Cemal Nebez’in Kürdi tarihi: Yarsani felsefesine derin bir bakış

22-10-2025
İsmet Yüce
Etiketler Prof. Dr. Cemal Nebez Sîtav Yayınları Kaniya Kurda İsmet Yüce
A+ A-

“Her milletin kimliği, ulusal kültürünün tüm özelliklerinden oluşur; yani her millet, kültürüyle tanınır ve tanımlanır. Onları birbirinden ayıran şey, her şeyden önce kültürleridir.”

Bu cümleyle başlıyor Prof. Dr. Cemal Nebez’in yeni kitabı “Çeşitli Bilimsel Seminer ve Konferanslar 5: Kürd Kültür ve Toplumunda Yarsani Felsefesi ve Düşüncesi.”

Ve bu cümle, kitabın yalnızca giriş cümlesi değil; Nebez’in tüm düşünce çizgisinin özeti aslında.

Kürdî düşüncenin temellerine bir dönüş

Nebez’in bu kitabı, bir halkın kendisini yeniden tanıma çabasının bilimsel ve kültürel ifadesi. Kürdi düşüncenin özünde, milletin tarihine, kültürüne ve inancına içerden, duyarlı ve bütünlüklü bir bakış vardır. Nebez’in yaptığı da tam olarak budur: Kürd tarihinin, kültürünün ve inanç sistemlerinin iç bağlantılarını, tarihsel süreklilikleriyle ele almak.

2008 yılında sunduğu bir seminerin genişletilmiş hâli olan bu çalışma, hem dönemi hem de bugünü aydınlatan bir kaynak niteliğinde. Aradan geçen yıllarda hem bölgede hem de Yarsan-Kakayi ve Alevi kültürlerinde büyük dönüşümler yaşandı. Yeni belgeler, iç referanslar ve çevirilerle bu kültürler kendilerini daha iyi ifade eder hale geldi. Fakat Nebez’in o dönemde yaptığı bu sunum, hâlâ bir ilk:

Yarsani felsefesini Kürd kültürünün merkezinde ele alan en bilimsel ve bütünlüklü açıklama.

Yarsani kültürünün görünürlük kazanması

Son dönemdeki araştırmalar ve teknik olanaklar sayesinde hem Yarsan-Kakayi kültürü hem de Kürdistan’daki diğer inanç biçimleri daha fazla tanınır oldu.

Özellikle Pîr Sultan Sahak’ın derlediği Serencamname’nin Latince Kurmanci’ye ve Türkçeye kazandırılmasıyla birlikte, bu inanç sisteminin tarihsel kökleri çok daha açık bir şekilde görünür hale geldi.

Dr. Sidiq Sefizade Borekeyi tarafından hazırlanan “Nameya Serencame – Yan Kelama Xezineye (Serencamname ya da Hazinenin Kelamı)”, Sitav Yayınları tarafından yayımlandı ve bu alandaki en önemli adımlardan biri oldu.

Bu kıymetli metin üzerine pek çok araştırma ve makale yazıldı. Hatta bu çalışmalar daha sonra İsmet Yüce’nin derlediği “Hakikatçı Alevi Düşüncesi ve Serencamname: Yarsan-Kakayi Tarihi” adlı kitapta bir araya getirildi.

Tüm bu birikim, Nebez’in açtığı düşünsel yolu daha da derinleştirdi.

Yarsaniliğin Kürd kültüründeki yeri

Cemal Nebez, kitabında Yarsaniliğin Kürd tarihindeki yerini net biçimde ortaya koyuyor. Onun sözleriyle:

“Yarsanilik, Kürdistan’da ortaya çıkmış bağımsız bir dindir. Bugün, Doğu ve Güney Kürdistan’da sayıları toplam 4-5 milyona ulaşıyor ve Türkçe konuşan İranlılar arasında da Yarsani dinini benimseyen ve ‘Goran’ olarak adlandırılan büyük bir nüfus var ki bu aynı zamanda onların Kürd kökenlerinin bir belgesidir.”

Bu tespit, Yarsaniliği yalnızca bir inanç değil, Kürd ulusal kültürünün köklerinden biri olarak görmenin gerekliliğini vurguluyor.

Nebez, egemen ideolojilerin Kürd Aleviliği ve Yarsani geleneğini tarihsel köklerinden koparma çabalarına da dikkat çekiyor. Bu kültürleri ya yok sayarak ya da farklı tarihsel kaynaklara bağlayarak asimilasyon girişimlerinde bulunulduğunu belirtiyor.

Bir uyarı: Kültürü korumak ulusal bir görevdir

Nebez, bu tür asimilasyon politikalarına karşı, kültürel bilincin savunulması gerektiğini güçlü bir biçimde dile getiriyor:

“İkinci boyut ise kültürdür. Yarsani kültürü, Kürd ulusunun kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır ve onu her türlü saldırı ve saldırganlığa karşı koruyup savunmanın bir görev olduğu açıktır. Kürd kültürünün, Kürdistan işgalcileri tarafından her zamankinden daha fazla taciz ve imha hedefi haline geldiği bugünlerde, görev sadece bir Yarsani Kürd’ün değil, her Kürd’ün omuzundadır.”

Bu sözler, yalnızca bir akademisyenin gözlemi değil, bir kültürel direniş çağrısıdır.

Nebez, kültürün korunmasını, kimliğin korunmasıyla eşdeğer görür. Çünkü kültür, bir halkın belleğidir; belleğini yitiren bir halk, tarih sahnesinde silinir.

Kürdî referanslı bir düşüncenin izinde

Nebez’in kitabı, Yarsani kültürünü yalnızca bir inanç olarak değil, Kürd-Kürdistan referanslı bir düşünce biçimi olarak ele alır.

Kapsamlı araştırmaları sonucunda Nebez şu sonuca varır:

“Bu dinlerin Kürdistan’da ortaya çıktığı, ortak bir temele sahip olduğu ve yüzlerce yıl boyunca farklı isimler ve farklı yöntemler alsalar da birçok temel benzer özelliğe sahip oldukları açıkça ortaya çıktı.”

Bu ifade, Nebez’in metodunun da özetidir: dışarıdan değil, içeriden bakmak.

Kürd kültürünü anlamanın yolu, onu kendi coğrafyasından, kendi kavramlarından, kendi tarihsel sürekliliği içinde okumaktan geçer.

Kaniya Kurda ve Sitav Yayınları’nın katkısı

Nebez’in bu kitabı, Kaniya Kurda girişimi ve Sitav Yayınları desteğiyle yayımlanan üçüncü çeviri eseri oldu.

Daha önce Türkçeye kazandırılan iki eseri —“Kürd Ulusal Düşüncesi” ve “Kürd Ulusal Kimliği ve Düşüncesi”— gibi, bu kitap da Soranice’den çevrildi.

Bu çalışmaların ortak noktası, Kürd milli düşüncesine içerden bir bakış kazandırmaları.

Oryantalist ya da dışarıdan, kaygılı entelektüel bakışların ötesine geçerek, Kürdistan’ın kendi dinamiklerinden beslenen bir düşünce inşasını hedefliyorlar.

Nebez, Yarsani-Kakayi kültürünün mensubu olmasa da, Kürd milli düşüncesinden hareketle bu kültürün tarihsel, felsefi ve inançsal temellerini içeriden inceleyen ilk isimlerden biri olmuştur. Bu da kitabı, sadece akademik değil, düşünsel anlamda da öncü kılar.

Bir inanç sisteminden fazlası

Nebez, “din” kavramını tırnak içinde kullanarak, Yarsani düşüncesinin klasik din anlayışıyla tam örtüşmediğini, daha çok bir felsefi ve toplumsal sistem olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunur.

Bu kitapta; tarihsel kökenler, etimolojik açıklamalar, Ezidilik, Alevilik, Zerdüştlük ile karşılaştırmalar detaylı biçimde yapılır.

Sonuçta ortaya çıkan tablo, Kürd tarihinin düşünsel zenginliğini ve çeşitliliğini bir kez daha gözler önüne serer.

Ciltlere bedel bir kültürel hazine

Nebez’in bu kitabı hacim olarak küçük olsa da, anlam olarak büyük bir boşluğu dolduruyor.

Klasik söylemle ifade edecek olursak, bu küçük kitap “ciltlere bedel” bir çalışmadır.

Kürd kültür ve tarihinin şimdiye dek gizli kalmış bir düşünce sistemini – Yarsani felsefesini – oldukça ayrıntılı biçimde sunar.

Türkçe literatürde bu kadar derinlikli bir Yarsani incelemesine ilk kez rastlıyoruz.

Bu nedenle, bu kitap yalnızca bir tarih ya da inanç kitabı değil; bir kendini bilme kitabıdır.

Cemal Nebez, bir kez daha bize gösteriyor ki, kültürünü anlamak isteyen bir halk, önce kendi tarihinin felsefesini anlamalıdır.

 

Not: Prof. Dr. Cemal Nebez, “Çeşitli Bilimsel Seminer ve Konferanslar 5: Kürd Kültür ve Toplumunda Yarsani Felsefesi ve Düşüncesi”, Sitav Yayınları.

 

(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)

 

Yorumlar

Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın

Yorum yazın

Gerekli
Gerekli
 

Son paylaşılanlar

İkbal Dürre

Suriye: Bölünmeye doğru adım adım

Suriye, etnik ve mezhepsel fay hatları boyunca yeniden şekillenirken, merkezi devlet modeli hızla anlamını yitiriyor. Yaşananlar geçici değil, kalıcı bir kırılmaya işaret ediyor.