirirken canlı bir enerji ve yüksek bir aktivite gücüne sahipti ve muhtemelen bu nitelikleri, babasının onu özel ofisinin başına getirmesine yol açtı.
İdris Barzani, milli Kürd birliği ve düşüncesinin tarihi bir lideridir. Onu erken yaşta, tam Kürdistan ateş çemberindeyken kaybettik. Tarihte emeğinin yeri tam olarak anlaşılmamış ve hakkı yeterince teslim edilmemiş liderlerimizden biridir.
- Kaynak: Karwan Cevher Muhammed - İdris Barzani, Yaşamı ve Mücadelesi - Sitav Yayınları
(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın